PEN: Cengiz Bektaş 'Eserleriyle Yaşayanlar' arasına katıldı:

Aydın kişi. Mimar. "Şiir insanlığımızdır," diyen şair. Yazar. Araştırmacı. Eleştirmen. Onda bunların hepsi bir bütündü. Mimarlığı yazılarını ve şiirini; şiiri ve yazıları mimarlığını tamamlar... Neredeyse bir Rönesans aydını diyebiliriz...  Asla fildişi kulelere sığmayan bir kişilik. Halkın arasında, emekçilerin omuz başında ve hakkı yenenlerin yanında yer  alan, tarih ve coğrafya içinde pupa yelken ilerleyen, coşku, heyecan, sevinç dolu, çocuk ruhlu bir aydın...  2018  Yılında PEN Şiir Ödülünü Cengiz Bektaