Başkandan Mektuplar

  • 30 Ağustos 2019

    Sayın / Sevgili PEN Üyeleri,

    Sizlere Ağustos Mektubumu yazmak için özellikle bu günü, 30 Ağustos'u beklemedim. Rastlantı oldu. Emperyalist güçlere karşı verdikleri ulusal bağımsızlık savaşı kahramanlarını, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle, sevgiyle, saygıyla anarak başlıyorum mektubuma.

    97 Yıl sonrasına günümüze dönecek olursak: Ağustos ayına damgasını vuran demokrasi kurallarını ve seçmen iradesini yok sayan kayyum atamaları oldu...

    Diyarbakır, Mardin, Van Belediye Başkanları görevden alındı. Seçime girmelerinde hiç bir sakınca görülmeyen Belediye Başkanları, seçimi kaybetselerdi, sorun yoktu! Seçimi kazandıkları için görevden alındılar! Yerlerine kayyum atandı. Ayni gün içinde 29 ilde 418 kişi gözaltına alındı.

    Ayni günlerde öğrendik Evrensel gazetesi yazarı, eleştirmen Ayşegül Tözeren'in gece sabaha karşı ev baskınıyla gözaltına alınıp avukatlarıyla dahi görüştürülmediğini ... Birkaç gün sonra serbest bırakılacaktı.

    Kayyum rezilliğine tepkimizi göstermek üzere bir açıklama yayınladık. Yeni yargı yılı açılırken yine birilerinin yargı bağımsızlığından, demokrasinin üstünlüğünden söz edeceklerini ancak artık bu sözlere tok olduğumuzu haykırarak, kayyum olayını kınadık. ( Açıklama metnini sitemizde görebilirsiniz.)

    Bu arada 2 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılacak Adli Yıl Açılış Töreni'ni boykot eden baro sayısının 51’e yükseldiğini de belirteyim.

    Ağustos ayına damgasını vuran bir kez daha kadın katliamları oldu. Emine Bulut'un "Ölmek istemiyorum" çığlıklarıyla kızının " Anne lütfen ölme" yakarışları arasında yine timsah gözyaşları döküldü ancak karşı devrim uygulamaları da devam etti.

    Türkiye artık ahlaksızların ve namussuzların ülkesidir. Yargının siyasete kurban edildiği... Bunca yıldır kazanılmış hakların yok sayıldığı... Seçimlerin hükmünün kalmadığı... Vatandaşlığın değil, kulluğun öngörüldüğü bir toplumda ahlaktan ve namustan söz edilebilir mi!? (Kadın katliamları üzerine yazımı buradan okuyabilirsiniz. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1548483/Olmek_istemiyoruz_.html)

    Ağustos ayı, üç çok değerli üyemizi , yazarımızı , dostumuzu aramızdan aldı. Senarist, oyuncu, yazar, yönetmen, dramaturg, mizah ustası Umur Bugay'ı; tiyatro eleştirmeni, çevirmen Sevgi Sanlı'yı ve "Gezgin Filozof " olarak da bilinen yazar Halil Ibrahim Ay'ı sonsuzluğa uğurladık.

    Ağustos ayında Dünya Edebiyatı, Nobel Ödüllü Amerikalı yazar Toni Morrison'u yitirdi. Eserleri Türkçeye çevrilen ve büyük ilgi gören yazar, insan hakları, kadın hakları savunucusuydu ayni zamanda.

    Birkaç gün önce haber geldi: Vaclav Havel anısına New York'ta kurulan Vaclav Havel Kütüphanesi Vakfı (VHKV) bu yıl "Risk Altındaki Cesur Yazara Huzur Bozma Ödülü"'nü Aslı Erdoğan'a verdiğini açıkladı. Ödül, insan haklarına dikkat çekme amacıyla, kitabı İngilizce yayınlanmış yazarlar arasından belirleniyor. Aslı Erdoğan'a "Taş Bina ve Ötekiler" kitabı ve insan hakları çalışmaları için verilen Ödül, 26 Eylül akşamı New York'ta Bohemian National Hall'da, Havel'in dul eşi Dagmar Havlova de katılacağı Ödül Töreninde takdim edilecek.

    Sevgili / Sayın Üyeler,

    PEN Türkiye sitesini ziyaret etme fırsatınız oldu mu? Siteyi nasıl buldunuz? Yönetim Kurulu'ndaki tüm arkadaşlarla birlikte ben de tepkilerinizi merak ediyorum...

    Örneğin web sitemizde (http://www.pen.org.tr/Nilüfer Belediyesi'nin "Yazıevleri" haberini okudunuz mu?

    Nilüfer Yazıevleri yazar, şair, çevirmen, akademisyen, editör ve araştırmacıları bir ev ortamında ağırlamak, dingin bir ortamda çalışmalarını tamamlamalarına olanak sağlamak üzere hayata geçirildi. Çalışmak için ferah bir ortam özlemi duyan yazı emekçilerinin konaklayabilecekleri bu evler Bursa’da tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Gölyazı ve Misi’de bulunuyor. Göl Yazıevi ve Misi Yazıevi’nin kapıları hem Türkiye’den hem de dünyadan gelecek konuklar için açık. (Ayrıntılar sitemizde)

    Yarın ve yarından sonra Eylül... Şiir, her renge, her bedene, her mevsime yaraşır; ama en çok Eylül'e yaraşır...

    Cemal Süreya'dan iki dize dilimin ucunda :
    "Dedim ya… Eylüldü.
    Savruluşu bundandı kimsesizliğimin…"

    Hepinize sevgi ve saygıyla
    Zeynep Oral
    Başkan - PEN Türkiye.

  • Haziran / Temmuz 2019

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    Yaz aylarında rehavetten değil , aşırı çalışmaktan Haziran mektubunu yazamadım.

    Haziran Mektubunu yazamadım diye üzülürken, bir de baktım Temmuz ayı da parmaklarımın arasından kayıp gidivermiş...

    Hadi Haziran ayı için "nedenim", "bahanem", "gerekçem" vardı diyelim... Ya Temmuz ayı için?! Yok yok yok... Bahane çok, gerekçe yok!

    Hemen bıraktığım yerden yeniden aylık mektuplara başlıyorum. Ama önce bir haber:

    Ne zamandır hazırlıkları sürüyordu, sonunda oldu. PEN Türkiye Yazarlar Derneği'nin artık yeni bir sitesi var. Lütfen hemen ilk iş http://www.pen.org.tr/ sitesine girin ya da bir arama motoruna "PEN Türkiye" yazın... Sonra dolaşın sitede; arşive, değişik yıllara, haberlere girin.... Ve düşüncelerinizi bizlere aktarın.

    Bin yıldır sanal dünyamızı ve iletişimimizi gönüllü sağlayan Nihat Ateş arkadaşımız yine iletişimizden sorumlu. Siteye yeni formatını veren ise Mürsel Demirten. İkisine de teşekkürlerimiz sonsuz.

    Artık kuşbakışı Haziran ve Temmuz olaylarımıza dönebilirim.

    2 Haziran'da Moskova'da hem mezarı başında hem de Russkaya Pesnya Tiyatrosunda düzenlenen Nazım Hikmet'i anma törenlerinde PEN Başkanı olarak birer konuşma yapmam istenmişti. Bunu yerine getirmek ve "Nazım Hikmet Dostluk Ödülü"nü kazanan Edip Akbayram ile Rus Türkolog Prof. Dimitri Dimitriyeviç Vasilyev'e ödüllerini sunmak onur vericiydi.

    Haziran ayında bir yandan İstanbul yerel seçimine hazırlanırken,Yönetim Kurulumuz bir yandan da Barış Akademisyenleri davasını , Gezi davasını izledi.

    17 Haziran'da Uluslararası PEN, dünyadaki birçok PEN Merkeziyle birlikte "Gezi Davası düşürülmelidir" diye bir açıklama yayınladı. Açıklamaya biz de katıldık.

    31 Mart seçimlerinde "Oylarımızı çaldılar" yalanına sığınanlar, 23 Haziranda tam bir yenilgiye uğradılar. İstanbul seçmeni tercihini, demokrasiden, insan haklarından, laiklikten , sağduyudan, vicdandan yana yaptı.

    23 Haziran seçiminin sonucu, yeni bir başlangıcı işaret ediyordu.Tek adam rejimine mahkûm olmadığımızı gösteriyor; Daha güzel, daha adil, daha eşitlikçi bir Türkiye mümkün umudunu yeşertiyor;  Milleti aptal yerine koymanın ters teptiğini ortaya koyuyor; Siyasal İslam'ın Türkiye’nin geleceği olamayacağını, bu milletin Atatürk’ün akıl ve ilim yolundan vazgeçmeyeceğini gösteriyordu. 

    Haziran Ayı kitabı olarak 100 doğum yılını kutladığımız Ceyhun Atıf Kansu'nun tüm eserlerini seçtik.

    Temmuz ayı, acı haberlerle geldi. Büyük şair, küçük İskender'i , adı KÜÇÜK, yüreği kocaman bir şairi  sonsuzluğa uğurladık. Onu, oyun yazarı, çevirmen ve öğretim görevlisi Tuncer Cücenoğlu izledi. Temmuz bitti. Ağustos'un ilk günlerinde ise senarist, oyuncu, yazar, yönetmen, dramaturg , mizah ustası olan Umur Bugay'ı yitirdik.

    Üçü de üyemizdi, arkadaşımızdı. Eserleriyle, duruşlarıyla, yazdıklarıyla , kişilikleriyle edebiyat ve tiyatro yaşamımıza sonsuz katkıda bulunmuşlardı. Bıraktıkları boşluk henüz çok taze...

    Temmuzun ilk haftasında çeşitli basın yayın kuruluşları bir araya gelerek SETA'nın gazetecileri fişlemesi suçtur pankartı altında ortak basın açıklaması düzenledik. Katılan kuruluşlar şöylerdi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), PEN Türkiye, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Türkiye Yayıncılar Birliği, Haber-Sen ve ÇGD (Ayrıntılar sitemizde)

    23-28 Temmuz'da Zonguldak-Devrek'te düzenlenen 30. Uluslararası Devrek Baston ve Kültür Festivalindeydik. İkinci Başkanımız Halil İbrahim Özcan yönetimindeki "Edebiyatın Hayatımızdaki Yeri" konulu panelde üyelerimiz Ahmet Telli, Lütfiye Aydın, Güney Özkılınç, Mehmet Erte ve Ayşe Sarısayın konuşmacıydı.

    Uluslararası PEN, temmuzda bir açıklama daha yayınlayarak Özgür Gündem bağlantılı davada suçlanmış olan Erol Önderoğlu, Şebnem Korur ve Ahmet Nesin'in beraat etmesini olumlu karşıladı. Ayni zamanda benzer suçlamalar ile cezalara dikkat çekti, insan hakları ve demokrasi değerlerinin üstün gelmesi yönünde hükümete çağrıda bulundu.

    Sevgili ve Sayın PEN üyeleri,

    Bundan böyle aylık haberleşmeleri aksatmamayı umuyorum.

    Hepinize, hiç kimsenin kurban edilmeyeceği güzel günler , iyi bayramlar diliyorum.

    Zeynep Oral
    Başkan - PEN Türkiye.

  • 31 Mayıs 2019

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    Mayıs ayı,  1 Mayıs Emekçi ve İşçi Bayramı'nda bir kez daha Taksim Meydanı yasağıyla başladı. Emeğe ve emekçiye saygının yok edildiği , ülkenin siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel dar boğazdan geçtiği bu günlerde artık baskılara, yasaklara, şaşmaz olduk. Ancak kanıksamadık ve kanıksamayacağız. 1 Mayıs'ta ikinc,i başkanımız Halil İbrahim Özcan, kimi üyelerimizle birlikte Taksim Meydanına gidip, Cumhuriyet anıtına PEN Türkiye adına karanfillerimizi bıraktı.

    Mayıs ayı bizim için açıklamalar ayı oldu. Yıllardır ,  düşünce ve ifade özgürlüğünün savunucusu  yazarlar olarak, ülkemizde  yaşanan hak ihlallerinin takipçisiyiz.  31 Mart Yerel seçimlerinin eşitlikten çok uzak koşullarda gerçekleştirildiğine; seçmen oylarına sahip çıkılması için verilen olağanüstü emeğe;  sonuçlar  açıklandıktan sonra  yapılan sayısız itirazın geri çevrilişine tanık olduk.   Mayısın ilk haftasında, Ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu'nun görevini  yapmaması için sürdürülen tüm sıradışı girişimleri ; Yüksek Seçim Kurulu'na , yapılan baskı ve tehditleri ve sonunda seçimin kısmen de olsa iptal etmesini kınadık.

    Mayıs ayında kamuoyuyla paylaştığımız ve medyada geniş yer bulan bir başka açıklamamız ülkede gelişen linç olaylarıyla ilgiliydi. Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na başkentin göbeğindeki linç girişimine ve bu girişime karşı tutuma; bir ‘geçmiş olsun’un esirgenmesine; Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ’ın 6-7 korkağın elinde hastanelik edilmesine; Antalya’da değerli şair ve gazeteci İdris Özyol’un öldüresiye dövülmesine tepkimizi ortaya koyduk. Bizim böyle bir kültürümüz, böyle bir geleneğimiz olamaz diye haykırdık. PEN Türkiye olarak ‘insanı insana düşüren’ tüm bu saldırılara, linç girişimlerine, kışkırtmalara, düşmanlık, linç ve kutuplaştırma diline karşı herkesi birlikte durmaya ve duyarlı olmaya çağırdık.  

    19 Mayıs'ın 100 Yıldönümünü Gençlik , Özgürlük , Dayanışma,  Umut ve  Daha Güzel Bir Dünya İnancı içinde yaşama isteğimizi dile getirdik. Cumhuriyetimizin kurucusu, özlemle andığımız Mustafa Kemal Atatürk'ün gençliğe armağan ettiği  bayramı, aydınlığın karanlığı, ilerinin geriyi, çağdaşlığın bağnazlığı, özgürlüğün biat etmeyi, eşitliğin adaletsizliği alt ettiği gün olduğunun bilinciyle  yaşamaya kararlıyız.

    19 Mayıs günü ben de Samsun'daydım. Bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün başlangıcı olan 19 Mayıs 1919 ruhunu Samsunda selamladım ve o ruhun sanatımıza, edebiyatımıza, kültürümüze kazandırdıklarını anarak, PEN Türkiye adına karanfillerimizi Atatürk Anıtına bıraktım.

    PEN Slovenya'nın düzenlediği 51. Uluslararası Yazarlar Toplantısı 4-6 Nisan'da Bled'de yapıldı. Bu toplantıda PEN Türkiye'yi üyemiz Barbaros Altuğ temsil etti ve ."Peace, the end of a dream"-(Barış, Bir Rüyanın Sonu) başlıklı bir bildiri sundu.

    Mayısın son günlerinde Rotterdam'da Uluslararası PEN'in gerçekleştirdiği toplantıya ise üyemiz Ciler İlhan bizim adımıza katıldı ve "At Home Everywhere? -Writing and Literary Culture in Exile" (Her yer evimiz mi?- Sürgünde yazmak ve Edebiyat Kültürü) başlıklı panelde bir konuşma yaptı.

    Her iki toplantıya da kendi olanaklarıyla katılan iki yazarımıza da teşekkür ediyoruz.

    25 Mayısta kardeş kurum, Türkiye Yazarlar Sendikası'nın 21. Olağan Genel Kurul yapıldı. Yeni yönetimi ve görev dağılımını belirledi. Buna göre sendikanın başkanlığını Adnan Özyalçıner, ikinci başkanlığını Nalan Çelik, genel sekreterliğini C. Hakkı Zariç, saymanlığınaysa Tahir Şilkan üstlendi, yönetim kurulunun üyeleri de Nilay Özer, Nükhet Eren, Nuray Gök Aksamaz, Nihat Ateş ve İlhan Gülek'ten oluştu.

    Başta sevgili büyüğümüz, üyemiz Adnan Özyalçıner olmak üzere TYS'nin yönetiminde görev alan tüm arkadaşları kutluyoruz. Önceki yönetimle gerçekleştirdiğimiz sağlıklı ve verimli işbirliğini ve dayanışmayı sürdüreceğimizden hiç kuşkumuz yok...

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    "Herşey çok güzel olacak" diyerek, bu inanç, umut, hasret ve özlem içinde, hepinize üretken, sağlıklı, verimli, keyifli , güzel bir yaz diliyorum.

    Zeynep Oral.
    Başkan - PEN Türkiye.

  • 3 Nisan 2019

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    Koltuklarından ve daha nelerden nelerden vazgeçmek istemeyenler, "Seçim bitmedi... Seçim süreci devam ediyor... Durun hele... Aman hele..." dese de biz 31 Mart seçimlerinde neyin, kimin, ne kazanıp ne kaybettiğinin bilincindeyiz...

    Kazanan nefretin karşısında sevgi; düşmanlığın karşısında dayanışma; kutuplaşmanın karşısında anlaşma; ayırımcılığın karşısında bütünleşme oldu.

    Kazanan, laiklik, çağdaşlık, adalet, eşitlik, özgürlük, demokrasi özlemi oldu.

    Kazanan horlayan, azarlayan, suçlayan, kavga eden öfkenin dili değil; okşayan, teselli eden, sarıp sarmalayan, kucaklayan, vicdanlara seslenen dil oldu.

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    Bildiğiniz gibi mart ayında PEN Duygu Asna Ödülü'nü "Cumartesi Anneleri"ne verdik. Eşitsizliğe, haksızlığa, sömürüye, adaletsizliğe karşı olduklarını her fırsatta yenileyen yüzlerce üyemizden bilin bakalım kaçı İstiklal Caddesi'nde Maya Galerisi'ndeki düzenlenen ödül törenimize katıldı... Efendim; Cumartesi Anneleri, temsilcileri, yakınları, yönetim kurulu üyeleri dışında tam beş (sayıyla 5) üyemiz katıldı. Sayın Adnan Özyalçıner, Emin Karaca, Tuncer Cücenoğlu, "Cumartesi Anneleri" kitabının yazarı Aydın Öztürk ve İnci Asena. Onlara teşekkürümüz sonsuz. (Yorum yok!)

    Her ne denli ilginizi çekmese de; gözaltında "kaybedilen" Hasan Ocak'ın annesinin o törende her birimizi kucaklayışını anlatmama sözcükler yetmez... Ancak Hasan Ocak'ın kız kardeşi Maside Ocak'ın "Cumartesi Anneleri" adına yaptığı konuşmayı belki okursunuz diye bu mektuba ekliyorum:

    "Türkiye’de kadın hak ve özgürlüklerinin kamuoyunun gündemine gelmesine öncülük eden Duygu Asena adına verilen bu ödülü almak bizim için mutluluk verici.

    Yoğun baskı altında olduğumuz bir dönemde bu ödül bizim için güzel bir dayanışma ifadesi oldu. Bu yüzden bizi ödüllendiren jüriye teşekkür ederiz.

    Biz, erkek egemen sistemin bize dayattığı rolü tersyüz ederek yasımızı ve direnişimizi kamusal alana taşıyan kadın mücadelesinin bir parçasıyız.

    Antigone’den bugüne yasaklara karşı gelişin, bedel ödemekten korkmayarak hak talep edişin özneleriyiz.

    Aslında Cumartesi Anneleri bir hafıza eylemidir. Kaybedilmiş sevgilinin, evladın, kardeşin hatırasını yaşatma ısrarıdır. Sevgi. Bağlılık. Sabır ve ısrar... Bunlar size kişsel duygular, tutumlar gibi gelebilir ama Cumartesi Anneleri bu kişiselliği toplumsala, bu duygusallığı siyasi bir karşı duruşa dönüştürme azminin adıdır.

    Duygu Asena, Kadının Adı Yok’ta “Birisini zorlarsan, en doğal isteklerine karşı çıkarsan, "Hayır" dersen, o iş o birisi için çok büyük önem kazanıyor. Yapacağım diye sonuna kadar gidiyor” demişti ya biz işte yaşadığımız haksızlığa karşı sonuna kadar gitmeye kararlı kadınlarız.

    Ülkemizin üzerinde ağır bir karanlık var ve bu hepimizi derinden etkiliyor. Duygu Asena’nın “korkmayın, yaparsınız, ruhunuzda o tutsaklığı duymayın yeter.” Önermesi bugün bizimde konuşmamızı bitiriş cümlemiz olsun “karanlığınızdan korkmuyoruz, yapacağız, adalete ve hakikate ulaşmayı başaracağız”.

    Bugüne dek tanıklık ettiğim en etkileyici törenlerden biri olduğunu söylemeliyim.

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    2019 PEN Şiir Ödülü'nü Süreyya Berfe'ye sunuyoruz. (Gerekçemizi sitemizde okursunuz) ödül töreni TÜYAP İZMİR KİTAP FUARINDA... 6 Nisan Cumartesi günü saat 14.45'te. Törene bir de Süreyya Berfe Şiiri Üzerine sempozyum eşlik edecek. İsmail Mert Başat, Haydar Ergülen, Asuman Susam'ın konuşmacı olarak katılacağı sempozyumu, ben yöneteceğim... Yolu düşenleri bekleriz.

    Hoşça Kalın,

    Zeynep Oral.
    Başkan - PEN Türkiye.

  • 5 Mart 2019

    Sevgili / Sayın PEN üyeleri,

    Yerel yönetim seçimlerinin yapılacağı 31 Mart günü yaklaştıkça milletin sinirleri daha da bozulur ve gerilir oldu. Cumhurbaşkanı ülkeyi "Türkiye'de iki ittifak var - Cumhur ittifakı ile zillet ittifakı" diye ikiye bölerken , kendine biat etmeyen tüm yurttaşları bir kez daha düşman ve "vatan haini" belledi. "AKP'ye oy verenden Allah hesap sormaz" diyerek dünyada sağlanamayan cenneti öteki dünyada vaad eden bir zihniyetle karşı karşıyayız.

    Bir yanda Sivil Toplum Kuruluşlarının yok edilmeye çalışıldığına tanıklık ediyoruz; öte yanda Nâzım Hikmet, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Türkan Saylan'ı "Devlet ve din düşmanı" ilan edilmesine...

    Bu ülkenin düşünen, hakkaniyet ve vicdan sahibi insanları; eşit yurttaşlık haklarını savunanlar ; çağdaş demokratik, laik hukuk devletine inananlar bu dört ismi Nazım Hikmet, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Türkan Saylan 'ı her daim minnetle anacak. İnanç dünyamıza, tıp ve eğitim dünyamıza, gazetecilik mesleğine, edebiyatımıza, Türkçemize, ilim dünyamıza yaptıkları katkıları; çağdaşlık yolunda hizmetlerini bilecekler. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ancak o karanlık kokuşmuş zihniyet sahiplerinin nasıl anılacaklarından pek emin değilim.

    Bu hafta boyunca 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir kez daha ülkenin her köşesinde kadın sorunları ve eşitsizlik irdelenecek .

    Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu araştırmasına göre Toplumsal Eşitsizlik sıralamasında 144 ülke arasında 131. sırada... 2018 Yılında 440 kadın öldürüldü. 317 kadına cinsel şiddet uygulandı. Bugüne dek kadınların kazanmış oldukları bir çok hakkın altının oyulduğu; göz göre göre karşı devrim uygulamalarının hayata geçirildiği; laiklik ilkesinin yok edildiği dönemlerden geçmekteyiz. Bir kez daha bu altını çizdiklerimin sadece bir "kadın sorunu" olmadığını bir "demokrasi sorunu" olduğunu vurgulamak isterim.

    PEN Yönetim kurulu olarak bu yıl PEN DUYGU ASENA ÖDÜLÜ'NÜN CUMARTESİ ANNELERİ'NE veriyoruz.

    Türkçenin kadın haklarına en duyarlı kalemlerinden, kadın hareketinin öncülerinden sevgili Duygu Asena adına düzenlenen PEN Ödülünü , özellikle bir kadın direnişi olarak öne çıkan ve süren Cumartesi Anneleri’ne sunmak, hem doğal hem de çok anlamlı olur diye düşündük. 2019 PEN Duygu Asena Ödülü’nü, kayıpları kayıbımız, acıları acımızdır duygusuyla, yılmaz Cumartesi Anneleri’ne saygıyla, hayranlıkla sunuyoruz. Gerekçemizin tümünü sitemizde okuyabilirsiniz.

    Mart Ayı için de Aydın Öztürk'ün "Cumartesi Anneleri" adlı şiir kitabını "Ayın kitabı" olarak belirledik. " Eğer yolunuz beyoğluna düştüyse /ve günlerden cumartesiyse" ... diye başlayıp , "çığlıkların fotoğrafı olur mu demeyin/ dönüp de bakın, gözlerindeki küllerde" sıcak sakladıkları oğul özlemlerine" diye biten şiiri anımsayarak...

    İlişikte 11 Mart'ta Maya- Cüneyt Türel Sahnesinde yapacağımız Ödül Töreni davetiyenizi bulabilirsiniz. Hepinizi bekliyoruz. Kucaklaşmak, sorunları tartışmak, eleştirileri, kaygıları, sevinçleri, beklentileri ve umutları paylaşmak için bundan iyi fırsat mı olur!

    Sevgili ve Sayın Üyeler

    Uluslararası PEN'in yurt dışında yıl boyunca süren çeşitli toplantılarına , PEN Türkiye olarak katılmamız maddi koşullar nedeniye neredeyse imkansız hale geliyor. Üyelerimiz içinde edebiyat konuları üzerine bildiri verebilecek, konuşma yapabilecek düzeyde dil bilenler, bu toplantılara katılmak üzere lütfen bize başvursunlar. (Hem Tarık Günersel'e tgunersel@gmail.com ve bana zeynep@zeyneporal.com ) Yol ve katılım masraflarını kendileri karşılamak üzere örneğin ilk toplantı: Slovenya'nın Bled Kentinde. Hem bir Edebiyat Festivali var (kendi öykü ya da şiirlerinizi okuyabileceksiniz) hem de "Edebiyat ve Dünyada Barış" konuları ele alınacak...

  • 18 Şubat 2019

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri

    Türkiye'nin 31 Mart seçimlerine kilitlendiği şu ortamda yayıncılık ve kitap dünyası da kitaptan KDV'nin kalkması ya da kalkmamasıyla ilgiliydi en çok. Kitap okuma oranlarının hızla düştüğü; kültür kitaplarının azaldığı bu dönemde, PEN Türkiye olarak yine duruşma salonlarında yargılanan yazarların yanındaydık.

    Son günlerde kadın olsun erkek olsun herkesin sahip çıkması ve gündemde tutması gereken konu, laiklik ve tek hukukluluk ilkelerinden verilen ödünler olmalı... Geçen hafta meclise verilen bir kanun teklifiyle “Kadınların, erkeklerin saygı duyulan eşleri olarak yetiştirilmesi” ele alındı... Yanlış okumadınız: “İslam Kalkınma Örgütü-Kadının İlerlemesi Teşkilatı Tüzüğü”nün onaylanmasıyla ilgili bir kanun teklifinde aynen böyle yazıyor. Kadının bir birey olarak değil “erkeğe saygılı eş” olarak ele alınmasına tüm kadın örgütleri tepkili.

    İslam ülkelerinde kadınların içler acısı durumunu iyileştirmek için düşünülen bir öneri... Herhalde iyi niyetle yazılmış olmalı... Ancak 1969’dan beri üyesi olduğumuz, eski adıyla İslam İşbirliği Teşkilatı’ndaki tek laik ülke Türkiye. Biz zaten Medeni Kanun'la en azından yasalarla kadını eşit birey olarak kabul etmişiz. Anne olduğu, eş olduğu için değil, insan olduğu için, birey olduğu için... Şimdi bu geriye dönüş neden!

    Sevgili Üyeler, PEN Türkiye Merkezi bildiğiniz gibi her yıl iki ödül veriyor: PEN Duygu Asena Ödülü ve PEN Türkiye Şiir Onur Ödülü.

    Her iki ödülümüzü de Mart ayı içinde açıklayacağız.

    Ancak siz şimdiden takviminizde 11 Mart gününü işaretleyin. PEN Duygu Asena Ödül Törenimiz 11 Mart Pazartesi saat 17:00-19:00'da Maya Cüneyt Türel Sahnesinde yapılacak. (İstiklal Cad. Halep Pasajı No:62 D:45-46) Tel:0212. 293 18 35) Tüm üyelerimizi bekliyoruz.

    Ajandanızda işaretlemeniz gereken ikinci tarih ise 6 Nisan. O gün Şiir Onur Ödülü Törenimizi TÜYAP İzmir Kitap Fuarı'nın açılışında gerçekleştireceğiz.

    Haberlere geçiyorum:

    16-24 Şubat TÜYAP Karadeniz Kitap Fuarı Samsun'da açıldı... Bildiğiniz gibi PEN Türkiye olarak tüm kitap fuarlarında, özellikle oradaki üyelerimizin katılımıyla paneller düzenliyoruz. 23 Şubatta Samsun'da "Coğrafyanın Edebiyat üstündeki Etkisi" başlıklı panelimiz var. Moderatör: Zeynep Aliye; katılımcılar: Celal Karaca, Semrin Şahin ve Zekeriya Çavuşoğlu . Hepinizi bekliyoruz.

    Ondan sonra sırada : Bursa Kitap Fuarı (9-17 Mart) ; İzmir Kitap Fuarı (6-13 Nisan) ve Erzurum Kitap Fuarı ( 27 Nisan -5 Mayıs) var.

    Şubat ayı kitabını Tuncay Birkan'ın yeni çıkan araştırmasından yana yaptık. " Dünya ile Devlet Arasında Türk Muharriri(1930-1960)" (Metis Yayınları.) Bakmayın araştırma dediğime gerekçemizde burguladığımız gibi "Birkan’ın kitabı polisiye gerilimi, sürükleyiciliği ve heyecanıyla okunmakla kalmıyor, kişileri edebiyatımızın önde gelen adları olan edebi bir panoramik roman gibi de okunuyor." Bu seçimin tüm gerekçesini PEN Türkiye Sitemizde bulabilirsiniz..

    Hepinize sevgi ve saygılarımla,

    Zeynep Oral
    Başkan - PEN Türkiye

  • 12 Ocak 2019

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri

    2019 Yılının bu ilk mektubunda sizlere, dünyaya, ülkeme ve geleceğe dair güzelliklerden, umuttan söz etmek isterdim. Ama zor...

    Ülkenin Mart sonundaki yerel seçimlere kilitlendiği şu günlerde gerilim, şiddet ve kavgadan medet umanların, gerilim, şiddet ve kavgayı her gün daha da tırmandırdıkları bir dönemden geçiyoruz.

    Kopya çeken öğrencisi tarafından iki kurşun 18 bıçak darbesiyle öldürülen öğretim görevlisi Ceren Damar'ın acısıyla kahroluyor; kadına, bilime, akıl yoluna, görevini, sorumluluğunu yerine getirene karşı kin, öfke ve şiddetin yaygınlığıyla da sarsılıyoruz. Derken en yetkili ağızlardan "Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanı'nı Mozart dinlemeye zorlamanın faşistliğin dik alası" olduğunu; 143 gazeteci hapisteyken, "Son 16 yılda ülkemizin basın yayın açısından her zamankinden daha da özgür olduğunu" öğreniveriyoruz... Şaka değil, gerçekmiş gibi söylüyorlar.

    Bir başka can alıcı olay: Artık bir yazar örgütüne üye olmak bile insanın hayatının kararmasına, işinden olmasından, açlığa mahkum edilmesine yol açabiliyor. Türkçe ve Kürtçe kitaplarıyla yıllardır eser veren, çeviriler yapan, dil tutkunu yazar Aydın Parıltı, 1993'ten beri işçi olarak da çalışmaktaydı. En son çalıştığı Mardin Büyükşehir Belediyesinden 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında işinden atıldı. Gerekçe olarak tek neden gösterildi: "Kürt Yazarlar Derneği'ne" üye olmak! OHAL ile kapatılıncaya dek tamamen yasal olan bir derneğe üye olmak!

    Acılar ve kahkahalar arasında dağılmış parçalarımızı bir araya getirmeye uğraşırken bir de bakıyoruz, e-kitapta % 8 olan; e gazete ve e-dergide %1 olan KDV oranı, %18'e yükseltilmiş... Ama hiç üzülmeyin, buna karşılık milli ve yerli üretim tabanca mermileri fiyatlarında da yüzde 7.5 indirim yapılmış.

    Bu durumda ruh sağlığımızı korumak için yasa çıkarmaya gerek yok diyemez kimse!

    Gelelim PEN Türkiye'deki gelişmelere...

    15 Ocak Salı günü Nâzım Hikmet'in yaş günü. Şairin 117. yaşgünü kutlamasına tüm üyelerimiz davetlidir.

    Anımsayacaksınız, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'yla ortak bir proje geliştirmiştik. Nâzım Hikmet'in "Kız Çocuğu" şiiri, 30 kadar dile çevrilip, farklı ülke çocukları tarafından resimlerle yorumlanmıştı. Bunlar arasından seçilenler, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Sanat Merkezi'nde Metin Deniz’in düzenlemesiyle sergileniyor. Sergi açılışını, "Barış İçin Müzik Orkestra ve Korosu"nun konseri izleyecek. Şişli Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi'nde yer alacak etkinliğe ilişkin ayrıntıları davetiyenizde bulabilirsiniz.

    PEN Yazarlar Derneği Yaratıcı Yazın Atölyesi başlıyor. 26 Ocak- 30 Mart 2019 tarihleri arasında yapılacak atölyenin rehberliğini bu yıl da Zeynep Aliye üstlendi. Katılımcılara özellikle de kendi yazdıkları metinler üzerinde etkileşimli bir eleştiri ortamı sağlamayı amaçlayan atölye her cumartesi 14.00-16.30 saatleri arasında, toplam 25 saatlik bir programla, derneğimizin, İstiklal Caddesi Beyoğlu'ndaki merkezinde hayata geçirilecek. Yaratıcılığını daha üst noktaya taşıyabilmek ve edebiyatla dopdolu bir zaman geçirebilmek isteyenlere bir fırsat sunan atölyeyi çevrenizde, ilgi duyanlara duyurmanızı rica ediyoruz. (Başvurular için: Zeynep Aliye 0533 266 50 34.)

    Bu ayın kitabı olarak, temel kaynak niteliğinde bir eseri belirledik.

    “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: Kadınlara, Çocuklara ve Azınlıklara Karşı Ayrımcılık, Şiddet ve Sömürü” adlı 2800 sayfalı yapıt, Prof. Dr. Mehmet Semih Gemalmaz’ın eserini seçtik. Kapsamlı, derin bir inceleme; geliştirici bir ufuk açış... Nedenler, sonuçlar ve direnme stratejileri... Homer Kitabevi’nin kitaplaştırdığı dev bir kaynak... Yönetim Kurulumuz , Prof. Gemalmaz’a şükranlarını bildirirken, bir kez daha vurgulamak istedik: Anayasamızda yer alan şu tanım önemini koruyor: “Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayalı laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir.” Yurttaşlar olarak bu tanımdaki nitelikleri savunmak ve toplumun bu yönde gelişmesine katkıda bulunmak, şimdi her zamankinden daha hayatî değerde.

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Yeni yılda defterlerimizi yeniden gözden geçirirken üye olmak isteyen, üyeliği kabul edilmiş olan, ancak üye olduğundan bu yana hiç ama hiç aidat ödememiş arkadaşlara da astladık... Sizce ne yapmalıyız?

    Hepinize sevgi ve saygılarımla,

    Zeynep Oral
    Başkan - PEN Türkiye

  • 24 Aralık 2018

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Bir yılın sonuna daha geldik... Sizlere Nâzım Hikmet'in dizesiyle "Güzel günler göreceğiz çocuklar" diye seslenebilmeyi, umut aşılamayı isterdim, ama ne ülkemin ne de dünyanın gidişatı böyle bir şey vaat ediyor.

    Son 11 ayda 74 gazeteciye toplam 400 yıl hapis cezası verildi... Buna karşın hükümet sözcüleri, her fırsatta "gazetecilikten hapiste bir kişi bile yoktur" diye iddia etmeyi sürdürdü... Akademisyen, çevreci, barış eylemcisi, hak arayıcısı olup itiraz edenler soruşturmalarda, duruşmalarda, hapislerde ya da süreki tehdit altında yaşama tutunmaya çalışıyor... Eleştiri hakkının gasp edildiği dönemlerdeyiz. (Ve tam bu mektubu yazarken iki çok değerli sanatçımıza, Müjdat Gezen ve Metin Akpınar'a "sanatçı müsveddesi" denerek haklarında soruşturma açıldığı günlerdeyiz.) Bütün uluslararası raporlarda düşünce ve ifade özgürlüğü açısından en rezil durumda olan ülkemde işimiz zor.

    Öyleyse çalışmaya devam, mücadeleye devam, tüm haksızlıklara ve ayırımcılığa karşı direnmeye devam... Yılmak yok.

    Aralık ayında usta bir şair, eşsiz bir insan, üyemiz Refik Durbaş'ı yitirdik. Kişiliği, insanlığı, alçakgönüllülüğü, birikimi, emeğiyle kendini herkese sevdirmiş olan Refik Durbaş, “Sokaktaki insanın”, ezilenin, âşıkların, gezginlerin, hakkı yenenlerin, barışı özleyenlerin, sesini duyuramayanların sesi olmuş; düzyazıyı da şiirle kuşatmıştı. Aralık ayı için Refik Durbaş'ın tüm eserlerini "Ayın Kitabı" seçtik.

    Bir başka kaybımızsa bütün bir ömrü, insanlığı savunmaya; çağdaşlığı, Cumhuriyet ilkelerini savunmaya, toplum ve bireyin, sanat, kültür ve bilimin bütünlüğünü savunmaya adayan bir bilgenin Bozkurt Güvenç'in aramızdan ayrılmasıydı.

    Bu ayın en korkunç olaylarından biri de daha yenilerde şair Ahmet Telliye'ye yapılan saldırıydı. Hacettepe Üniversitesi Kitap Kulübü’nun çağrısıyla “Cumhuriyet Döneminde Edebiyat” konulu sunumunu yaptığı sırada 30 kişilik bir faşist grubun saldırısına uğradı usta şair. Saldırıyı kınıyor, ülkede tırmandırılan linç kültürüne geçit vermemek, sorumluların cezalandırılmasını sağlamak için elimizden geleni yapacağımıza söz veriyoruz.

    Bu ayın en güzel olaylarından biri Uluslararası PEN'in desteğiyle kurulan "İlkyaz" ın dijital platformda yayın hayatına başlamasıydı. 35 yaş altı yazarların şiir ve öykülerini her ay yayımlayacak bu platformla ilgili daha geniş bilgiyi sitemizde alabilir, gençlerin yayını "İlkyaz"a www.ilkyaz.world adresinden ulaşabilirsiniz.

    Aralık ayında Türkiye Yazarlar Sendikası'nın “Edebiyat Arşiv-Müzesi”, Söğütlüçeşme’deki Kemal Tahir Kütüphanesi’nin iki odasında açıldı. Kadıköy Belediyesi’nin destek vermesi güzel, ancak yeterli değil. İstanbul'a yaraşır bir edebiyat müzesi için doğru dürüst bir bina gerek! (Bu konuda ayrıntılar için: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1171605/Kadikoy_de__Edebiyat_Muz...)

    PEN Yönetim kurulu olarak bir yandan törenlerde hazır bulurken bir yandan da hak ve hukukun koridorlarında kaybolduğu "Adalet Saraylarında" bol bol duruşma izledi,; dayanışma platformlarında temsil görevimizi yerine getirdik.

    Sevgili PEN Üyeleri ,

    Yeni bir yıla girerken zor da olsa... 2019'da:

    Umutsuzluğu kırmak, vicdanınıza kulak vermek, yaratıcılığı kanatlandırmak, şiddeti ortada kaldırmak, dayanışmayı ve direnci artırmak, mücadeleden vazgeçmemek ve yaşamı daha yaşanabilir kılmak için hepinize, güç, cesaret ve bilinç diliyorum...

    Tüm sevdiklerinizle birlikte, sevgiyle kalın.

    Sağlık, sevinç, iyilik ve güzellik dileklerimle...

    Zeynep Oral.
    Başkan - PEN Türkiye

  • 12 Kasım 2018

    Sevgili / Sayın Üyeler,

    Dolu dolu TÜYAP İstanbul Kitap Fuarını yaşadığımız şu günlerde, önce yazarımız Selim İleri'yi bu yılki fuarın onur konuğu seçildiği için kutlamak isteriz. Fuarın olsun, bütün kutlamaların olsun, buruk bir acıyı da içerdiğinin bal gibi bilincindeyiz. Yıllık enflasyonun yüzde 25, 24 e yükselerek, en yüksek düzeylere ulaştığıgerçeği, SEKA nın yok edilmiş olması, yayıncılığı her geçen gün daha da zor koşullara sokmakta... Zorluk , güçlük sadece ekonomik açıdan değil. Düşünce ve ifade özgürlüğüne odaklanan Uluslararası Freedom House'un internet özgürlüğüne ilişkin son raporunda Türkiye bu yıl da “özgür olmayan ülkeler” kategorisinde yer aldı.

    Bu yılki TÜYAP İstanbul Kitap Fuarda PEN TÜRKİYE iki farklı etkinlik düzenledi. Birincisi 10 Kasımdaydı. Tarık Günersel'in yönettiği "Köy Enstitüleri ve Edebiyat" konulu panelin konuşmacıları Tülin Dursun ve Alper Akçam'dı. Mazereti yüzünden toplantıya katılamayan Adnan Binyazar'ın ise konuya ilişkin bildirisi okundu. İkinci etkinliğimiz 14 Kasım'da saat 17:15'de Büyükada Salonunda. Konusu "85.Yıl : Varlık Dergisi" Bu eşsiz çınar ağacı nitelikli edebiyat dergimizle ilgili paneli Halil İbrahim Özcan yönetiyor. Konuşmacılar Filiz Nayır Deniztekin, Metin Turan ve Mehmet Erte.

    Bildiğiniz gibi Uluslararası PEN Yazarlar Birliği on yıllar önce dünyadaki yüzlerce tutuklu, hükümlü, mağdur ya da tehdit altındaki yazar, çevirmen, gazeteci ve yayıncılara kamuoyunun dikkatini çekmek üzere "15 Kasım Hapisteki Yazarlar Günü"nü başlattı. Bu bağlamda her yıl beş kişi odak seçiliyor. 2018 için seçilen kişiler Bangladeş, Eritre, Meksika, Mısır, Rusya ve Ukrayna’dan belirlendi. (Ayrıntıları, PEN Türkiye Sitemizde 15 Kasım Açıklamamızda bulabilirsiniz.)

    PEN Türkiye olarak , ülkemizde düşüncelerinden ve yazdıklarından dolayı tutuklu bulunan 123 gazeteci ve yazarın durumuna dikkat çekerken, her yıl Hapisteki Yazarlar Günü için hazırladığımız açıklamayı, bu yıl bir de tersten söyleyelim istedik.

    Bu yılki Açıklamamız şöyle:

    "15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü artık yok! Böyle bir başlık gördüğünüzde aklınızdan neler geçer?

    1 Allah Allah, ilk defa duyuyorum, böyle bir gün mü var?
    2 Bayram değil seyran değil bu da nerden çıktı?
    3 Onlar da akıllı olsunlar, suya sabuna dokunmasınlar!
    4 Dünyanın sonu gelmiş olmalı!
    5 Ee o kadar hapishane yapılıyor, boş mu kalsaydı yani?
    6 Yazarlığa giden yol hapishaneden geçer!
    7 “Asmayıp da beslediğimize şükretsinler!”
    8 Bu çağda yazarların hapsedilmesi! Aklım almıyor!
    9 Kardeşim millet ekmek derdinde, siz neyle uğraşıyorsunuz?
    10.Onlar yazar, gazeteci filan değil...
    Bu başlık gerçek oluncaya kadar yazacağız!

    Unutmayacağız!"

    15 Kasım günü İstanbul'da Cezayir Toplantı Salonunda saat 11:00'de dört kuruluş Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve PEN Türkiye, bir araya gelip "Hapisteki Yazarlar Günü"ne ilişkin bir toplantı düzenliyoruz. Amaç, kamuoyuna seslenmek. Tüm üyelerimiz davetlidir.

    Sevgili ve Sayın Üyeler,

    Kasım Ayının kitabı olarak seçimimizi, yılların yoramadığı, eskitemediği, eksiltemediği bir ustadan, Cahit Kayra'dan yana yaptık. Seçimimizi şöyle açıkladık: "101 yaşında ışıyan ve aydınlatmayı sürdüren değerimiz Cahit Kayra’nın tüm eserlerini “Ayın Kitabı” seçtiğimizi şükran ve kıvançla duyururuz. Marjinal Şiir Teorileri, Marjinal Siyaset Teorileri, ’38 Kuşağı, Ah o Yemen ve Cumhuriyet Dönemi Ekonomisi gibi eserleri olağanüstü önem taşıyor. Donatıcı yurttaşlığı için minnettarız. Nice eserlere, Sevgili Ustamız."

    Hepinize bol kitaplı günler diliyorum.
    Sevgi ve Saygılarımla
    Zeynep Oral
    Başkan - PEN Türkiye

  • 9 Ekim 2018

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Dolu dolu bir Eylül geçti... Sizlere Eylül Mektubunu yazamadan geçti. Doluluktan değil, yazamam... İlk sorumluluğum, eşimi hayata ve sağlına kavuşturmak olduğundan, sizlere zaman ayıramadım ve yazamadım. Şimdi iyiyiz ve Eylülü de katıp, Ekim Mektubunu yazabiliyorum... Ama önce :

    Eylül ayında beni terk etmeyen Yahya Kemal dizeleri: Şaire göre ilkbaharda "aşinalık, aşk oluverse" de, sonbahar "Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile."... İşte “Eylül Sonu" şiirinden en sevdiğim dizeler: "Günler kısaldı. Kanlıca'nın ihtiyarları / Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharı./ Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa... / Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa..."

    Günler henüz kısalmamıştı ve PEN Türkiye olarak Eylül Ayını "Barış Ayı" ilan etmiştik. İzmir, Ankara ve Diyarbakır TÜYAP Kitap Fuarı'nda düzenlediğimiz Edebiyat ve Barış temalı paneller, sohbetler büyük ilgi gördü. Barış Bildirimizi burada bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyorum:

    "Unutmayalım, toplumları da, ülkeleri de biz oluşturuyoruz. "Biziz hayatı yaratan." Ama savaşı biz çıkarmıyoruz! Bizim savaş çıkaracak kadar çıkarımız yok çünkü! Başka ülkelerin topraklarına göz dikip oradan toplu konut için yer mi kapacağız, hayır! Ölülerimiz için kefen bezi satıp köşeyi mi döneceğiz, hayır! Ya da savaşta ölenleri, yaralananları istismar edip bunu oya mı tahvil edeceğiz, hayır! Hayır, hayır ve bir kez de büyük harflerle HAYIR! Biz halkız ve barıştan başka ne çıkar yolumuz var ne de çıkarımız! Ustamız, barışın yılmaz savunucusu, hep özlediğimiz Aziz Nesin'in 'İyi olmak zorundayız,' sözü uyarınca Barış içinde birlikte bir arada yaşamak zorundayız! Kavgaya, gürültüye, savaşa HAYIR! İç barışa, toplumsal barışa, dünya barışına, barışa EVET! Barış ola, hayrola!"

    Barış Bildirimiz toplantılarda yankılanırken iç barış, toplumsal barış, edebiyat ilişkileri irdelendi. Her üç buluşmayla ilgili ayrıntıları web sitemizde bulabilirsiniz. Üçünün de gerçekleşmesini sağlayan, başta yönetim kurulumuz olmak üzere katkıda bulunan tüm üyelerimize teşekkür ederim.

    9-12 Eylül tarihlerinde Kazak PEN'i tarafından düzenlenen ‘1. Uluslararası Almatı (eski adıyla Alma-Ata )Yazarlar Forumu’ Kazakistan’da gerçekleşti. Türkiye PEN'i temsil eden Yönetim Kurulu Üyelerimiz Zeynep Aliye ve Tarık Günersel birer bildiri sundular. .(Ayrıntılar Web sitemizde...)

    84.Uluslararası PEN Kongresi Hindistan'ın Puna şehrinde 25- 29. Eylül'de yapıldı. PEN Türkiye adına Kongreye Genel Sekreterimiz Tülin Dursun ve üyemiz Burhan Sönmez katıldılar. Kongrenin ayrıntılarını da Tülin Dursun'un raporundan web sayfalarımızda bulabilirsiniz. Dünyada 150'yi aşkın PEN Merkezi'nin üye olduğu bu dev aileye Irak, Ermenistan ve (St.Petersburg PEN Merkezinden ayrı olarak) Moskova PEN Merkezlerinin katılımı güzel bir gelişme. Uluslararası Yazarlar Ailesi büyüyor, güçleniyor... Bir başka güzel haber ise üyemiz Burhan Sönmez'in en yüksek oyu alarak Uluslararası Merkezin yönetim kuruluna seçilmiş olması. Kendisini canı gönülden kutluyoruz.

    Biliyorsunuz, TÜYAP 6. Diyarbakır Kitap Fuarı dört yıl aradan sonra gerçekleştirildi ve Fuarın Onur Konuğu Mıgırdiç Margosyan'dı. Diyarbakır'ın Gavur (Hançapek) Mahallesi'nde doğup, Anadolu'nun her köşesinde kitap okuyanların gönüllerine yerleşen; mizahla hüznü, ilişkilerle çelişkileri; keskin gözlemlerle tatlı dili harmanlayan ustanın tüm eserlerini biz de bu ayın kitapları seçtik. Okumayan kalmasın dedik!

    2 Ekim günü PEN ofisimizde güzel bir gün yaşadık. Ruhi Su 2018 Şiir Ödülü, İstanbul'daki Merkezi’mizde basına duyuruldu. Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği öncülüğünde, Cevat Çapan’ın Seçici Kurul başkanlığında; Ahmet Telli, Hüseyin Ferhad, Haydar Ergülen, Asuman Susam, İsmail Mert Başat ve Mehmet Gözen’den oluşan seçici kurul, 2018 Ruhi Su ödülünün, Betül Dünder’e verildiğini açıkladı. Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği başkanı Ilgın Su, Cumhuriyet Kitap editörü Turhan Günay, İnsan Hakları ve Cumartesi annelerini temsilen, Leman Yurtsever'in de hazır bulunduğu toplantıda Cevat Çapan gerekçeyi söyle bildirdi:

    “Yaşadığımız çağda karşılaştığımız sorunların bize neleri unutturduğunu, bizi nelerden yoksun ve yoksul bırakarak yabancılaştırdığını somut örneklerle bir bir sıralarken, yitirdiğimiz değerlerin bizi nasıl köklerimizden ve çevremizden kopardığını nedenleriyle açıkladığı ve şiirsel dilin yaratıcı gücüyle unutulan her şeyin büsbütün yok olup gitmediğini de ustalıkla yansıttığı için, Betül Dünder’in ‘Unutmanın Kısa Tarihi’ adlı kitabı, 2018 Ruhi Su Şiir Ödülüne değer görülmüştür.”

    2018 Ruhi Su Barış ve Dostluk Ödülünün ise Cumartesi Anneleri'ne verildiği açıklandı.

    Biz de PEN Türkiye olarak, hem Betül Dünder'i, hem de Ruhi Su Ödülleri seçici Kurulunu bu değerli seçimleri ve saptamaları için alkışlıyoruz.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Zeynep Oral

    Başkan - PEN Türkiye

  • 29 Ağustos 2018

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Ağustos mektubum gecikti çünkü eylül ayı programını size ayrıntılarıyla duyurabilmek için kimi konuların kesinleşmesini beklemek zorunda kaldım... (Bu satırları yazarken bile, içinizden kaçının bu mektupları okuduğunu merak etmiyor değilim doğrusu... Her neyse, geçelim...)

    Ama önce...

    Tam 700 haftadır her cumartesi, demokratik haklarını kullanarak öldürülen, yok edilen, kaybedilen çocuklarının yakınlarının sevdiklerinin kemiklerini ve toprağını bulmaya çalışan ve adalet arayan insanlara karşı nasıl bir güç kullanıldığını; nasıl bir saldırıya geçildiğini yaşadık. PEN Yönetim kurulu olarak anında tepkimizi "Annelerden korkmayın!" başlıklı bildirimizle kamuoyuyla paylaştık. "Cumartesi Anneleri"yle dayanışma gösteren yazarlara, sanatçılara ve o gün orada görevlerini yapmaya uğraşan gazetecilere yönelik kin ve nefreti kınadık. (Tam metnini web sitemizde bulabilirsiniz.) Dünya çapında sayısız PEN merkezinden dayanışma, şaşkınlık, geçmiş olsun dilekleri geldi.

    Öfke, kin, nefret, şiddet sarmalında debelendiğimiz ağustos ayında ileriye yönelik güzel olaylardan biri Büyükada'da gerçekleştirilen Nâzım Hikmet Yaz Kampı'ydı. Kartal Belediyesi sponsorluğunda, Gündüz Vassaf, İbrahim Betil, Adalar Vakfı, WINPEACE (Türkiye-Yunanistan Kadın Barış Girişimi) katkılarıyla 17-21 yaş grubu gençlerine yönelik kampa PEN olarak destek verdik. Tarık Günersel'in önderliğindeki Yazmak-Yaşamak konulu atölye çalışmalarında edebiyat ve tiyatro taçlandırıldı.

    Sevgili Üyeler,

    Barış komitemizin önerisiyle, eylülü "Barış Ayı" ilan ettik. Yalnızca bu topraklarda değil dünyanın her yanında barışın yokluğu her geçen gün daha çok hissediliyor. Bölgesel savaşlar, dış müdahaleler, iç huzursuzluklar her toplumu temelinden sarsıyor. Farklı düşünceler, diller, ırklar üzerinden süren çatışmalar, günlük yaşamı tekinsiz hale getiriyor.

    İnsanın ülkesinden, memleketinden, köyünden kasabasından ayrılması, daha güvenli bir yaşam için bilmediği topraklara gitmek zorunda kalması, gittiği yerde aradığı huzuru asla bulamaması, geçmişiyle geleceği arasında ilişki kuramaması... Bunun adı yaşamak olabilir mi!

    Hepimizin barış ortamına ihtiyacı var.Uluslararası Dünya Barış Günü, kimi ülkelerde 1 Eylül'de, kimi ülkelerde 21 Eylül'de kutlanıyor.

    Biz, PEN Türkiye Merkezi olarak, bütün eylül ayının, barış ihtiyacının daha çok vurgulandığı ve iyi bir hayat özleminin dile getirildiği bir ay olmasını diliyoruz. Eylül ayında farklı kentlerde, barış temalı söyleşiler düzenliyoruz.

    İlk etkinliğimiz İzmir'de 15 Eylül Cumartesi günü, saat 18:00'de Bornova Kültür Merkezinde. "Barışı Savunmanın Sorumluluğu ve Edebiyat" başlıklı buluşmanın konuşmacıları şöyle: Hayri K.Yetik, Pırıl Erçoban, Bekir Yurdakul, Mustafa Kaylı.

    İkinci etkinliğimiz: 21 Eylül Cuma günü saat 18.30 da Ankara' da Yılmaz Güney Sahnesinde... Çankaya Belediyesine ait sahnede "Edebiyat ve Barış" buluşması var. Konuşmacılar Erendiz Atasü, Alper Akçam, Ahmet İnam ve Yaşar Seyman.

    Üçüncü etkinliğimiz 25 Eylül Salı günü TÜYAP Diyarbakır 6. Kitap Fuarı'nda. Kitap fuarının ilk gününde "Edebiyatın Gücü ve Barış" panelimiz var. Halil İbrahim Özcan moderatörlüğünde konuşmacılar Aslı Peker, Celal İnal, Ahmet Çakmak.

    Bu buluşmalara hepiniz davetlisiniz. Katılımınızı bekliyoruz.

    Ağustos ayının kitabı olarak yönetim kurulumuz Şeyhmus Diken'in İletişim Yayınlarından çıkan "Ahmet Arif - Abisi Olmak Halkının" kitabını seçti. Ahmed Arif'i yakından tanıma olanağı bulan, Ahmed Arif'le hemşerilik bağı olan, tıpkı  Ahmed Arif gibi "Diyarbekir" tutkusuyla  yaşamayı ve yazmayı sürdüren Şehmus Diken, bu kitabında, şairin hem yaşamında, hem şiirinde, anıların izini sürerek çocukluktan yetişkinliğe, mahpusluktan aşklara, kadim dostluklardan  namus işçiliğine, eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor okuru.

    Yaz bitti... Önümüz sonbahar...

    Sevgi ve Saygılarımla,

    Zeynep Oral.
    Başkan- PEN Türkiye

  • 17 Temmuz 2018

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Temmuz ayı, nicedir benim için yangın ayı. Nicedir , dediğim son 25 yıldır...

    Unutmadım. Unutmadık. Unutmayacağız, 2 Temmuz 1993'ü. Sivas'taki Madımak katliamını... O gün orada yok edilen, sadece aydınlarımız, yazarlarımız, şairlerimiz, sanatçılarımız, çocuk yaştaki folklorcularımız değildi. O gün orada ateşe verilip tutuşturulan, laiklik, düşünce özgürlüğü, insan hakları, yaşama hakkı, insan onuruydu. Yıllar süren duruşmalar ; aranıp da bulunamayan, bulunup da yakalanamayan caniler; yakalananların tek tek tahliyesi; zaman aşımı ve adaletsizlik... Bunları da unutmadık. Unutmayacağız. Temmuz ayının ilk günlerinde KHK ile Bakanlar Kurulunun yetkileri Cumhurbaşkanına devredildi. Rejim değişikliğiyle, "Türk Usulü Başkanlık Sistemiyle", tüm yetkiler tek adamda toplanmış oldu. Kararname çıkarma,

    Boğaziçi imardan, rektör ya da üst düzey kamu yöneticilere atamaya, akla gelecek her alandaki tüm kurumlar Başkan'a bağlandı. Bundan böyle Meclis onayı olmadan tüm kararların tek adam tarafından alındığı "yeni" bir döneme girdik... Sanat ve kültür cephesinde ilk darbeleri adı konmayan baskıyla Fazıl Say'ın bir konserinin iptaliyle yaşadık. Yılların tiyatrocusu Orhan Aydın'ın "Yaşasın Hayat, Yaşasın Tiyatro" dediği ve "Darbenin siyasi ayağının araştırılmasını" istediği için gözaltına alınmasıyla; Zuhal Olcay'a hapis cezası verilmesiyle yaşadık.

    Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Tiyatrolarının da Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıyla, bu kurumların özerklikleri tümden yitirilmiş, gelecekleri tehlikeye atılmış oldu. Bu kurumlarda nasıl bir düzenlemeye gidileceği şimdilik belirsizlik içinde...

    Temmuz ayının ilk günlerinde, üyemiz, değerli şairimiz Küçük İskender'in hastalık haberleriyle sarsıldık. Yönetim Kurulu üyemiz Haydar Ergülen'in deyişiyle "Türkçenin en iyi şairlerinden" Küçük İskender'in tüm yapıtlarını "ayın kitapları" olarak seçtik. Kararımızı şöyle duyurduk: "Şiirimize yenilik getiren, ele aldığı temalarla öncülük yapan, yeraltı şiirinin Türkçedeki ilk girişimlerini başlatan, korkusuz, ödünsüz, sansürsüz bir biçimde insanın hallerini yazan, kendisinden sonra gelen kuşakları etkileyen, yepyeni, farklı şiir kanalları açan, yalnızca şiirinin niteliğiyle değil, yazısıyla da denemeciliğimize nefes aldıran, onu daha yükseğe taşıyan, Cumhuriyet dönemi şiirimizin hiç kuşkusuz en önde gelen adlarından, büyük şairimiz, üyemiz olmasından gurur duyduğumuz sevgili arkadaşımız, kardeşimiz Küçük İskender’in tüm yapıtlarını ayın kitabı olarak seçtiğimizi duyuruyor, kendisinin tez zamanda sağlığına kavuşmasını yürekten diliyoruz. Sağ ol küçük İskender, iyi ki varsın, iyi ki yazıyorsun!"

    Temmuz ayının acı haberi, şair ve öykü yazarı İzzet Yasar'ı yitirmemizdi. 67 yaşındaydı. Şiirleri, hikayeleri , eleştirel metinleriyle, kendine özgü, güçlü bir ses edinmişti. Sinema yorumları, sinema teorisi konusunda çevirileriyle de tanındı. Şiir kitaplarını (Kanama, Yeni Kuş Bakışı, Ölü Kitap, Kuvve’den Fiil’e, Dil Oyunları, Asla Yazamayacaksın O Şiiri, Başka Akıl Peşinde) öykü kitaplarını (Dönüşü Olmayan Hikâyeler -1981- Sabahattin Ali Öykü Ödülü-;Özel Sektör İmamı,Camdan Mezbahalar, Esther Kyra ) ve sevenlerini geride bırakıp sonsuzluğa göçtü.

    PEN Türkiye olarak 13- 15 Temmuzda Ardahan'da 14 Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’ne katıldık. Öyküleri, romanlarıyla olduğu kadar eğitimciliğiyle de kalplerimizde yer eden Dursun Akçam'ı andık. Bu yıl açış konuşmasını bu etkinliklerin mimarı, Dursun Akçam Kültür Sanat Vakfı Başkanı Alper Akçam ve ben yaptık. İkinci Başkanımız Halil İbrahim Özcan, üyelerimiz Prof.Aysu Erden, Metin Cengiz, Şeref Bilsel çeşitli sunumlarla katıldı. “Kültürde Yerellik ve Evrensellik” teması altından paneller birbirini izledi. Şu sıralarda PEN Türkiye'nin web sitesini yenileme çabaları içindeyiz. Bu konuda ilerleme sağladığımızda sizlere ileteceğiz. Ancak sizler de eleştirilerinizi, önerilerinizi, isteklerinizi bildirebilirsiniz...

    Sevgili / Sayın PEN üyeleri,

    Geçen ayki mektubumda da belirtmiştim: PEN kimlik kartlarımız hazırlandı. Aidat borcu olmayan, kimlik kartı için parasını ödemiş olan üyelerimiz, kimliklerini Şen Çakır arkadaşımızdan alabilirler. Ancak yaz aylarında merkezimiz her gün açık değil. Kimliğinizi almaya gitmeden önce Şen Çakır'ı aramanızda yarar var. (Tel: 0537 402 18 68.)

    Sevgi ve Saygılarımla

    Zeynep Oral.

    Başkan - PEN Türkiye.

  • 4 Haziran 2018

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    Erken seçim / Baskın seçim/ Hukuksuz seçim / Eşit hak ve fırsatlardan çok uzak Seçim / Kritik Seçim / Atı Alan Üsküdar'ı Geçer Seçimi / Nasılsa Oylar Sandıklar Çalınır Seçimi / Bu Kez Kesinlikle Çaldırmayacağız seçimi ... Durduğumuz yere bağlı olarak hepimiz seçimlere odaklanmış durumdayız. Seçimlerle yatıyor, seçimlerle kalkıyor, kim hangi rüzgarı yakaladı, kim ne ekti ne biçti araştırarak,yalanların çetelesini tutarak, haksızlıklara öfkemizi bileyerek, umutlarla kanatlanarakinsanca bir yaşama geçebileceğimiz günleri bekliyoruz.

    İnsanca bir yaşam : Yani: Yalansız, talansız... İnsan onuru ayaklar altında çiğnenmeden... Aptal ya da geri zekalı yerine konmadan... Düşünce ve ifade özgürlüğünün herkes için geçerli olduğu, laik, demokratik bir hukuk devleti...

    Şimdi son etkinliklerimize geçiyorum.

    19 Mayıs'ta Türkiye Yazarlar Sendikası'nın İstanbul Fulya’daki yeni genel merkezinin açılışında sadece TYS 'nın değerli başkanı Mustafa Köz ve yönetim kuruluyla değil, birçok üyemizle de bir araya geldik. PEN Yönetim Kurulu olarak, TYS'ye inatçı, azimli sardunyalar armağan ederken, belki de yüreğimizde ve aklımızda, en çok da vicdanımızda, Can Yücel'den esen rüzgarla, sardunyaların tutuklanmayacağı günlere hasretimizi paylaşıyorduk...

    Mayıs'ın son günü Gezi olaylarının başlangıç günüydü. Bir ağaca sarılmakla, bir parkı koruma çabasıyla başlayan direniş, orantısız güçle bastırılmaya çalışıldığında, hepimiz büyüdük, hepimiz çoğaldık... Birlikte hayal kurduk, birlikte muhteşem bir rüya gördük... Hepimiz dediğim, itirazı olan herkes... Çok geçmeden, kimliğini ve insanlık onurunu korumaya dönüştü Gezi. Barikatlar kurulup yıkılırken... TOMA'lı, gazlı, sopalı; coplu, kurşunlu şiddet, kafamıza sırtımıza inerken... Daha çok büyüdük, daha çok çoğaldık... Artık Türkiye'nin her yeri Geziydi. Günlerden her gün Gezi'ydi. Ayırımcılığa inat, Dayanışmanın adı Gezi'ydi.

    Gezi'nin beşinci yıldönümünde , Taksim Buluşmasında PEN Türkiye'yi, İkinci başkanımız Halil İbrahim Özcan temsil etti. O günden ve Gezi'den geriye, hiç dinmeyen umudumuz kaldı.

    Ne zamandır ortak bir proje üzerine çalışıyoruz. Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, PEN Türkiye ve UPSD Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği, bir araya geldik ve ortak bir tasarıya imza attık. Nâzım Hikmet'in "Kız Çocuğu" şiiri zaten belli başlı dillere çevrilmişti. Ama bir adım daha atıp çevrilmemiş dillere de çevirttik. (Japonca, Çince, Ermenice,İbranice, Kürtçe, Arapça, Farsça, Rusça, Esperanto , Katalan, vb dillerine de) ve dünyadaki PEN merkezleri aracılığıyla, şiiri okuyan 7 -14 yaş arası çocukların şiiri resimlemelerini istedik.

    "Çocukların Barışı" adlı projemiz büyük ilgi gördü ve yurt içinden yurt dışından resimler gelmeye başladı. Cıvıl cıvıl heyecan verici resimler! Bu bir yarışma değil ama gelen resimler arasından, her ülkeden 10 resim seçilecek ve bunlar Nâzım Hikmet'in doğum gününün yıldönümü olan 15 Ocak 2019 tarihinden başlayarak "Dünya Çocuklarından Barış" başlığıyla Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nda sergilenecek. Ayrıca bir bölümü Vakfın 2019 Takvimde de kullanılacak. (Daha çok bilgi vakıftan alınabilir.)

    Bir başka tasarımız ise Eylül ayına yönelik. Dünya Barış Günü 1 Eylül'de Türkiye'de; 21 Eylül'de ise birçok başka ülkede kutlanıyor. Eylül Ayını Barış Ayı ilan ediyoruz. Eylülün son haftasında Diyarbakır'da Tüyap Kitap Fuarı; Ankara'da ise Çankaya Belediyesi'nin Kitap Fuarı var. Ayni hafta İzmir'de de bir etkinlikte, "Edebiyat ve Barış" genel başlığıyla buluşmalar düzenliyoruz. Etkinliklerimizden Diyarbakır' da Şeyhmus Diken ve Halil İbrahim Özcan; Ankara'da Yaşar Seyman ve Alper Akçam; İzmirde Ceren Olpak ve Hayri K.Yetik sorumlu olacaklar. Bu üç kentte yaşayan ya da bu üç kentteki buluşmalara katılmak isteyen üyelerimize şimdiden haber vermiş olalım...

    Haziran ayı kitabı olarak Zeynep Altıok Akatlı’nın “İçi Boşaltılan Cumhuriyet ve Laiklik” adlı kitabını seçtik. (Tekin Yayınları) Türkiye’nin 2003-2017 yılları arasında yaşadıkları, derli toplu ve alabildiğine yoğun bilgilerle ,farklı kalemlerden irdeleniyor. Bu dönemde laikliğe ve cumhuriyete yönelik saldırıları; laiklikle kavgayı, eğitimdeki karşıdevrim girişimlerini; çocuk istismarını; basının içler acısı durumunu; satılan cumhuriyet yatırımlarını; kültür ve sanata indirilen darbeleri işliyor..

    Sevgili / Sayın PEN üyeleri,

    Sonunda PEN kimlik kartlarımız geldi elimize ulaştı. Aidat borcu olmayan, kimlik kartı için parasını ödemiş olan üyelerimiz, kimliklerini Şen Çakır arkadaşımızdan alabilirler. Ancak bildiğiniz gibi yaz aylarında merkezimiz her gün açık değil. Kimliğinizi almaya gitmeden önce Şen Çakır'ı aramanızda yarar var. (Tel: 0537 402 18 68.)

    Hepinize bilinçli, sağduyulu, akıllı, özgür seçimler diliyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla

    Zeynep Oral.

    Başkan - PEN Türkiye.

  • 7 Mayıs 2018

    Sevgili / Sayın PEN üyeleri,

    Nisan ayı, hem Uluslararası PEN, hem de PEN Türkiye için dolu dolu geçti…

    50 Yıldır, Slovenya’nın minicik kasabası Bled’de Dünya PEN Yazarlar Derneği’nin “Barış Komiteleri” her nisan ayında 3 gün boyunca bir araya geliyor... Bu yıl “Bled Barış Buluşmaları”nın 50. yıldönümü olduğu için katılım yüksekti. 50 ülkeden yüze yakın katılımcı… Türkiye’den toplantıya iki delege katıldık. “Sürgün” kitabı Slovence dahil 27 dile çevrilen genç yazar  Ciler İlhan ve ben. Dünyanın şiddetle her gün daha çok sarsıldığı; içimizde, dışımızda savaşın sürdüğü günümüzde özellikle üzerinde durulan üç konu vardı: Ortadoğu’daki savaş; mülteciler ve dünyada totalitarizmin güçlenmesiydi... Macaristan, ABD, Rusya ve Türkiye adı bol bol geçen ülkelerdi...

    Bled Barış Buluşması’nın iki de edebiyat konusu vardı. “Duvarlar, Engeller,Sınırlar” ve “Düş Kurma Hakkı Olarak Edebiyat”... Ancak edebiyat denli düşünce ve ifade özgürlüğü konuları da elbet sorgulandı ve tartışıldı.

    Türkiye’den erken seçim haberi toplantı gündemine düşüverdi… En çok yanıtlamak zorunda kaldığımız sorular: Erken seçim, Suriye deki savaş, hapisteki 159 yazar ve gazeteci , Osman Kavala’nın neden tutuklandığı; bir de “çocuklar ölmesin” dedi diye bebeğiyle birlikte hapse giren Ayşe Öğretmendi…

    Şirin Ebadi’nin Onur konuğu olduğu toplantı dünya yazarlarının “Kalemler diktatörlerden daha güçlüdür”; “Diktatörlere karşı kalemlerinizle savaşın” mesajlarıyla sona erdi. 

    Nisan ayının en güzel haberlerinden biri üyemiz Türkiye PEN Barış Komitesi Başkanı ve ayni zamanda Uluslararası PEN Yönetim Kurulundaki Burhan Sönmez’in , 30 dile çevrilen ”İstanbul İstanbul” adlı romanı ile EBRD Edebiyat Ödülü'nü kazanmasıydı. 10 Nisan’da Londra'da yapılan törenle ödülünü alan yazarımızı kutluyoruz.

    Bu yıl TÜYAP İzmir Kitap Fuarı cıvıl cıvıldı; umut doluydu. Düzenlediğimiz iki panel de okurların geniş ilgisini çekti. " Zor Dönemlerde Şiirin Gücü" başlıklı söyleşiyi Genel Sekreterimiz Tülin Dursun; "Sanatlar Arasında Edip Cansever Şiiri” söyleşisini Gülce Başer yönetti.

    Kepez Belediyesi’nin düzenlediği “Edebiyat ve Umut” paneline İkinci Başkanımız Halil İbrahim Özcan katıldı.

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Maltepe Yürüyüşüyle kutlandı. Birçok yazarımızın yanı sıra, bu güzel buluşmada Yönetim Kurulumuzu Halil İbrahim Özcan temsil etti.

    3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günüydü… Yönetim Kurulumuzdan Haydar Ergülen’in kaleme aldığı “Özgür basın mı o da ne?” başlıklı açıklamamız geniş ilgi çekti , bol bol alıntılandı. İnsanın içini acıtan kara mizah örneği, “Bu kadar şaka yeter! PEN Türkiye özgür bir basın diler!” diye biten açıklama eğer gözünüzden kaçtıysa tümünü PEN Türkiye sitemizde okuyabilirsiniz…

    Mayıs ayı sadece emek ve dayanışmayı çağrıştırmıyor… Nevruz’u, Hıdırellez’i, 3 Fidan’ın gülünün solduğu akşamı da ; 19 Mayıs’ı da, gençliğin enerjisini, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini de, umudun yükselişini de çağrıştırıyor.

    Mayıs Ayı kitabı olarak Yönetim Kurulumuz; bütün bu çağrışımları da dikkate alarak, Onur Bilge Kula’nın iki kitabını, ayın kitapları seçti… Her ikisi de Tekin Yayınevi’nden çıktı. “Türkiye’de Aydınlanma ve Atatürk Devrimleri” ile “ “Doğu’dan Batı’ya Aydınlanma”. Bu ikincisinin alt başlığı : “Düşünüyorum, O halde Özgürüm.”

    Hepinize keyifli okumalar, keyifli düşünceler ve olmazsa olmaz özgürlükler diliyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla,

    Zeynep Oral

    PEN Türkiye Başkanı.

  • 11 Nisan 2018

    Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin tutuklanmasıyla Osmangazi Üniversitesi’ndeki katliam birbirini izledi... Boğaziçi Üniversitesi’nde lokum dağıtmak da, lokum dağıtılmasına karşı çıkmak da, sadece ve sadece bir tepki olarak, bir ifade ve düşünce biçimi olarak değerlendirilebilirdi oysa...Ama hayır lokumların yere dökülmesini, ifade ve düşünce özgürlüğü olarak değil, silahlı terör örgütü propagandası olarak değerlendirdi mahkeme...  Şu anda hapisteki öğrenci sayımız 70 bin kadar!

    Osmangazi Üniversitesi’nde dört akademisyenin katliamıyla sonuçlanan olay ise OHAL'in bizi getirdiği noktadır. Katliamı gerçekleştiren yaratığın şu son dönemde 102 akademisyeni “FETÖ”cü diye ihbar ettiği; buna karşılık “iftira atıyor” gerekçesiyle savcılığa başvuranların ise savcıdan şu yanıtı aldıkları biliniyor: “Hayır, Volkan Bayar, vatandaşlık görevini yapıyor.”

    Toplumsal cinneti bundan daha iyi ne anlatabilir ki...

    1 Nisanda kötü bir şaka gibi yaşadık yeri doldurulamayacak şairimiz Ülkü Tamer'in yaşamdan ayrılışını. Derneğimiz adına Haydar Ergülen'in kaleme aldığı "Virgülün boynu bükük,,," başlıklı açıklamamızda şöyle sesleniyorduk kamuoyuna:

    "Şiire virgülü eklemişti, şimdi bir virgül eksildi. Şiirin de, virgülün de boynu bükük kaldı. Ülkü Tamer. Virgülün şairi. Türkçenin çocuğu. Türkçenin gençlerinden. Çocukluğun Türkçesi." (Açıklamanın tümünü sitemizde bulabilirsiniz.) .

    Nisan ayı kitabı olarak Ülkü Tamer'in tüm kitaplarını seçtik ... Nisan ayı ve tüm aylar için...

    Sevgili Üyeler ,

    Dünya'nın her yeri kan ve barut kokuyor. Değil İstanbul'un yeryüzünün tüm laleleri o kokuyu gidermeye yetmez... Ama yine de umudu yitirmemeye mecburuz. Daha güzel , şiddetten arınmış bir dünya umudunu.

    Önümüzde Dünya Sanat Günü var. PEN ve a + A (Uluslararası Sanat Derneği,) "Dünya Sanat Koksun" diye ortaklaşa bir etkinlik düzenledik. Aşağıda davetiyesi... Hepinizi bekliyoruz.

    TÜYAP İzmir Kitap Fuarında da iki etkinliğimiz var.

    19 Nisan 2018 Perşembe:(14.15-15.15) " Zor Dönemlerde Şiirin Gücü" başlıklı söyleşiyi Tülin Dursun yönetiyor. Konuşmacılar: Ahmet Çakmak, Erkut Tokman, Hayri Kako Yetik ,Lal Laleş ve Tacim Çiçek

    20 Nisan 2018 Cuma (17.00-17.45) "Sanatlar Arasında Edip Cansever Şiiri” başlıklı söyleşiyi Gülce Başer yönetiyor . Konuşmacılar: Ceren Olpak, Dilek Tunalı, Hakan Cem ve Mehmet Zaman Saçlıoğlu

    Sevgi ve Saygılarımla,

    Zeynep Oral

    Başkan - PEN Türkiye

  • 15 Şubat 2018

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Ülkemizin savaş haberleri, ölüm haberleriyle çalkaladığı şu günlerde, çocuklarını, yakınlarını, sevdiklerini kaybeden herkese sabırlar dileyerek başlıyorum Şubat ayı mektubuma... Bir an önce savaş, şiddet, terör sarmalından kurtulma dileğiyle sürdürüyorum. Şiddete karşı, yaratıcı gücü güçlendirmeyi kendimize görev edinmiş durumdayız. Zeynep Aliye rehberliğinde , PEN Yaratıcı Yazarlık Atölyemizi başlattık. Her yaştan katılımcıyla geniş ilgi gören bu çalışma için emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bir başka yaratıcı yazarlık atölyesini de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği sürdürüyor . Ona da Halil İbrahim Özcan katılarak el veriyor.

    Yönetim Kurulu Üyeleri, yine duruşmaları izlemek üzere seferber oldu. Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Mehmet Altan'ın da dahil olduğu yazar ve gazetecilerin duruşmalarını ; ayrıca Barıştan yana imza veren Akademisyenlerin duruşmalarını , Uluslararası PEN'in de katılımıyla izledik.

    Bir başka çabamız yüz günü aşkın süredir hapiste bulunan Osman Kavala'yı ziyaret konusunda oldu. Ancak başaramadık. Avukat kısıtlaması da getirildiğinde avukat üyemiz Sırrı Özbek bile bizi temsilen Osman Kavala'yı ziyaret edemedi. Geçen aydan bu yana komisyon çalışmalarımız hızlandı.

    Hapisteki Yazarlar Komitesi Üyelerimiz şu isimlerden oluşuyor: Halil İbrahim Özcan, Tülin Dursun, Sırrı Özbek,Hasan Erkul,Erkut Tokman,Ahmet Şık, İpek Özbey ve Reyhan Yıldırım. Barış İçin Yazarlar Komitesindeki isimler ise şöyle: Burhan Sönmez, Tarık Günersel, Nükhet Eren, Aslı Perker, Yasemin Yazıcı, Karin Karakaşlı, Şeyhmus Diken, Çiler İlhan. Her iki komite de kolları sıvadı... PEN Türkiye İle Nazım Hikmet Vakfı, birlikte bir proje başlattık... Nazım Hikmet'in "Kız Çocuğu " şiirinin on ayrı dildeki çevirilerini çeşitli PEN Merkezlerine yolladık. Uluslararası PEN Merkezleri aracılığıyla, bu şiirden yola çıkarak , dünya çocuklarından yorumlarını resimlemelerini istedik. Bir yıl sonra Şairin yaş gününde bunlar arasından bir seçki Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'nda sergilenecek.

    Şubat ayı kitabı, kitapları olarak , kısa bir süre önce yitirdiğimiz Enver Ercan'ın tüm kitaplarını seçtik. Gerekçemizi şöyle belirledik:

    "22 Ocak 2018’de 60 yaşında aramızdan ayrılan, arkadaşımız, kardeşimiz, üyemiz, yayın yönetmeni, editör, şair, ve yazar örgütlenmelerinin vazgeçilmez ismi Enver Ercan’ı şimdiden özledik... Yol gösterici tavrı, hoşgörüsü, barışçı kimliği, meşrebi, güleryüzlü ve gülersözlü oluşuyla da “Şiirimizin Bektaşisi” olarak nitelenen sevgili Ercan’ın tüm kitaplarını, büyük bir özveri ve çabayla 90. Sayısına ulaştırdığı, şiirimizin efsanevi dergileri arasında şimdiden yerini alan “Yasakmeyve” dergisini ve Enver’in kurup büyüterek, genç, usta birbirinden değerli yüzlerce adı yayımladığı Komşu Yayınlarının tüm kitaplarını ayın kitabı olarak seçtiğimizi sevgiyle, ama çokça da hüzünle duyuruyoruz."

    Sevgili Üyeler,

    5 Mart günü Nazan Moroğlu'na, 2018 PEN Duygu Asena Ödülünü sunuyoruz. Hepiniz davetlisiniz. Ödül Töreni ve kokteylimize ilişkin ayrıntıları davetiyede görebilirsiniz. Ayrıca 24 Mart'ta Dünya Şiir Günü kutlamamızı 2018 PEN Şiir Ödülü’nü Cengiz Bektaş’a sunacağımızı tekrar hatırlatırım. Davetiyenizi ayrıca yollayacağız. Sevgi ve Saygılarımla

    Zeynep Oral

    Başkan - PEN Türkiye

  • 15 Ocak 2018

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

    Yeni bir dönem için yola çıktık... Tıpkı geçen dönemde ((2015-17 ) olduğu gibi , önümüzde uzanan üç yıl boyunca da her ay, sizlere seslenmeye niyetliyim. Bu mektupların amacı, tüm çalışmalarımızdan sizleri haberdar etmek; etkinlikleri, düşünceleri, tasarıları paylaşmak; önerilerinize, eleştirilerinize, beklentilerinize kulak vermek... Böylelikle, örgütümüzü, PEN Yazarlar Derneği'mizi güçlendirmek... Üstelik, Türkiye'nin içinde bulunduğu günümüz koşullarında örgütlülüğe her zamankinden daha çok gereksinim duyduğumuza inancım tam.

    Derneğimizin Olağan Genel Kurulu 6 Ocakta Metin Deniz’in ev sahipliğiyle Maya-Cüneyt Türel Sahnesi salonunda yapıldı.Geçen dönemin yönetimi oybirliğiyle aklandı. Turhan Günay'a 2017 PEN Onur Ödülü sunumu; (kendisi Adana Kitap Fuarı'nda olduğu için kızı Elif Günay aldı); yıllardır PEN sitesini yöneten şair Nihat Ateş’e şükran plaketi; ofisimizin gönüllü "neferi" Şen Çakır'a KALEM armağanı içimizi ısıtan anlardı.

    Genel Kurula katılan herkese teşekkürler. Katılamayanlar, ayrıntıları, seçim sonuçlarını ve sunduğumuz faaliyet raporunu PEN Türkiye sitemizde okuyabilirler. Genel Kurul'da oybirliğiyle alınan önemli bir karar , derneğin yıllık aidatının 60 TL den 120 TL ye yükseltilmesi oldu. Her üyemiz için Uluslararası PEN'e 15 Euro (70 Tl kadar) bir ödeme yaptığımız düşünülünce bu artış kaçınılmazdı. Bunun dışında bir değişiklik, Yönetim Kurulu'na Sevin Okyay'ın girmesi oldu. Kendisine hoş geldin diyorum ve güç katacağına inanıyorum.

    Genel Kuruldan sonra yeni görev dağılımı yaptık ve kolları sıvadık. Komitelerimizin yenilenmesi ve güçlenmesi çalışmalarına başladık. Önümüzdeki ay bu konuda daha çok bilgi vereceğim. Önümüzdeki günlerde yine duruşmaları ve hapisteki yazarları , aydınları izlemeye devam ediyoruz...

    İlk etkinliğimiz: 2018 Yaratıcı Yazarlık Atölyesi başlıyor. 3 Şubat- 7 Nisan arasında, 10 hafta boyunca her Cumartesi üçer saatten toplam 300 saat sürecek atölye PEN Merkezinde yer alacak. Önceki yıllarda olduğu gibi atölyenin rehberliğini bu yıl da öykü yazarımız Zeynep Aliye yürütecek.. Öykü, şiir ve roman gibi yazınsal türlerin; fotoğraf, resim, müzik gibi sanatsal disiplinlerle bağının da ele alınıp inceleneceği atölye, yaratıcılığını daha üst noktaya taşımak ve edebiyatla dopdolu bir zaman geçirmek isteyenlere yönelik olacak... Üyelerimiz arasından katkıda bulunmak isteyen varsa, lütfen Zeynep Aliye'ye başvursun. Tel: 0533 266 50 34.

    Biliyorsunuz, her yıl iki ödül veriyoruz. PEN Duygu Asena Ödülü ve PEN Şiir Ödülü. İki Ödülümüzü de belirledik. Gerekçelerini özetle şöyle ifade ettik:

    2018 PEN Duygu Asena Ödülü'nü İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü, hukuk insanı ve yazar Nazan Moroğlu'na sunmaktan kıvanç ve sevinç duyuyoruz. Kadınların daha çok şiddete uğradığı, sömürtüldüğü; adaletin ve hukukun daha çok yok sayıldığı ve karşı devrim çabalarının arttığı şu dönemde, kadın ve insan hakları için; başta laiklik , tüm Cumhuriyet ilkeleri için, yılmadan usanmadan mücadele veren, kitaplarıyla , yazılarıyla her daim toplumu aydınlatan , kadın hukuku uzmanı avukat Nazan Moroğlu'nu kutluyoruz. Bu Ödül, çağdaş evrensel değerler ve bu güçlü mücadelesinde yanında olduğumuzun bir şükran ifadesidir.

    2018 PEN Şiir Ödülü’nü değerli mimar ve şair Cengiz Bektaş’a sunmaktan kıvanç duyarız... Cengiz Bektaş’ı, biçimlendirdiği yapılara kattığı aydınlık gibi, şiire de güleryüzlü bir hava katan, şiirinde Akdeniz'den Ege’ye Türkiye’yi ağırlayan, emek yanlısı, insancıl yaklaşımıyla, Türkçe tutkusuyla ve yazarların örgütlü yaşamasının önemini mücadelesiyle vurgulayan örnek bir aydınımız olarak kutluyoruz.Bu ödül daha nice şiirler dileği ve saygımızla bir şükran ifadesidir.

    Ödül törenleri için 5 Mart Pazartesi ile 21 Mart Çarşamba akşamüstünü şimdiden not etmenizi ve PEN buluşmasına ayırmanızı rica ediyoruz. Törenin saati ve yeri daha sona kesinleşecek.

    Bu ay "Ayın kitabı" yerine yılın kitapları diye etiket koymasak ta, İlhan Berk'in tüm kitaplarını seçtik. Şiirimizin "Uç Beyi" , şiirimizin öncülerinden, İlhan Berk, 2018'de 100. Yaşında. Onu saygıyla anarken, dilimin ucunda bir dizesi: "Rüzgar yine kokunu getirdi. Anlayacağın yine canım burnumda."

    Sevgili ve Sayın PEN üyeleri,

    Yeni dönemin bu ilk mektubunda sizden iki ricam var:

    1) Çevrenizde PEN üyesi olup, bizden hiç ileti almadığını belirten varsa lütfen adreslerini güncellemelerini sağlayın. (Güncelleme başvurusu: nihatateş@yandex.com)

    2) Eleştiri, görüş ve önerilerinizi , Uluslararası PEN'e şikayet , sosyal medyada karalama yerine lütfen önce bize iletin. (sen.cakir@pen.org.tr ya da tulindursun@gmail.com )

    Hepinize sonsuz sevgi ve saygıyla

    Zeynep Oral

    PEN Türkiye Başkanı

  • 10 Aralık 2017

    Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri

    Bir yılın daha sonuna geldik. 2017 sona ererken, dünyanın can çekişmekte olduğuna; ülkemizin dünya konjonktürü içinde en olumsuz uçlara sürüklendiğine; ülkenin için için kanamaya devam ettiğine; sürekli kin nefret, intikam duygularıyla ayırımcılığın her gün yeniden üretildiğine, yeniden kışkırtıldığına tanıklık ediyoruz... Umutsuzluğa kapılmamanın tek yolu var: O da mücadeleye devam etmek...

    Geçen ayki mektubumdan bu yana günlerimiz yine yazar ve gazetecilerin duruşmalarını izlemekle geçti. Cumhuriyet Gazetesi yazarları, Hak savunucuları duruşması, Nazlı Ilıcak, Ahmet ve Mehmet Altan duruşmaları , yönetim kurulunun yakından izlediği duruşmalardı. Bunlarla ilgili Uluslararası PEN ile çalışmalar sürmekte...

    Yakında 100 yaşını dolduracak olan Uluslararası PEN, bildiğiniz gibi Jennifer Clement'le birlikte ilk kez bir kadın başkana kavuştu. Bir yıl süren çalışmalar sonucunda PEN'de ilk kez Kadın Hakları Bildirgesi hazırlandı. Bu manifesto 2017 Uluslararası PEN Kongresine katılan tüm merkezlerin onayıyla oybirliğiyle kabul edildi. İlişikte bu bildirgeyi sizlerle paylaşıyorum. Tüm dillere çevrilen bildirgenin Türkçesi, Orta Asya ülkeleriyle paylaşıldı. (Türkçe çeviri için Tarık Günersel'e teşekkürler. )

    El verdiğimiz bir başka tasarı da, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlemekte olduğu "Çocuklardan barış resimleri" . Amaç: Adı açıklanmamış bir dünya savaşının sürdüğü günümüzde acı çeken çocukların çığlının görünür kılınması; savaştan uzak olan çocukları da empati kurup barıştan yana farkındalık sağlamak... Nâzım Hikmet'in çeşitli dillere çevrilmiş "Kız Çocuğu" şiirinden yol çıkan bu projede, biz Türkiye Merkezi olarak uluslararası ilişkiyi sağlıyoruz.

    Aralık ayının kitabı olarak Sabahattin Ali'nin "Dağlar ve Rüzgâr" (YKY) kitabını seçtik. "Bu şiirler de uzun bir hikâyenin parçalarıdır, uzun ve ebedî bir hikâyenin," demiş öldürülen yazarlarımızdan, ayni zamanda güçlü bir şair olan Sabahattin Ali. Yayına Sevengül Sönmez'in hazırladığı kitap , büyük değerimizin 24-27 yaş döneminde yazdığı şiirleri içeriyor. Arap harfli el yazıları ile birlikte... 2017 biterken şiir bitmiyor...

    Sevgili PEN üyeleri ,

    Önceki gün yolladığımız, PEN Yazarlar Derneği- Olağan Genel Kurul Toplantısı çağrımızı hepiniz almış olmalısınız. Ayrıntıları gerek o çağrıda, gerek sitemizde ilan ettik. İlk tarih 30 Aralık, çoğunluk sağlanamazsa 6 Ocak 2018 saat 10:30. Maya Cüneyt Türel Sahnesi'nde. ..

    Yıl sonuna yaklaşırken yönetim kurulumuz bir Onur Üyesi belirledi. Bu yılki onur üyemiz Turhan Günay. 25 Yıldır Cumhuriyet Gazetesinin Kitap Eki'nin Genel Yayın Yönetmeni , 50 yıllık gazeteci, editör Turhan Günay'ı , edebiyatımıza yıllardır yaptığı sonsuz katkılar için; genç yazarlara, şairlere yol göstericiliği için ; edebiyatın yaratıcı ve birleştirici gücünü yücelttiği için; düşünce ve ifade özgürlüğünü her ne pahasına olursa olsun savunduğu için; hayata karşı onurlu ve vicdanlı duruşu için 2017 Yılı onur üyemiz seçtik. Buna ilişkin bir minik töreni 6 Ocak günü Genel Kurul öncesinde gerçekleştireceğiz...

    Sevgili PEN Üyeleri ,

    PEN Yazarlar Derneği'nde bir dönem daha sona eriyor. Şu son üç yıldır gerek bana, gerek Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşlarıma verdiğiniz destek ve dayanışma için sizlere teşekkür ederim. İstemeden ya da elimde olmayan nedenlerden herhangi birinizin kalbini kırmışsam özür dilerim...

    Bu dönemin son mektubunu fırsat bilip, hepinize adaletten nasibini almış, insan hak ve özgürlüklerine saygılı, daha huzurlu, şiddetten, kin ve nefretten, intikam duygularından arınmış, sağlıklı, yaratıcı bir yeni yıl diliyorum.

    Hepinize Sevgi ve Saygıyla

    Zeynep Oral

    Başkan - PEN Türkiye.

  • 19 Kasım 2017

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri
    Kasım ayı yine dolu dolu geçti.

    TÜYAP Kitap Fuarı bu yıl, her zamankinden daha yoğun bir ilgiyle karşılanandı. İnsanlar fuar alanına girebilmek isaatlerce sıra beklemek zorunda kaldı. Fuara ulaşabilmek de, fuardan çıkabilmek de ciddi bir çaba gerektiriyordu. PEN olarak düzenlediğimiz panelin konusu "Edebiyat ve Adalet"di. Halil İbrahim Özcan'ın yönettiği panelin konuşmacıları Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı , Tarık Günersel, ve Hasan Erkul'du. Salon dolu, ilgi büyüktü.

    Bu yıl TÜYAP Kitap Fuarının "Onur Yazarı" Ayla Kutlu'yu bir kez daha kutlarken, bir de teşekkürü borç biliyorum. Üyemiz Şen Çakır, fuar günleri boyunca PEN Türkiye Standının tüm sorumluluğunu üstlendi , gönüllü ev sahipliği yaptı.Hakkını ödememiz çok çok zor. Ayrıca fuarı fırsat bilip standımızı ziyaret ederek aidatlarını ödeyen tüm üyelerimize de teşekkür ediyoruz.

    Yaşar Kemal Vakfı ve Seyhan Belediyesi'nin ortaklaşa düzenledikleri Adana'daki "Yaşar Kemal Sanat Günleri" birçok yazar, eleştirmen ve sanatçıyı bir araya getirdi. Bu bir ilkti. Dolu dolu bir programda edebiyat, tiyatro müzik ve çeşitli disiplinler bir araya gelerek ,Yaşar Keman bilgeliği , Yaşar Kemal coşkusu, Yaşar Kemal büyüsü yaşandı, yaşatıldı. PEN Türkiye'den katılım çoktu.

    15 Kasım tarihini Uluslararası PEN, bundan 39 yıl önce "Hapisteki Yazarlar Günü" olarak belirledi. O gün bugün hem tüm merkezlerde çeşitli etkinliklere yer veriliyor hem de kimi yazarlar için kampanya sürdürülüyor. Uluslararası PEN'in bu yıl mercek altına aldığı ve kampanya açtığı hapisteki yazarlar şöyle: Cesario Alejandro Félix Padilla Figueroa (Honduras); Me Nâm (Vietnam); Razan Zaitouneh (Suriye) Zehra Doğan (Türkiye) ve Ramón Esono Ebalé - Ekvatoryal Gine.

    15 Kasım'da bizler, beş kuruluş (PEN Türkiye Merkezi, Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti,Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği) ortak bir basın toplantısı düzenledik. Adalet isteğimizi, hukuk devletinde yaşama isteğimizi; gazeteci ve yazarların tümünün serbest bırakılıp, tutuksuz yargılanması gereğini kamuoyuyla paylaştık.

    Bu toplantının ortak açıklamasını, ayrıca PEN Türkiye olarak "Hapisteki Yazarlar Günü"ne ilişkin bildirimizi, sitemizde okuyabilirsiniz.

    Sitemiz deyince: Bir Sivil Toplum Kuruluşu olan "Freedom House" (Özgürlük Evi) "İnternette özgürlük: 2017’ raporunu yayınladı. Araştırmada 65 ülkede internet üzerindeki yasaklar ve sınırlamalar inceleniyor. Raporda "32 ülkede internet özgürlüğü geçen yıla göre kötüye gitti. Ukrayna, Mısır ve Türkiye en büyük gerilemenin yaşandığı ülkeler oldu" dendi.

    Kasım ayında yine "Adalet Sarayı"nda tutuklu gazeteci ve yazarların çeşitli duruşmalarında yönetim kurulumuz hazır bulundu. Bu duruşmaları Uluslararası PEN ve çeşitli yabancı PEN Merkezlerinin temsilcileri de izliyor.

    Ekim mektubumda, duruşmaları izlemekte yönetim kuruluna yardımcı olabilecek üyelerimizin ses vermesini istemiştik. Kimseden ses çıkmadı. Bir başka çağrımız da çeşitli komitelerde görev almak isteyenlereydi. O konuda ses verenler geçen ay toplantımıza katıldılar ve kolları sıvadılar bile...

    Hepinize Sevgi ve Saygıyla

    Zeynep Oral

    Başkan - PEN Türkiye.

  • 22 Nisan 2017

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    16 Nisan Referandum'u geride kaldı. Hiç ama hiç eşit olmayan koşullarda , yasal olmayan ortamda, OHAL uygulamasında, muhalif basının susturulmaya çalışıldığı, yazar ve yöneticilerinin hapse tıkıldığı, seçilmiş milletvekillerinin tutuklu bulunduğu, baskı, şiddet, tehdit ve engellemelerle sürdürülen bir kampanya sonucunda gerçekleşti bu halk oylaması...

    Sandıkların kapandığı andan başlayarak, ihlal haberleri, mühürsüz zarflar ve oy pusulaları, "tercih" yerine "evet" damgası, sandık kaçırmalar, korkutma eylemleri, sandık görevlilerine saldırılar birbirini izledi.

    Yüksek Seçim Kurulu , kendi koyduğu kuralı çiğnedi , oylama sürerken kuralları değiştirdi , itirazları yok saydı.

    Sonuç , yüzde 51,4 Evet, yüzde 48,6 diye açıklandı.

    Bunları zaten biliyorsunuz... Uluslararası PEN Yazarlar Birliği, referandum sonrasında bir açıklama yaptı. Uluslararası Başkan Jennifer Clement, bu yukarıdakileri özetleyen açıklamasında Temmuz ayındaki darbe girişiminden bu yana ifade özgürlüğünün daha da kısıtlandığına dikkati çekerek , "Hükümeti, OHAL’i üç ay daha uzatma kararını değiştirmeye ve sırf ifade hakkını kullandığı için tutuklanan gazetecileri serbest bırakmaya çağırıyoruz."dedi. (Açıklamanın Türkçe özetini ve İngilizce tümünü PEN Türkiye sitemizde görebilir okuyabilirsiniz.)

    Nisan ayının en güzel haberi her yıl verilen Avrupa Birliği Edebiyat Ödüllerine bu yıl Türkiye'den bir yazarın da hak kazanmasıydı. Edebî zenginliklere, yetenek ve yaratıcı güce sahip genç yazarları keşfetmeyi amaçlayan ve Avrupa Kitapçılar Federasyonu, Avrupa Yazarlar Konseyi ve Yayıncılar Federasyonu tarafından düzenlenen Avrupa Birliği Edebiyat Ödülünü kazanan 12 yazardan biri de Türkiye'den Sine Ergül oldu.

    Bu yarışma birkaç aşamalı gerçekleşiyor. Türkiye ayağının sorumluluğu, önceki yıllarda olduğu gibi PEN Türkiye'ye verilmişti. Metin Celal, Suat Karantay, Çiler İlhan, Tarık Günersel ve benden oluşan Türkiye jürisi 2015-16 yıllarında yayınlanan öykü kitapları içinden Sine Ergün'ün "Baştankara" kitabını seçtikten sonra, bu kitaptaki iki öyküyü İngilizceye çevirtip Uluslararası Jüri'ye gönderdi. Uluslararası jüri, tüm ülkelerin önerilerini aldıktan sonra seçimini yaptı. Malta Konseyi AB Başkanı’nın ve Avrupa Parlamentosu temsilcilerinin de katılacağı ödül töreni 23 Mayıs 2017’de Brüksel 'de düzenlenecek.

    Ancak gelin görün ki, Türkiye Hükümeti 2016 sonunda Avrupa Kültür -Sanat Projelerinden çekilme kararı aldı. Yarışma 2016 başında duyurulduğundan biz çalışmamızı yıl sonuna dek tamamladık . Yarışmayı kazananların hak ettiği ayrıcalıklardan (kitabın tümünün yabancı dillere çevrilmesi, farklı ülkelerde yayınlanması, tanıtım ve lobi etkinlikleri , vb...) Sine Ergün'ün yararlanıp yararlanmayacağından henüz emin değiliz.

    Nisan Ayının bir başka güzel olayı 20-22 Nisan Osmaniye'deki "Yaşar Kemal Buluşması"ydı. Yazarın doğduğu köy Hemite ziyaretini de içeren buluşmada açık oturumlar, sergi, konser, okullar arası öykü ve resim yarışmaları, yer aldı. (Ayrıntılar : http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/726322/Yasar_Kemal_kulturel_bell...)

    22. TÜYAP İzmir Kitap Fuarı açıldı. 450 yayınevinin katıldığı , 8 günlük bu şölenin onur konuğu şair Sina Akyol. Açılışta, Akyol, tutuklu bulunan gazeteci ve yazarları, biran önce aralarında görmeyi dilediğini söyledi. Fuara, üyelerimizin büyük bir bölümü katılıyor. Ancak hepimizin içinde ayni acı: Bir kitap fuarı daha Edebiyat Şövalyemiz, Kitap Fuarlarının gülümseyen yüzü Turhan Günay'sız sona erecek.

    PEN Türkiye olarak bugüne dek Türkiye Yayıncılar Birliği'yle sıkı işbirliği yaptık. Birliğin Başkanı Metin Celal, dernekte 22 yıl emek verdiğini belirterek, Birliğin yeni Yönetim Kurulunda görev almamaya karar verdi. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2017-2019 çalışma döneminde görev yapacak yeni Yönetim Kuruluna bundan böyle Kenan Kocatürk başkanlık edecek. Metin Celal'e emekleri için teşekkür ediyor, Kenan Kocatürk'e, hayırlı olsun dileklerimle, olumlu işbirliğini sürdürme umudumu iletiyorum.

    Nisan Ayı kitabı olarak Yönetim Kurulumuz Hayri. K.Yetik'in Ayrıntı Yayınlarından çıkan "Arkaik Ortadoğu" ve "Romantik Ortadoğu" kitaplarını seçti. Hem birbirinden bağımsız , hem biri ötekinin devamı... Yaralı bir coğrafyadan, dünden bugüne metinler arası yolculuk...

    Hepinize Sevgi ve Saygılarımla,

    Zeynep Oral

    Başkan.

    PEN Türkiye.

  • 10 Mart 2017

    Sayın / Sevgili PEN Üyeleri

    Her ay üyelerimize yazdığım, ilişkileri canlı tutmaya çalıştığım bu mektupların ne denli okunduğundan kuşkum olsa da, aylık haberleşmeyi sürdürmeye kararlıyım.

    10 Mart'ta PEN Duygu Asena Ödülünü İstanbul'da Alşman Kültür Evi (Goethe Enstitüsü) Kütüphanesinde gerçekleştirdiğimiz bir törenle Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel'e verdik. Dilbilimci hocaların, yazarların, gazetecilerin, yayıncıların hazır bulunduğu törenin ayrıntılarını sitemizden ya da Cumhuriyet'teki yazımdan okuyabilirsiniz. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/696791/Kadinlar_susmayin_.html

    Her yıl verdiğimiz PEN Şiir Ödülü bu yıl Egemen Berköz'ün. Yönetim Kurulumuz Ödül gerekçesini şöyle belirledi:

    İlk kitabı Çin Askeri Ah Devran'dan(1966) başlayarak sarsıcı bir şiir yazan, insanın yalnızlığını toplumsal varlığı içinde değerlendiren, her zaman daha derini yoklayan, fakat bu yoklamayı insanın iç sesiyle yapıyormuş gibi düşündürten, Türk şiirinin 60 kuşağından gelen öncü ismi Egemen Berköz'ü 2017 PEN Türkiye Şiir Ödülü ile selamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şiiri kadar çevirileri ve yazılarıyla da edebiyata, şiire, müziğe ve yaşama dingin, usul bir ses katan Egemen Berköz az yazmasına karşın, unutulmaz şiirleriyle de her zaman farklı bir ses olmayı sürdürüyor.

    Hepinizi ödül töreni ve kokteyle bekliyoruz.

    Biliyor musunuz? Ocak ayında ülkemizde 29 kadın öldürüldü. Şubat ayında 38 kadın öldürüldü... Bir 8 Martı daha geride bıraktık... Mart ayı kitabı olarak, Şirin Tekeli'nin "Feminizmi Düşünmek" adlı kitabını seçtik. (İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları) . Ülkemizdeki kadın hareketinin öncülerinden olan Şirin Tekeli, bir bilin insanı titizliğiyle yıllarca hem bu yolda çeşitli kurumların kurulmasını sağladı hem de yazılarıyla bir kaç kuşak feminist yazarın yetişmesine yol açtı. 40 Yıl boyunca yazdığı yazılardan oluşan bir seçkiyi "Feminizmi Düşünmek" başlığı altında toplarken, hem kadın hareketinin gelişimine ve dönüşümüne ışık tutuyor, hem de günümüze ilişkin öneriler ve uyarılar sunuyor.

    Sevgili ve Sayın Üyeler,

    Sinirlerin gerildiği, her geçen gün nefret dilinin daha da yaygınlaştırıldığı, kin ve düşmanlık duygularının kışkırtıldığı, kavgaların azdırıldığı bir dönemden geçiyoruz. 16 Nisan referandumuna dek bu durum daha da tırmandırılacak. O nedenle hepimize çok iş düşüyor. Şiddetten arınmış, çok sesli ve daha adil bir Türkiye için "Hayır" diyenlerin daha da çoğalmasını istiyorum ve bunun için çalışıyorum. Tek sesliliğin egemen kılınmaya çalışıldığı, farklılıklara tahammül edilemeyen bu dönemde, demokrasiye, laikliğe, çağdaşlığa , insan haklarına sahip çıkmak için hepinize güç ve cesaret diliyorum.

    21 Mart Salı günü Şiir Ödül Törenimizde buluşmak üzere,

    Sevgi ve Saygılarımla,

    Zeynep Oral.

    Başkan - PEN-Türkiye

  • 16 Şubat 2017

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Ocak ayının son günlerinde Uluslararası PEN , Başkan Jennifer Clement ' in de aralarında bulunduğu kalabalık bir yazar ve yayıncı grubu olarak Ankara ve İstanbul'a geldi. Ülkemizde yaşanmakta olan baskı, haksızlık, akademisyenlerin işlerine son verilmesi, hapisteki yazar ve gazeteciler, ele aldıkları konular arasındaydı. Ankara'da Kültür Bakanı ve kimi milletvekilleriyle görüştüler. İstanbul'da Silivri Cezaevi yollarında manevi şiddete uğradılar. Yazarları hapiste olan gazeteleri ve PEN Türkiye merkezini ziyaret ettiler. Yazarlarla buluştular. İzlenimlerini dünyanın dört bir yanındaki PEN kuruluşlarıyla paylaştılar.

    Ocak ayında PEN Türkiye, TYS ve Türkiye Yayıncılar Birliği'yle birlikte Evrensel Basım Yayın 'la dayanışma toplantısına katıldı. Evrensel Yayınlarının kapatılmasını kınandı. OHAL bahanesiyle yaşanan yasaklara, haksızlıklara dikkat çekildi. Gerek bu toplantıya, gerek Antalya'da Almanya Büyükelçiliğinin düzenlediği "Medya ve İnsan Hakları" konulu toplantıya, PEN Türkiye adına İkinci Başkanımız Halil İbrahim Özcan katıldı.

    Sevgili PEN Üyeleri

    7 Şubat 2017'de ki KHK ile 330 öğretim görevlisi haklarında herhangi bir kesinleşmiş disiplin veya ceza yargılaması olmaksızın memuriyetten ihraç edildi. Böylece Ağustos 2016’dan bu yana üniversitelerden ihraç edilenlerin toplam sayısı 4.464 kişiye ulaştı. Bu gerçeği şiddet olarak nitelendiriyor ve bu koşullarda eğitimin nasıl sürdürülebileceğini sormaktan kendimi alamıyorum.

    PEN Türkiye Yönetim Kurulu olarak Akademisyen kıyımına ve eğitimdeki kan kaybına karşı şu açıklamayı hazırladık:

    Evrensel düşüncenin yuvası üniversitenin yuvasını yapma süreci neredeyse tamamlanmış durumda. Hemen her hafta hazırlanan listeler ve çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle üniversitelerde demokrat, laik, özgürlükçü, eleştirel düşünen, öğrencilerini biata, itaata değil, sorgulayıcı olmaya yönelten akademisyenlerin görevlerine son veriliyor. Bu yetmiyormuş gibi tartaklanarak gözaltına alınıyorlar, cüppeleri polis postalları altında eziliyor.

    Gazetecilerin tutuklu olduğu, televizyonların susturulduğu, İstanbul'un göbeğinde kitabevlerinin saldırıya uğradığı, rektörlerin, milli eğitim müdürlerinin, din görevlilerinin yasaya ve vicdana aykırı biçimde referandum için tercihlerini açıkladığı, halkın haber alma hakkının hemen hiç kalmadığı bir ortamda, bilimin ve aydınlığın son kaleleri olan üniversitelerden akademisyenlerin atılmalarını kuvvetle kınıyoruz.

    Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti'nde bilimsel, eleştirel, çağdaş düşüncenin her zaman üstün gelmesi için mücadeleden yanayız ve üstün geleceğine inanıyoruz.

    Bu ayın kitabı olarak, Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz'in yazdıkları, İletişim Yayınlarından çıkan "Barış İçin Akademisyenler " kitabını seçtik. Kitabın alt başlığı "Olağanüstü Zamanlarda Akademiyi Savunmak." İki yazar, akademisyenlere yönelik baskıyı, haksızlığı, suçlamaları, cezaları, hukuki açıdan sorgularken, ayni zamanda yaşadığımız hukuksuzluğu , adaletsizliği, vicdansızlığı, kabusu da ortaya koyuyor.

    Önümüzdeki günlere ilişkin unutmamanız gereken, şimdiden not etmeniz gereken üç tarih:

    1 Mart'ta (13:30 -18:30) Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal'i Anma Etkinliği düzenliyor.

    10 Mart'ta - PEN Duygu Asena Ödül Töreni.

    21 Mart'ta PEN Şiir Ödülü Töreni.

    Her iki Ödül sonuçlarını önümüzdeki günlerde açıklayacağız.

    Hepinize Sevgi ve Saygılarıma.

    Zeynep Oral

    Başkan - PEN Türkiye Merkezi

  • 20 Ocak 2017

    Sayın / Sevgili PEN Üyeleri

    2017 Yılının bu ilk mektubunu yazarken, yine karanlık günlerden geçiyoruz. Yeni bir yıla şiddet ve terör belasıyla girdik. Sadece insan yaşamı değil, hukuk sistemimiz, eğitim sistemimiz ve geleceğimiz de tehdit ve tehlike altında....Ocak ayında OHAL'in bir kez daha uzatılması... Ülkenin kanun hükmünde kararnamelerle yönetilmesi... Tüm hak ve özgürlüklerin askıya alınması...Meclisteki şiddet olayları... Anayasa tartışılarken yaşanan anayasa ihlalleri... Eğitim müfredatındaki rezillikler...

    İşte bu ortamda 10 Ocakta "Çalışan Gazeteciler Bayramı" vardı ve kutlayamadık. Onun yerine ülkemizde işten atılan doku z bin gazeteci; hapisteki 147 gazetecimizle empati kurmaya çalıştık. Uluslararası iletişim Örgütleri Yeni yılın ilk günlerinde dünyada 328 yazar ve gazetecinin hapiste olduğunu bunların 147'sinin Türkiye'de bulunduğunu açıkladı.

    Sevgili Üyeler.

    Her yıl Yönetim Kurulu üyemiz yazarımız Zeynep Aliye'nin rehberliğindeki PEN Öykü Atölyesini, bu yıl 18 Şubat-15 Nisanda, her cumartesi 14.30-17.30 saatleri arasında, toplam 27 saatlik bir programla hayata geçiriyoruz. Hazırladığımız duyuruyu gerek sitemizden, gerek basından izleyebilir , yaygınlaştırmak için bizlere yardımcı olabilirsiniz. Mekanın darlığı nedeniyle katılımcı sayısı sınırlı tutulmak zorundadır. Başvurular , Zeynep Aliye'ye doğrudan yapılmalıdır. (Tel: 533 266 50 34 ya da e- posta: zeynepaliye@hotmail.com) Sizden şimdiden iki tarihi ajandanıza not etmenizi rica ediyoruz. PEN Türkiye her yıl iki ödül veriyor. Biri PEN Şiir Ödülü, bir diğeri PEN Duygu Asena Ödülü. Her iki ödülün sonuçlarını şubat ayında açıklayacağız. Önceki yıllarda olduğu gibi 21 Mart Dünya Şiir gününü Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi'nde saat 18:30'da başlayacak PEN Şiir Ödül Töreniyle kutlayacağız. PEN Duygu Asena Ödülümüz içinse tören ve toplantımız 10 Mart'ta Alman Kültür Merkezi'nde saat 18:00'de...

    Bu ayın kitapları olarak 2 Ocak'da 91 yaşında yitirdiğimiz günümüzün en etkili sanat eleştirmenlerinden biri olan John Berger'in tüm eserlerini seçtik. Farklı sanat alanları ve disiplinler arasında kurduğu güçlü bağlarla, denemeleri, romanları, senaryoları ve belgeselleriyle ufkumuzu açan John Berger'in eserlerinin çok büyük bir bölümü ülkemizde Metis Yayınlarınca yayınlandı. .

    Sevgili Üyeler, Yeni yıla ekonomik çöküntüyle girdik. Lütfen aidatlarınızı öder misiniz? PEN Türkiye'nin 500 kadar üyesi var ancak çeşitli özel ricalar sonucu aidatını ödeyen 40 üyemiz ya var ya yok.

    Tüm üyelerimiz için yeni PEN kimlikleri hazırlanıyor. Borcu olmayanlar 30 TL karşılığında 4 yıllık kimliklerini, PEN kartlarını alabilecek. Borcunuzu, bize gönüllü yardım eden Şen Çakır arkadaşımızdan öğrenebilirsiniz.:Tel:0537 402 18 68 . E-Posta: sen.cakir@pen.org.tr

    Borç ödemeleri ve bağışlarınız için:
    Banka Hesap No: Ziraat Bankası Galatasaray Şb. (701)
    Hesap No: 1902677
    İBAN: TR 3700 0100 0701 0190 2677 5001

    Sevgi ve Saygılarımla,

    Zeynep Oral.

    Başkan - PEN Türkiye Merkezi.

  • 16 Aralık 2016

    Sayın / Sevgili PEN Üyeleri

    2016 yılının son mektubunu yazarken 10 Aralık terör saldırısının acısı ve öfkesi içimde büyüdükçe büyüyor. Yönetim Kurulu olarak tepkimizi "Türkiye bunları hak etmiyor." başlıklı bir açıklamayla kamuoyuna duyurduk. Sizlere de yolladığımız açıklamayı, sitemizde bulabileceğinizden burada tekrarlamıyorum.

    Kasım ayı çok yoğun geçti. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı'nda "Retorik - Siyas-Şiir" başlıklı panelimiz geniş ilgi gördü. Ayrıca bir çok üyemiz; Cumhuriyet Kitap'ın çağrısına uyarak, Cumhuriyet Standında kitaplarını hapisteki Cumhuriyet Yazarları ve özellikle Cumhuriyet Kitap'ın editörü Turhan Günay için imzaladılar. Katılımları için her birine ayrı ayrı teşekkür ederiz. En büyük teşekkürüm ise, Kitap Fuarında PEN standına uğrayarak hem bağlı oldukları kuruma ilgi gösteren, hem de aidatlarını ödeyen üyelerimize...

    15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü için gerek yurt içinde gerek yurt dışında çeşitli etkinliklere katıldık. Türkiye'de hapsedilmiş, kiminin iddianamesi bile hazır olmayan, 146 gazeteci ve yazar için sayısız basın toplantısında söz aldık. Cağaloğlu Gazeteciler Cemiyetinde, PEN Türkiye, Yayıncılar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası , Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Disk Basın İş ortak basın toplantısı; Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay'ın arkadaşlarının düzenlediği toplantılar ; Silivri Cezaevi ve Bakırköy Cezaevi önündeki nöbetler, bunlardan kimileri...

    15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü çerçevesinde İspanya'nın Katalan PEN'i bana "Özgür Ses Ödülü"nü verdi. Ödülü hapisteki yazarlarımız adına aldım ve seslerini duyurmakta en az benim kadar çalışan Yönetim Kurulu üyelerimize teşekkür ettim.

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününde içinde bizim de bulunduğumuz dokuz STK'nın düzenlediği Silivri Cezaevi önündeki "Yazarlar, gazeteciler Tutuksuz yargılansın" temalı basın toplantımızı, harekete geçen TOMA ve jandarma engeli yüzünden yarıda kesmek zorunda kaldık. Açıklamalarımızı, Silivri'nin deniz kıyısındaki meydanında bitirdik. Bu etkinliği yurt dışından ULuslararası PEN temsilcisi Wolfgang Roth ve İPİ (Uluslararası Basın Enstitüsü) temsilcisi Steven Ellis de katıldı.( Ayrıntılar için bakınız: http://platform24.org/guncel/1911/-gazetecilik-suc-degildir--demek-de-ya... ) http://gold.ajanspress.com.tr/linki/FsTTRTxbz3hw72Vyjry3pA2/?v=2&s=0&b=0... )

    Sevgili üyeler, yıl sonu yaklaşırken , ayın kitabı olarak Günışığı Kitaplığı'nın yayınladığı tüm çocuk kitaplarını seçmeye karar verdik. İlkokul çocuklarına kin ve nefret aşılamak için idam ipi veren hasta ruhlu insanlar öğretmenlik yaparken; ortaokullarda tekbir getirme seansları düzenlenirken , evet dindar ve kindar bir nesil yetiştiriliyor... İşte bu ortamda Günışığı Kitaplığı, Türkiye ve dünya yazarlarından seçtikleriyle, çocuklara çağdaş ve evrensel değerleri kazandırmaya çalışıyor. Özenli seçimler, özenli örnekler, farklı yaş gruplarına seslenen çok geniş bir yelpazeye yayılan edebiyat eserlerini farklı yaş grubundaki i çocuklara sunarken , onlara ayni zamanda okuma sevinci; edebiyat tutkusu aşılıyor. O kitapları ülkemin tüm çocukları okuyabilse, bu memleket farklı olurdu...

    Sevgili Üyeler, yıl sonu yaklaşıyor. Umut vaat etmeyen gelecek yıldan tek dileğim, bu yılı bize aratmaması... Her birinize sevdiklerinizle birlikte, şiddetten, kinden, nefretten arınmış; direnme gücü ve sevgisi ve şefkati bol bir yeni yıl diliyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla,

    Zeynep Oral.

    Başkan - PEN Türkiye Merkezi.

  • 17 Ekim 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri

    Zor karanlık günler. Yazarlar, gazeteciler hapiste.

    40 Bin kişi gözaltına alındı. 32 Bin kişi tutuklandı.

    1225 dernek , 934 Özel Okul, 15 üniversite, 129 yayınevi, 45 gazete, 23 radyo, 18 televizyon kanalı, 15 dergi, yüzlerce blog kapatıldı. Kapatılan gazete, radyo televizyonlar polis baskınlarıyla mühürlendi.

    Üniversitelerimiz , okullarımız hallaç pamuğu gibi dağıtıldı. Milli Eğitim Bakanlığı 28 bin 163 öğretmeni açığa aldı.

    Hak ve özgürlükler askıya alındı.

    İçimizde ve dışımızda savaş var. Şiddet var. Ayırımcılık var. Zulüm var.

    Ülke kanun hükminde kararnamelerle yönetiliyor.

    Nasılsınız, iyi misiniz???? Umarım hepiniz iyisinizdir?!

    Dünya Yazarlar Birliği PEN’in 82. Kongresi İspanya’nın Galisya Özerk Bölgesi’nde 26 Eylül - 2 Ekim tarihleri arasında yapıldı. Genel Sekreterimiz Tülin Dursun'un katkıları ve kendi çabalarımızla, Tülin Dursun, 2. Başkan Halil İbrahim Özcan , Dış İlişkiler sekreterimiz Tarık Günersel ve ben katılık. Kongre'de Türkiye odak noktasıydı. Düşünce ve İfade Özgürlüğü açısından mercek altına alınan ülkelerden biriydik. Elden geldiğince tüm soruları yanıtlamaya çalıştık. Kongreye son gün Murat Özyaşar'ın gözaltına alınması damgasını vurdu.

    Uluslararası Kongreyle ilgili ayrıntıları, sitemizden ve şu linklerden öğrenebilirsiniz :
    http://www.birgun.net/haber-detay/82-pen-kongresi-130379.html ;
    http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/607648/Dunyaya_Turkiye_yi_anlatm...
    http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/608733/Dunyanin_tum_kalemsorlari...
    http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/610899/10_yil_once_Anna_Politkov...

    Son bir ay içinde gerek hapsedilen yazarlar, gerek Haldun Taner'in kırılan Kadiköy'deki büstü için açıklamalar yayınladık. (Hepsini sitemizde okuyabilirsiniz) Şu günlerde de TÜYAP İstanbul Kitap Fuarına ve 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Gününe hazırlanıyoruz.

    Ekim Ayı kitabı olarak, uzun bir aradan sonra yeni bir romanla karşımıza çıkan Pınar Kür'ün "Sadık Bey" kitabını (Can Yayınları) seçtik. Hayat boyu yapılan seçimler, farkındalık, seçimlerimizi sorgulama, kendiyle ve çevreyle hesaplaşma, değerlerle hesaplaşma , bedel ödeme, vazgeçme, geçmişle yüzleşme... Edebiyat tadı ve okuma mutluluğu bir arada... Sadık Bey'in kaderiyle, ülke kaderinin kesiştiği usta işi bir labirentte gerilimli bir yolculuk... Yazarımızı kutluyoruz.

    Arkadaşlar, bu mektupları galiba suya yazıyorum, duvarla konuşuyorum. Hiç kimse aidatın ödemiyor. Yılda 60 liralık aidattan söz ediyorum. (Yazıyla atmış lira.)

    Üyemiz olan ve üyemiz oldukları için kıvanç duyduğumuz yazarlar aidat ödemiyor. Anlı şanlı, dünya çapındaki yazarlarımız aidat ödemiyor. Şairlerimiz aidat ödemiyor. Çok satan listelerindeki romancılarımız ödemiyor. Öykücülerimiz ödemiyor. Yabancı dillere çevrilenler ödemiyor. Milletvekili yazarlarımız ödemiyor. Gazeteci yazarlarımız ödemiyor. Ödüllü yazarlarımız, ünlüler ödemiyor, ünlü olmayanlar ödemiyor. İstanbul'daki son kongremizde, "yönetime biz talibiz" diyenler ödemiyor.

    Lütfen aidatlarınızı öder misiniz? Bunu başka nasıl söyleyebilirim ki??? Tüm üyelerimiz için yeni PEN kimlikleri hazırlanıyor. Ancak borcu olmayanlar 30 TL karşılığında 4 yıllık kimliklerini, PEN kartlarını alabilecek. Lütfen bizi üzmeyin ve aidatlarınızı ödeyin. (Borcunuzu Şen Çakır :537 402 18 68 arkadaşımızdan öğrenebilirsiniz. )

    Borç ödemeleri ve bağışlarınız için:

    Posta Çeki Hesabı: 1051192
    Banka Hesap No: Ziraat Bankası Galatasaray Şb. (701) Hesap No: 1902677
    İBAN: TR 3700 0100 0701 0190 2677 5001

    Hepinize Sevgi ve Saygılarımla,

    PEN Türkiye Merkezi

    Başkan - Zeynep Oral

  • 29 Ağustos 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Eylül Mektubunu, Eylül gelmeden önce 29 Ağustos'ta yazıyorum.

    Her sabah, katliamlar, bombalar, mayınlara uyandığımız; yeni ölümlere, yeni haksızlıklara gözlerimizi açtığımız şu günlerde , bu sabah ulu bir çınarın ölüm haberiyle güne başladık.

    Edebiyatımızın ve toplumsal tarihimizin ulu çınarı Vedat Türkali'yi kaybettik. Romanları, oyunları, senaryoları, şiirleri, denemeleri... Onlar yaşamaya devam edecek. Emeğin, özgürlüğün, barışın eşsiz savunucuydu. Haksızlığa, sömürüye, şiddete karşı son güne dek mücadele etti. Toplumsal duyarlılığı ve dik duruşuyla, kendinden sonraki kuşaklara örnek oluşturdu. Anısı önünde saygıyla, sevgiyle, minnetle eğiliyor, tüm yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyorum.

    Sevgili Vedat Türkali'ye ilişkin duyurumuzu, bugün daha önce tüm üyelere ve iletşim araçlarına yolladık. Duyurumuzu sitemizde de okuyabilirsiniz. ( Teşekkürler, gönüllü emekçimiz Nihat Ateş)

    Bir başka duyurumuz de 1 Eylül Dünya Barış Günü'yle ilgili. Bu duyuruyu, Yönetim Kurulu Üyemiz Haydar Ergülen kaleme aldı. Sitemizde okuyabilirsiniz.

    Dün PEN Yönetim Kurulu adına Dış İlişkiler Sekreterimiz Tarık Günersel ve kimi PEN üyesi olan ya da olmayan yazarlar, Aslı Erdoğan'ın annesi Mine Aydostlu'yu evinde ziyaret ederek, kendisine üç beyaz gül takdim etti. Biri Direniş, biri Dayanışma, biri de Daha güzel günler umuduna...

    Aslı Erdoğan'ın sırf yazıyı seçtiği ve yazdığı için tutuklanmasına, ilk andan beri karşı çıkan PEN Türkiye,(Kamuoyu açıklamamızı sizlerle paylaşmıştık) bütün bu süreçte Uluslararası PEN Federasyonu ve onun dünyadaki 150 merkeziyle iletişim kurarak, düşünce ve ifade özgürlüğü konusundaki görevini ve sorumluluğunu yerine getirdi. Bundan sonra da bu görevi sürdüreceğimizi sayın Mine Aydostlu'ya bildirdim.

    İşte Eylül Mektubumu erken yazmamın nedeni: PEN Türkiye Yönetim Kurulu 2 Eylül Cuma günü saat 16:00'da Bakırköy Kadın ve Çocuk Kapalı Cezaevi Önünde Aslı Erdoğan için özgürlük nöbetine katılacak. Tüm üyelerimize duyurur, katılabilecekleri dayanışmaya davet ederiz. (İletişim için 2. Başkan: Halil İbrahim Özcan: 532 741 56 51)

    Bu arada Eylül ayı kitabı olarak usta yazarımız Aslı Erdoğan'ın tüm kitaplarını seçtiğimizi bildirmeliyim.

    Sevgili PEN üyeleri: Bunca önemli ve asal konular arasında, tatsız ve sıkıcı bir konuya değinmek zorundayım:

    Lütfen aidatlarınızı öder misiniz? Kasamız bomboş. Tüm üyelerimiz için yeni PEN kimlikleri hazırlanıyor. Ancak borcu olmayanlar 30 TL karşılığında 4 yıllık kimliklerini, PEN kartlarını alabilecek. Lütfen bizi üzmeyin ve aidatlarınızı ödeyin. (Borcunuzu genel Sekreterimiz Tülin Dursun : 0533 218 42 90 ya da Şen Çakır :537 402 18 68 arkadaşımızdan öğrenebilirsiniz. )

    Posta Çeki Hesabı: 1051192
    Banka Hesap No: Ziraat Bankası Galatasaray Şb. (701) Hesap No: 1902677
    İBAN: TR 3700 0100 0701 0190 2677 5001

    Hepinize Sevgi ve Saygılarımla,

    PEN Türkiye Merkezi

    Başkan - Zeynep Oral

  • 5 Ağustos 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri

    Hayat "cilvelerle" dolu... Sizlere her ay yazdığım, Yönetim Kurulu olarak neler yaptığımızı paylaştığım şu mektuplar var ya... Şimdi baktım, geçen ayki mektubumu 14 Temmuz'da yazmışım. Hani bir gün daha bekleyecek, erteleyecek olsam , bambaşka bir mektup çıkacaktı ortaya...

    Rastlantıya bakın ki 15 Temmuz akşamı, darbe girişiminin olduğu , Meclisin bombalandığı, "kardeşin kardeşi vurduğu", insanların katledildiği o kahrolası akşam saatlerinde Yönetim Kurulumuz bir aradaydı.

    Yaşananları tekrarlamayacağım. Hepiniz biliyorsunuz.

    16 Temmuz sabahı kamuoyu açıklamamız hazırdı. Ayni gün hepinizle, tüm üyelerimizle paylaştık. Askeri ya da sivil tüm darbelere karşı olduğumuzu bildiren; laiklik ilkesinin, Anayasaya, tüm yasalara saygının ve kuvvetler ayrılığının önemini vurgulayan ; camilerin siyasal amaçlarla kullanılmasını kınayan bildirimiz yayın organlarında yer aldı. Kamuoyuna açıklamamızın tümünü PEN Türkiye Sitemizde: www.pen.org.tr adresinde bulabilirsiniz., burada tekrarlamıyorum. Darbe girişiminden bu yana geçen onca günden sonra o açıklamadaki her sözcüğün arkasındayız.

    Türkiye'de OHAL ilanından sonra, bir yarıştır başladı: Atatürk sevgisi ve onu yüceltme yarışı; demokrasi bayramına katıldığını kanıtlamak için bayrak sallama yarışı ve darbeci olmadığını ispatlamak için itiraflar ve iftiralar yarışı, kamuda ve her yerde "temizlik" yarışı...

    Bu mektubu sizlere yazdığım sıralarda "FETÖ'cü darbe girişimi" nedeniyle gözaltına alınanların sayısı 25 bin 917; tutuklamaların sayısı 13 bin 419'du... Haklarında işlem yapılan kamu çalışanlarının sayısı 62 bin 10 ... Pasaportu iptal edilenler: 74 bin 562 kişi.

    Yine darbe girişimine destek kapsamında 89 gazeteci hakkında gözaltı kararı verildi. İçlerinden 24'ü ‘terör örgütüne üye olmak' suçlamasıyla tutuklandı. 330 gazetecinin basın kartı iptal edildi.

    Biliyorsunuz PEN'in amaç ve ilkeleri arasında edebiyatı yüceltmek kadar, demokrasiyi, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmak da var. İlk göz altılarla birlikte 26 temmuzda bir açıklama daha yayınlama gereğini duyduk.

    "Mesleği gazetecilik olan ve hiç bir suça karışmamış olanların düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı gereği, suçlamaların en kısa zamanda iddialarıyla birlikte kamuoyuna sunulması gerekmektedir. Aksi halde topluma egemen olan adalete güvensizlik, daha da çoğalacaktır." deyip, içinde yaşadığımız bu zor günlerin intikam günlerine dönüşmemesi gerektiğini savunduk. Bu açıklamamızı da hepinizle paylaştık. Bu açıklamamızın da tam metnini PEN-Türkiye web sayfasında bulabilirsiniz.

    Son olarak İstanbul Şehir Tiyatrolarından uzaklaştırılan tiyatrocular için seferber olduk. Muhalif tüm aydınlara, yazarlara, sanatçılara yönelik "cadı Avı"nın durdurulması için, Türkiye Yazarlar Sendikası, TOBAV, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Kültür Sanat Sen , Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği (UPSD), Mimarlar Odası gibi birçok kuruluşla güç birliği yaparak, "Ne Darbe , Ne OHAL" dedik. " "Çözüm demokrasi, bağımsız yargı, insan hakları, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmadığı bir Türkiye’de birlikte yaşamaktır. " dedik.

    Sevgili üyeler, dünya çapındaki tarihçimiz , yazarımız, bilim insanımız Prof. Halil İnalcık, eserleriyle yaşayanlar arasına katıldı. Tarih bilincinin büyük üstadı, bilge insan, sayısız öğrenci yetiştiren hocaların hocası sonsuzluğa uğurlandı. Kendisini, şükranla, sevgiyle , saygıyla anıyor , tüm eserlerini Ağustos ayı kitabı olarak belirlediğimizi kıvançla duyuruyoruz.

    Hepinize Sevgi ve Saygılarımla

    PEN Türkiye Merkezi

    Başkan - Zeynep Oral

  • 14 Temmuz 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri

    Temmuz ayı, ülkemizde kol gezen ekonomik ve politik fırtınaların yanı sıra , canlı bomba tehditleriyle birlikte geldi....

    Ha bire değişen, fır dönen haysiyetsiz dış politikalar halkı canlı hedef haline getirirken, iç politikada özellikle eğitim alanındaki değişiklikler geleceğimizi tehdit eder oldu. Eğitim Birliğini yok sayan , Anayasaya ve eşitlik ilkesine aykırı uygulamalar, Meclis'te kabul edilen "Maarif Vakfı Kanunu" çocuklarımızı, gelecek kuşakları laik eğitimden uzaklaştırıp dini eğitimin yaygınlaşması için yol açtı ve açacak. Bu kanuna dikkatleri çekmek için açılan bir kampanyayı hepinize duyurmayı bir görev sayıyorum. (Bakınız: "TBMM'de kabul edilen Maarif Kanunu'nu kabul etmiyorum")

    Bu gelişmeleri yakından izleyen yönetim kurulumuzun İstanbul Atatürk Hava Limanındaki İŞİD katliamından sonra yayınladığı açıklamaya, yurt içinden ve dışından sayısız taziye ve dayanışma mesajı geldi. ( Kamuoyuna açıklamamızı PEN Türkiye Sitemizde: www.pen.org.tr bulabilirsiniz. )

    Anımsayacaksınız, Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla Nöbetçi Yayın Yönetmeni görevini üstlenen gazeteci-yazar Ahmet Nesin, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı ve Evrensel gazetesi yazarı Şebnem Korur Fincancı ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla tutuklanmışlardı. Serbest bırakıldıktan sonra PEN Merkezimize gelerek bir teşekkür ziyaretinde bulundular. Edebiyatı yüceltmek kadar, demokrasiyi, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmayı ilke edinmiş PEN , haksızlığa uğrayan tüm yazarlar ve gazetecilerle dayanışmayı sürdürecektir.

    Sizlere bu mektubu yazdığım saatlerde Uluslararası PEN, İngiliz, Alman, İsveç, ABD PEN merkezlerinin ve çeşitli Uluslararası Gazetecilik Örgütlerinin katılımıyla bir açıklama yayınladı. Açıklamada Türkiye'deki beş gazeteci hakkındaki suçlamaların derhal durdurulması istendi. Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Mehmet Baransu,Yıldıray Oğur ve Tuncay Opçin'le ilgili açıklamanın İngilizcesini şu adreste bulabilirsiniz.

    http://www.pen-international.org/newsitems/turkey-charges-against-five-j...

    Temmuz ayının kitabı olarak, Yönetim Kurulumuz Thomas More'un "ÜTOPYA" kitabını seçti. Gerekçesini, "ÜTOPYA 500 yaşında" diyerek Tarık Günersel yazdı. Sizlerle paylaşıyorum:

    "Dünyamız olabilecek en iyi dünya mı? Nasıl olmalı? Neler yaparsak daha iyi bir dünya kurabiliriz? "Olmayan Yer" anlamındaki Ütopya bu adı taşıyan eserden beri "Olması İstenen Yer" anlamında: Rönesans dönemi İngiliz hukukçu ve din bilgini Thomas More'un Latince yazdığı eser 1516 yılında basılmıştı: Ütopya'da herkes ihtiyaçlarının karşılanacağından emindir; ne zengin vardır ne de fakir.

    Bu yıl kitabın 500. yıldönümü kutlanıyor.

    Türkiye'deki yeni basımı Sadık Usta'nın çevirisi ile Kaynak yayınları arasında... Thomas More'un idamla sona erdirilen hayatı (1478-1535) "A Man For All Seasons" filminde işlenmişti -Youtube'da izlenebilir.

    Okuyup daha iyi düşünmek ve daha iyi bir dünya için daha verimli hamleler dileğiyle..."

    Bu dileğe canı gönülden katılıyorum.

    Hepinize Sevgi ve Saygılarımla

    PEN Türkiye Merkezi

    Başkan - Zeynep Oral

  • 3 Haziran 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Sıcak yaz günlerine geldik. Sadece havanın ısısı açısından değil, ülke içinde ve dışında çatışmalarla, bombalar ve katliamlarla, yaşamın her alanına egemen olan ayırımcı söylemlerle, kin, öfke ve intikam tutkularıyla beslenen, tek güç olma iştahıyla şahlanan baskı ve tehdit eylemleriyle sıcak bir yaz bizi bekliyor.

    Geçen ay, Mayıs mektubum, birçoğunuza ulaşmamış. Aylık mektuplardan vaz mı geçtin diye soranlar oldu. Hayır vazgeçmedim. Yıllardır iletişim ve sitemizden sorumlu Nihat Ateş'in adres değişikliği nedeniyle bir aksama oldu, ama artık düzeldi. (Bu nedenle bugün hem Mayıs, hem de Haziran mektubunu alıyorsunuz.)

    19 Mayıs Bayramını geri plana atıp , 29 Mayıs İstanbul fethini müsamere düzeyinde de olsa "Padişahım çok yaşa!" gösterisine dönüştürme çabası sürerken, Yönetim Kurulumuz, Haydar Ergülen'in kaleme aldığı şu mesajı yayınladı.

    "19 Mayıs...Aydınlığın karanlığı, ilerinin geriyi, çağdaşlığın bağnazlığı, özgürlüğün biat etmeyi, yeniliğin çürümüşlüğü, eşitliğin adaletsizliği ve mazlumun zalimi alt ettiği günün adı. Cumhuriyet, demokrasi ve bağımsızlık düşüncesini ve ateşini her zaman gençlerin taşıyacağına ve bunları taşıyanların hep genç kalacağına inanan, Cumhuriyetimizin kurucusu, özlemle andığımız Mustafa Kemal Atatürk'ün gençliğe armağan ettiği bu bayramı coşkuyla kutluyoruz."

    Geçen hafta Uluslararası PEN Yeni Sesler Yarışması'nın birinci etabı sona erdi. Türkiye seçimi yapıldı: PEN Türkiye Merkezi'nin Zeynep Aliye, Hikmet Altınkaynak, Tülin Dursun, Tarık Günersel ve Prof. Dr. Suat Karantay'dan oluşan jürisi, iletilen 59 öykü arasında bir değerlendirme yaptı ve "Kayıp" adlı öyküyü seçti. Seçilen öykünün yazarı Arif Aktaşlı İTÜ'de Mimarlık öğrenimi görüyor. Genç yazarımız Arif Aktaşlı'yı kutluyoruz.

    Arif Aktaşlı'nın öyküsü İngilizceye çevrildi. Türkçe aslı ile birlikte İngilizce çevirisi, Uluslararası PEN Jürisine teslim edildi. Uluslararası yarışmanın sonucu Eylül ayı sonunda İspanya'daki PEN Kongresi'nde açıklanacak. Kural gereği, öykünün o zamana kadar yayımlanmaması gerekiyor. PEN Genç Sesler Yarışması'na katılan tüm gençlere teşekkür eder, yazmayı sürdürmelerini dileriz.

    Haziran ayı kitabı olarak Yönetim Kurulumuz Orhan Bursalı'nın yazdığı "Aziz Sancar ve Nobel'in Öyküsü" kitabını seçti. (Kırmızı Kedi Yayınları.) Gerekçesini yazarın kitabın sonundaki sözlerinden seçtik.Orhan Bursalı'ya teşekkür ediyor ve o sözleri paylaşıyoruz: "Biz de Aziz Sancar'a teşekkür ederiz, ülke insanlarımızın odaklandıkları takdirde mükemmel bilim yapabileceklerinin kanıtını sunduğu, bilim dünyamıza güven verdiği, gençlere çok iyi bir örnek olduğu için... Ve... Ülkemizin geçtiği çok çok zor bir süreçte, yüzümüzü güldürdüğü ve hepimize gelecek güveni verdiği için. "

    Hepinize Sevgi ve Saygılarımla,

    PEN Türkiye Merkezi

    Başkan - Zeynep Oral.

  • 17 Mayıs 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Nisan ayının son günleri, Mayıs'ın ilk günleri PEN Türkiye Yönetim Kurulu için çok yoğun geçti. Üyemiz olsun ya da olmasın, tehdit altındaki gazetecilere, yazarlara ve akademisyenlere destek olmak, açılan davalarda hazır bulunmak, hak ihlallerinde tepkimizi paylaşmak; kültürel gündemde temsiliyet görev ve sorumluluğunu yerine getirmeye çalışmak... Birinden ötekine koştuk durduk.

    İçinizden kaçınız PEN Türkiye Merkezi'nin internet sitesine, web sayfalarına göz atıyor bilemiyorum. Üyemiz, arkadaşımız Nihat Ateş'in yıllardır gönüllü olarak hazırladığı bu sayfalarda bu söylediklerimi, artı hazırladığımız basın bültenlerini ve açıklamalarımızı ayrıntılarıyla bulabilirsiniz. Nihat arkadaşımıza tekrar teşekkür ederken Sitemizin adresini bir kez daha ekliyorum: http://www.pen.org.tr

    Nisan ayının son haftasında Diyarbakır' da, Uluslararası PEN ve Kürt PEN'le birlikte gerçekleştirdiğimiz "Barış Buluşması", gerek yörede gerek uluslararası arenada geniş yankı yaptı. Uluslararası temsilciler, farklı birikimlerden , farklı coğrafyalardan gelmiş konuşmacılar ortak bir dil, şiddetten arınmış bir dil yaratmaya çalıştık. İki günlük toplantının ayrıntılarını, toplantı sonunda basın toplantımızda paylaştığımız "Silahları bırakma çağrımızı" , ayrıca bu toplantıda yaptığım açılış konuşmasını yukarıda adresini verdiğim internet sayfasında bulabilirsiniz. Diyarbakır toplantımız yurt dışında da büyük ilgi uyandırdı. Uluslararası PEN'den toplantının önemini vurgulayan mesajlar aldık. Geçen hafta Slovenya'nın Bled kentinde yapılan ULuslararası PEN Barış Konferansında Başkan Jennifer Clement, yine dikkatleri Diyarbakırda'ki toplantıya çekiyordu. (Bakınız sitemizin İngilizce bölümü. ) Türkiye'yi Bled Barış Konferansında iki üyemiz temsil etti: Nilgün Cerrahoğlu ve Nil Mutluer. (Bu toplantıya ilişkin Nilgün Cerrahoğlu'nun izlenimlerini şu adresten okuyabilirsiniz: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/533748/Kalem_kilici_kestiginde.h... )

    Her iki katılımcıya da özenleri, dikkatleri, emekleri ve çabaları için teşekkür ederiz.

    Sevgili Üyeler,
    Geride bıraktığımız günlerde 23 Nisan kutlamalarının yasaklandığına tanık olduk. Yönetim Kurulu olarak şu açıklamayı yaptık: "Türkiye Cumhuriyeti'nin 23 Nisan ile 29 Ekim gibi temel günlerini savunmak geleceği savunmaktır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bağlamında çocuk istismarını tekrar kınar, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni kılavuz alan bir eğitim talep ederiz. Çocuklarımız kız-erkek eşitliği, araştırmacı ve eleştirel düşünüş, sanat, bilim kültürü, spor ve dünyaya sorumluluk gibi değerler çerçevesinde yetiştirilmelidir. Laik eğitimde ısrarcıyız. Kız ve erkek çocuklarını doğalarına aykırı olarak birbirlerinden ayrı yetiştirmeye yönelik her türlü girişimin de karşısında olduğumuzun altını çizeriz. "

    Bu yıl Uluslararası PEN Yeni Sesler Ödülünün öykü dalında verileceğini daha önce sizlere duyurmuştuk. Katılım süresi 10 Mayıs'ta sona erdi. Geniş bir katılım oldu. Zeynep Aliye, Suat Karantay, Tülin Dursun, Hikmet Altınkaynak ve Tarık Günersel'den oluşan PEN Türkiye Jürisi bir ya da iki öykü seçip Mayıs sonu sonucu duyuracak. Seçilen/ler İngilizceye çevrilip uluslararası jüriye yollanacak.

    Mayıs ayının kitabı, daha doğrusu kitapları olarak Shakespeare'in tüm yapıtlarını seçtik. Gerekçeyi şöyle belirledik: "Ölümünün 400. yıldönümünde William Shakespeare Eserleriyle Yaşayanlar arasında haklı bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor. Gerek şiir gerekse tiyatro alanındaki verimi insanlığın en üst düzeydeki ışık kaynaklarından.Örneklerden biri Macbeth piyesi. İktidar hırsının yol açtığı suçlar, geçici bir kazançtan sonraki yenilgi ve pişmanlıklar ile Macbeth tüm dünya için geçerliliğini koruyor, ne yazık ki. Bu ay Shakespeare'in bütün eserlerini seçtiğimizi açıklamaktan kıvanç duyuyoruz. Büyük ustaya küçük bir şükran ifadesi. Nice yüzyıllara, binyıllara, Sevgili Shakespeare!"

    Sevgili Dostlar , iki gün sonra 19 Mayıs. Sadece bağımsızlık mücadelesinin değil, aydınlanma mücadelesinin de ilk adımıdır bu tarih. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurtuluş savaşını başlatmak üzere yola çıkışı, yani bir bayram! Yaşınız kaç olursa olsun, hepinizin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla.

    PEN Türkiye Merkezi

    Başkan - Zeynep Oral.

  • 14 Nisan 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Sizlere Nisan mektubumu, yine çatışmaların, operasyonların, bombaların süregeldiği; yasakların, baskıların tehditlerin hız kesmediği bir ortamda yazıyorum. Ülkenin bir yanında savaş sürerken, kentler yerle bir edilirken, taş üstünde taş, baş üzerinde baş kalmazken, bir başka yanında yaşamın sanki bunlar hiç olmamış, olmuyormuş gibi devam etmesi insanın ruh sağlığını tehdit eder oldu.

    İşte bu ortamda 24 Nisan günü Uluslararası PEN, Kürt PEN'i ve PEN -Türkiye Merkezi Diyarbakır'da Mitannia Regency Otel'de uluslararası bir Barış Buluşması gerçekleştiriyor. Tüm üyelerimiz buluşmaya davetlidir. İstanbul'dan konuşmacı olarak Can Dündar ve Fikret İlkiz'in ; Merkezimizi temsilen de İkinci Başkanımız Halil İbrahim Özcan ve benim katılacağım buluşmaya özellikle Diyarbakır ve çevresindeki üyelerimizin katılımını bekliyoruz.

    Geride bıraktığımız günlerde Düşünce Suçuna Karşı Girişim’in iki yılda bir düzenlediği "Düşünce Özgürlüğü İçin İstanbul Buluşması" gerçekleşti. Uluslararası niteliktekibu önemli toplantıya,çeşitli sivil toplum kuruluşundan temsilciler katıldı. Uluslararası PEN'den Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin; PEN Türkiye'den benim konuşmacı olarak katıldığımız buluşmada ilk gün Türkiye’deki durum, ikinci günde ise dünyadaki yansımalar tartışıldı. Basın ve ifade özgürlüğünün engellenmesi,hakikatin gizlenmesi, hakaret davaları,sansür,devletin hukuk sistemine müdahalesi, suç sayılması gereken bu durumlarda cezasızlık gibi konular ele alındı, tanıklıklar dinlendi.

    16 Nisan Sevgili Hocamız Behçet Necatigil'in yaşgünü. Tam 100 yaşında oluyor. Geride bıraktığımız günlerde Mimar Sinan Üniversitesi'nde çok geniş kapsamlı "Behçet Necatigil 100 Yaşında" Sempozyumu büyük ilgiyle izlendi. Üyelerimizin büyük bir çoğunluğu konuşmacılar arasındaydı.

    Bu yıl Behçet Necatigil Emek Ödülü , üyemiz şair Egemen Berköz'e verildi.Kendisini, PEN Türkiye Yönetim Kurulu olarak, Haydar Ergülen'in kaleme aldığı şu mesajla kutladık: "Büyük şairimiz dervişmeşrep Behçet Necatigil'in 100. doğumyılında, şiirimizin alçakgönüllü ustalarından Egemen Berköz'ün 'Emek Ödülü' ile onurlandırılmasından tarifsiz bir mutluluk duyduk. 100 yılda bir rastlanacak bu buluşma nedeniyle Necatigil'i saygıyla anıyor, Berköz'ü yürekten kutluyoruz. Şiirlerinizin yüzyıllarca yaşaması dileğiyle..." Nisan ayı kitabı, kitapları olarak Yönetim Kurulumuz, Behçet Necatigil'in tüm şiir kitaplarını seçti. 100. Yaş "bahane" elbet. Şiirini, insana ve çağına adamış bu çok katmanlı şairi daha derinlemesine tanımak için bir bahane...

    İleriye dönül etkinliklerimizi şöyle özetleyebilirim: 19 Nisan'da İzmir TÜYAP Kitap Fuarında "Çocuk Edebiyatı ve Çocuk Tiyatrosu" başlıklı panelimiz var. Konuşmacılar Tülin Dursun, Halil İbrahim Özcan, Ceren Olpak ve Arslan Sayman. İzmirli tüm üyelerimizi bekleriz.

    19 Nisan ayni zamanda üyemiz Duygu Asena'nın yaş günü. 10 Yıl önce, aramızdan zamansız ayrılışıyla o artık hep 60 yaşında... 19 Nisan’da Kadir Has Üniversitesi'nde bütün gün sürecek “Duygu Asena ile Düşünmek” başlıklı etkinlik var. Ailesi, arkadaşları , gazeteciler, yazarlar, kadın ve insan hakları savunucuları akademisyenler ve okurları Duygu'nun hem yaşgününü kutlayacağız hem de onunla birlikte düşünerek karanlığı yarmaya çalışacağız. tarafından kutlanacak. Ana konuşmacı Fatmagül Berktay. Vedat Sakman'ın dinletisiyle sona erecek etkinliğe tüm üyelerimiz davetlidir.

    Ve Önemli bir haber: PEN Yeni Sesler ödül süreci başladı. Yeni Sesler Ödülü bu yıl da Öykü dalında. Bu yarışmaya hiç kitabı yayınlanmamış 19-29 yaşındakiler katılabiliyor. Yarışmaya , Times New Roman fontuyla 12 punto yazılmış 2000-4000 kelimeli tek öykü ile katılınabilir. Eposta ile yollanacak , son ileti tarihi 10 Mayıs.

    Adres: Şen Çakır
    Yarışma iki kademeli. Önce Pen Türkiye jürisi seçiyor. Ardından, seçilen öyküler yabancı dile çevrilip uluslararası jüriye yollanıyor. Uluslararası PEN Jürisi Mircea Cărtărescu (Romanya), Laia Jufresa (Meksika), Lee Yew Leong (Singapur), Andrei Kurkov (Rusya), John Ralston Saul (Kanada) ve Belçika'da oturan Annelies Verbeke'den oluşuyor. PEN Türkiye Jüri üyeleri ise Zeynep Aliye, Suat Karantay, Tülin Dursun, Hikmet Altınkaynak ve Tarık Günersel. Genç yazarların bilgisine sunuyor; üyelerimizden, yarışmayı duyurmaları yaymaları için yardımcı olmalarını rica ediyoruz.Hepinize Sevgi ve Saygıyla,

    Zeynep Oral.

    Başkan- PEN Türkiye

  • 15 Mart 2016

    Sayın / Sevgili üyelerimiz,
    Keşke sizlere bu mektubu bugün değil de 12 Martta yazsaydım...

    Henüz 13 Mart Pazar gününü yaşamamış olsaydık. O bomba patlamamış, Destina, Elvin, Ozancan, Hamide, Mehmet, Elif, Dorukhan, Songül, Erdem ve daha niceleri ölmüş olmasaydı... 7 Haziran seçimlerinden bu yana içinde debelendiğimiz kan gölü biraz daha genişlememiş olsaydı...

    Eğer bu mektubu sizlere bugün değil de 12 Martta yazmış olsaydım , ballandıra ballandıra neler anlatacak, sizlerle ne mutlu anlar paylaşacaktım...

    Örneğin 11 Mart akşamı Fransız Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdiğimiz PEN Duygu Asena Ödül Törenini ; ödülü alan Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi üyelerinin heyecanını ve mutluluğunu anlatacaktım. Gelmeyenlerin, ne büyük bir buluşma fırsatı kaçırdığını söyleyecektim... 14 Nisan 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    Sizlere Nisan mektubumu, yine çatışmaların, operasyonların, bombaların süregeldiği; yasakların, baskıların tehditlerin hız kesmediği bir ortamda yazıyorum. Ülkenin bir yanında savaş sürerken, kentler yerle bir edilirken, taş üstünde taş, baş üzerinde baş kalmazken, bir başka yanında yaşamın sanki bunlar hiç olmamış, olmuyormuş gibi devam etmesi insanın ruh sağlığını tehdit eder oldu. İşte bu ortamda 24 Nisan günü Uluslararası PEN, Kürt PEN'i ve PEN -Türkiye Merkezi Diyarbakır'da Mitannia Regency Otel'de uluslararası bir Barış Buluşması gerçekleştiriyor. Tüm üyelerimiz buluşmaya davetlidir. İstanbul'dan konuşmacı olarak Can Dündar ve Fikret İlkiz'in ; Merkezimizi temsilen de İkinci Başkanımız Halil İbrahim Özcan ve benim katılacağım buluşmaya özellikle Diyarbakır ve çevresindeki üyelerimizin katılımını bekliyoruz. Geride bıraktığımız günlerde Düşünce Suçuna Karşı Girişim’in iki yılda bir düzenlediği "Düşünce Özgürlüğü İçin İstanbul Buluşması" gerçekleşti. Uluslararası niteliktekibu önemli toplantıya,çeşitli sivil toplum kuruluşundan temsilciler katıldı. Uluslararası PEN'den Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin; PEN Türkiye'den benim konuşmacı olarak katıldığımız buluşmada ilk gün Türkiye’deki durum, ikinci günde ise dünyadaki yansımalar tartışıldı. Basın ve ifade özgürlüğünün engellenmesi,hakikatin gizlenmesi, hakaret davaları,sansür,devletin hukuk sistemine müdahalesi, suç sayılması gereken bu durumlarda cezasızlık gibi konular ele alındı, tanıklıklar dinlendi. 16 Nisan Sevgili Hocamız Behçet Necatigil'in yaşgünü. Tam 100 yaşında oluyor. Geride bıraktığımız günlerde Mimar Sinan Üniversitesi'nde çok geniş kapsamlı "Behçet Necatigil 100 Yaşında" Sempozyumu büyük ilgiyle izlendi. Üyelerimizin büyük bir çoğunluğu konuşmacılar arasındaydı. Bu yıl Behçet Necatigil Emek Ödülü , üyemiz şair Egemen Berköz'e verildi.Kendisini, PEN Türkiye Yönetim Kurulu olarak, Haydar Ergülen'in kaleme aldığı şu mesajla kutladık: "Büyük şairimiz dervişmeşrep Behçet Necatigil'in 100. doğumyılında, şiirimizin alçakgönüllü ustalarından Egemen Berköz'ün 'Emek Ödülü' ile onurlandırılmasından tarifsiz bir mutluluk duyduk. 100 yılda bir rastlanacak bu buluşma nedeniyle Necatigil'i saygıyla anıyor, Berköz'ü yürekten kutluyoruz. Şiirlerinizin yüzyıllarca yaşaması dileğiyle..." Nisan ayı kitabı, kitapları olarak Yönetim Kurulumuz, Behçet Necatigil'in tüm şiir kitaplarını seçti. 100. Yaş "bahane" elbet. Şiirini, insana ve çağına adamış bu çok katmanlı şairi daha derinlemesine tanımak için bir bahane... İleriye dönül etkinliklerimizi şöyle özetleyebilirim: 19 Nisan'da İzmir TÜYAP Kitap Fuarında "Çocuk Edebiyatı ve Çocuk Tiyatrosu" başlıklı panelimiz var. Konuşmacılar Tülin Dursun, Halil İbrahim Özcan, Ceren Olpak ve Arslan Sayman. İzmirli tüm üyelerimizi bekleriz. 19 Nisan ayni zamanda üyemiz Duygu Asena'nın yaş günü. 10 Yıl önce, aramızdan zamansız ayrılışıyla o artık hep 60 yaşında... 19 Nisan’da Kadir Has Üniversitesi'nde bütün gün sürecek “Duygu Asena ile Düşünmek” başlıklı etkinlik var. Ailesi, arkadaşları , gazeteciler, yazarlar, kadın ve insan hakları savunucuları akademisyenler ve okurları Duygu'nun hem yaşgününü kutlayacağız hem de onunla birlikte düşünerek karanlığı yarmaya çalışacağız. tarafından kutlanacak. Ana konuşmacı Fatmagül Berktay. Vedat Sakman'ın dinletisiyle sona erecek etkinliğe tüm üyelerimiz davetlidir. Ve Önemli bir haber: PEN Yeni Sesler ödül süreci başladı. Yeni Sesler Ödülü bu yıl da Öykü dalında. Bu yarışmaya hiç kitabı yayınlanmamış 19-29 yaşındakiler katılabiliyor. Yarışmaya , Times New Roman fontuyla 12 punto yazılmış 2000-4000 kelimeli tek öykü ile katılınabilir. Eposta ile yollanacak , son ileti tarihi 10 Mayıs. Adres: Şen Çakır Yarışma iki kademeli. Önce Pen Türkiye jürisi seçiyor. Ardından, seçilen öyküler yabancı dile çevrilip uluslararası jüriye yollanıyor. Uluslararası PEN Jürisi Mircea Cărtărescu (Romanya), Laia Jufresa (Meksika), Lee Yew Leong (Singapur), Andrei Kurkov (Rusya), John Ralston Saul (Kanada) ve Belçika'da oturan Annelies Verbeke'den oluşuyor. PEN Türkiye Jüri üyeleri ise Zeynep Aliye, Suat Karantay, Tülin Dursun, Hikmet Altınkaynak ve Tarık Günersel. Genç yazarların bilgisine sunuyor; üyelerimizden, yarışmayı duyurmaları yaymaları için yardımcı olmalarını rica ediyoruz. Hepinize Sevgi ve Saygıyla, Zeynep Oral. Başkan- PEN Türkiye

    Uluslararası PEN'den dostların katılımıyla ayni akşam tanıtımını yaptığımız Kırmızı Kedi Yayınevi'nden çıkan "Canımı Yakma" adlı kitabımızın yarattığı coşkuyu, törene katılan yazarların sevinçlerini paylaşacaktım. (Ayrıntıları http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/497035/Bir_degil_bin_Duygu_Asena... 'den okuyabilirsiniz.) Biliyorsunuz, hani her ay yönetim kurulumuz "Ayın Kitabını" belirliyor ya... Mart ayı için "Canımı Yakma" kitabımızı, ayın kitabı seçtiğimizi söyleyecektim...

    Gelin görün ki, o bomba patladı. Her yer kan, kan kan... Her yer acı. İçimden hiç bir şey söylemek gelmiyor. Sadece: Bize teröre alışın diyorlar ya.... Alışmayacağız diye haykırmak istiyorum. . Nereden gelirse gelsin teröre , katliamlara, baskıya , zulme ve karanlığa alışmayacağız.

    Sevgili Üyelerimiz,

    Bu mektubu sizlere 21 Mart Pazartesi akşamı saat 19:00 da yeni açılan Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi'nde gerçekleştirilecek PEN Dünya Şiir Ödül Törenini anımsatmak için yazıyorum.

    PEN Türkiye'nin her yıl bir usta şaire verdiği şiir ödülünün bu yılki sahibi Güven Turan. Türk edebiyatının usta ve öncü kalemlerinden Güven Turan şiir, deneme, eleştiri, roman ve öyküleriyle ama ayni zamanda dergicilik, yayın yönetmenliği ve editörlük gibi uğraşlarıyla da yıllarca edebiyatımıza büyük katkılarda bulundu ve bulunmaya devam ediyor.

    Ödül töreni ve kokteylimizi gerçekleştirmekte bize katkıda bulunan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ile Şişli Belediyesine şimdiden teşekkür ediyorum. Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi'ni bugüne dek görmemiş olanların törene erken gelmelerini, buradaki sergi alanlarını, Nazım Hikmet Anı Odası'nı gezmelerini sanat eserlerini, dev kütüphaneyi, yoktan var edilen bu çok işlevli "mücevheri" görmelerini öneririm.

    Bu acılı günlerde yakınlarını,sevdiklerini yitirenlere sabırlar diliyor, yaralıların bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum. Bu şiddet sarmalına nasıl dayanacağız, nasıl karşı duracağız diye kendimle ve çevremle hesaplaşırken yanıtı 2016 Yılı Şiir Bildirisini hazırlayan Güven Turan'ın satırlarında buldum.

    Sizlere ilişikte Güven Turan'ın kaleme aldığı 2016 Şiir Bildirisini; Ödül töreni ve kokteyl davetiyemizi yolluyorum.

    Hepinize sevgi ve saygılarımla.

    Zeynep Oral

    PEN Türkiye Başkanı.

  • 17 Şubat 2016

    Sevgili, Sayın PEN Üyeleri,

    Bu savaş günlerinde sizlere güzel haberlerle dolu mektuplar yazamıyorum...

    Şubat ayı mektubumu bitirmiştim ki, Ankara'da bir canlı bomba ... Haince. Kalleşçe... Asker, sivil... Ölümler...Ardından yayın yasağı...Lanetlemek, kınamak, artık yetmiyor. Acıyı yüreğinde duymadıktan sonra... Öldürme üzerinden politika üretmekten vazgeçmedikçe bunun sonu yok! Bugün o, yarın öteki... Bugün ben, yarın sen...

    Terör hepimizi hedef alırken... İç politikadaki hırs ve tutku, dış politikamızı rehin alırken... Ey Esed diye başlayıp, Ey Amerika, Ey Rusya 'ya uzanan Türkiye'nin tehdit dili, dünya tarafından hayret ve gülümseyerek izlenirken...Bu tehdit dili, sakın yanlış anlaşılmasın, anti-emperyalist bir düşünceden değil sadece büyüklük kompleksinden; gerçeklerle ilişki kuramamaktan kaynaklanırken ...

    "Büyük İslam Cumhuriyeti" umutları kamçılanırken... "Türkiye İŞİD'in yanındadır" algısı dünyaya egemen olurken...

    Daha çok diyalog ve demokrasinin değil, daha çok kan dökmenin ülkenin bütünlüğünü sağlayacağı yanılgısı sürerken...

    Öfkeli, kindar , dindar yetiştirilen gençlerin, hangi dinden, hangi mezhepten, hangi etnik kökenden olursa olsun, şiddetle beslendiğini, şiddetten güç aldığını, daha çok şiddet ürettiğini hala anlamamışken... Söylemek istediğim tek şey var: Savaşa hayır deyin!

    Sayın Pen Üyeleri,

    8 Şubat'ta Yönetim Kurulumuz , her zamanki olağan toplantısını yaparken, telefonun öbür ucunda Diyarbakır' daki arkadaşlarımız, meslektaşlarımız, bizlere Kürt PEN Merkezi'nin yıkılmasıyla ilgili ayrıntıları anlatıyorlardı. Birkaç Sivil Toplum Kuruluşunu barındıran yapı , yaşanan çatışmada , büyük zarar görmüş kullanılmaz hale gelmişti. Kürt PEN'ine dünya PEN'leriyle birlikte dayanışma mesajlarımızı yolladık. Bir şey daha yaptık: Özellikle bu konuyu ve daha birçok konuyu da konuşmak üzere Kültür Bakanı Mahir Ünal'dan bir randevu istedik. Yanıt Bekliyoruz.

    Bu olaydan bir kaç gün önce 2. Başkanımız Halil İbrahim Özcan ve Dış İlişkiler Sekreterimiz Tarık Günersel Diyarbakır'daydı. Üyelerimiz Sedat Yurttaş, Muharrem Erbey, Şehmuz Diken'le ; Kürt PEN Başkanı Şehmuz Sefer'le görüştüler. Hatip Dicle'yle sohbette "Barış sürecinde Tünelin ucunda ışığı görmüştük , ama kandırıldık" sözlerinin altını çizdiler. Dicle Haber Ajansı'na röportajlar verdiler ve izlenimlerini paylaştılar, paylaşıyorlar...

    Bildiğiniz gibi her ay yönetim kurulunda "Ayın Kitabını" belirliyoruz. Hepimiz, ayların bahane, okumanın şahane olduğunun bilincindeyiz elbet... Ocak ayının kitabı olarak, Arif Keskiner ve Melih Güneş'in hazırladığı "Nazım'ın Evinde Vera'nın Sofrasında" kitabını (Mitos /Boyut Yayınları) belirlemiştik. Şubat Ayı kitabı olarak da geçen yıl 28 Şubat'ta yitirdiğimiz eşsiz yazarımız Yaşar Kemal üzerine, araştırmacı, eleştirmen Feridun Andaç'ın yazdığı kitabı seçtik. "Yaşar Kemal: Bir Ömür Edebiyat" adlı kitap Eksik Kitap Yayınlarından çıktı.

    Sevgili Üyeler,

    Hepinizle kısa bir süre sonra buluşmayı umuyoruz. Davetiyenizi bu mektuba iliştiriyorum:

    PEN Duygu Asena Ödülü'nü, 25. yılını kutlayan "Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi"ne veriyoruz. Gerekçemiz şöyle: "25 Yıl önce Belge yoksa tarih de yoktur, diye yola çıkan, adeta yoktan var edilen, tepeden tırnağa dayanışma duygusu içinde gerçekleştirilen, o gün bugün misyonunu sadece dev kütüphanesi, arşivleri, koleksiyonlarıyla değil, etkinliklerle, kadın araştırmalarıyla, uluslararası sempozyum, sözlü tarih projeleriyle , kadınların belleği ve geleceğine kaynaklık ettiği, ilham verdiği için.... "

    Gelin bunu fırsat bilip, hem Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ve Kadın Kütüphanesi'ne sevgi ve saygı duruşunda bulunalım, hem de size hazırladığımız sürprizle ve birbirimizle buluşalım!

    Sevgi ve Saygılarımla

    Zeynep Oral

    PEN Türkiye Başkanı.

  • 27 Ocak 2016

    Sevgili / Sayın PEN Üyeleri,

    2016 Yılının bu ilk mektubunu bir hayli gecikmeli yazıyorum. Ülkemizdeki savaş halinin dolu dizgin devam ettiği bir ortamda; ölüm haberleriyle sarsıldığımız bir zamanda yazıyorum. Ocak ayında, edebiyat ve düşünce dünyamızın bir ustasını , önceki başkanlarımızdan Prof. Dr. Tahsin Yücel'i yitirdik. Tüm yaşamı, edebiyatla iç içe geçmişti. 12 Eylül sürecinden sonra PEN'in yeniden yapılanmasında Yaşar Kemal'le birlikte önemli görevler üstlenmişti. Bir şükran ifadesi olarak 2012'de sunduğumuz PEN Öykü Ödülü'nü kabul etmişti. Edebiyatımızın beyefendisiydi. Dilbilimci, eğitmen, roman , öykü, deneme yazarı, çevirmen, sahici bir aydın... Bıraktığı boşluk sonsuz...

    Ocak ayındaki çalışmalarımız özetle şöyleydi:

    Uluslararası PEN'in , yardım kuruluşu Oxfam Novible birlikte verdiği ifada özgürlüğü ödülü Can Dündar' a verildi. Lahey'deki törene yazarın eşi Dilek Dündar katıldı. Erdem Gül ve Can Dündar için sürdürülen "Umut Nöbetini" 30 Aralık 2015 'de Yönetim Kurulu olarak, biz tutmuştuk. Silivri'den yolladığımız mesaj dünyanın çeşitli PEN merkezlerinde yankılandı. 13 Ocakta Sudi Arabistan'da idama mahkum edilen şair ressam Eşref Fayad için dünya çapında sürdürülen kampanyaya bir açıklamayla katıldık ve PEN Merkezimizde şiir okuyarak , dünyayı saran dayanışma zincirinin bir halkası olduk.

    Her yıl PEN Türkiye Merkezi olarak verdiğimiz, bizim için büyük önem taşıyan iki Ödülümüzü geçtiğimiz günlerde belirledik. 2016 PEN Şiir Ödülü' nün sahibi Güven Turan oldu. Gerekçeyi şöyle belirledik:

    "Şiir dilini yalınlaştırmada gösterdiği başarı, tek bir izleği farklı açılardan işlemesindeki ustalık, kurduğu bütünsel şiir yapısının sağlamlığı nedeniyle, şiirsel sürekliliği sekteye ve sapmaya uğratmadan ve poetik ruhunu her zaman koruyarak ulaştığı noktada, 2016 PEN Şiir Ödülü'nün usta şair Güven Turan'a verilmesi kararlaştırılmıştır."

    Ödül Töreni 21 Mart 2016'da saat 19:00'da Şişli'de yeni açılan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi'nde gerçekleştirilecektir. (Ayrıntıları ileride paylaşacağım.) Anımsatayım: 21 Mart'ın Dünya Şiir Günü olarak kabulünü , uluslararası camiaya öneren ve benimseten PEN-Türkiye'dir.

    PEN Duygu Asena Ödülü'nü ise bu yıl 25. yılını kutlayan "Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi"ne veriyoruz. Gerekçemizi şöyle belirledik. "25 Yıl önce Belge yoksa tarih de yoktur, diye yola çıkan, adeta yoktan var edilen, tepeden tırnağa dayanışma duygusu içinde gerçekleştirilen, o gün bugün misyonunu sadece dev kütüphanesi, arşivleri, koleksiyonlarıyla değil, etkinliklerle, kadın araştırmalarıyla, uluslarası sempozyum, sözlü tarih projeleriyle , kadınların belleği ve geleceğine kaynaklık ettiği, ilham verdiği için.... 2016 PEN Duygu Asena Ödülü'nün Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi' ne verilmesi kararlaştırılmıştır." Ödül Töreni 11 Mart'ta Fransız Kültür Merkezi'nde gerçekleşecektir.

    11 Mart Cuma ve 21 Mart Pazartesi... Lütfen bu iki tarihi not edin. Tüm üyelerimizin bir araya gelmesi, yeni üyelerle tanışabilmesi için bir fırsat. Değerlendirelim... Tüm üyelerin katılımını bekliyoruz.

    Sevgili Üyeler,

    Geçen hafta sonu Diyarbakır'da Kürt PEN'inin toplantısı vardı. Uluslararası çeşitli PEN merkezleriyle birlikte biz de PEN Türkiye Yönetim Kurulu olarak, meslektaşlarımıza, dostlarımıza dayanışma mektubumuzu yolladık. 23 Ocak'taki toplantıya, ne yazık ki, yönetim kurulundan hiç birimiz katılamadı. Ancak 2. Başkanımız Halil İbrahim Özcan ve Dış İlişkiler Sekreterimiz Tarık Günersel, size bu mektubu yazdığım sırada Diyarbakır'dalar. Dostlarımızla, Kürt ve Türkiye PEN temsilcileriyle buluşuyorlar... İzlenimlerini , gözlemlerini daha sonra hepimizle paylaşacaklar. Aşağıda toplantıya yolladığımız dayanışma mektubumuzu ekliyorum.

    Hepinize Sevgiler ve Saygılar.

    Zeynep Oral

    PEN - Türkiye Başkanı

Zeynep Oral Başkan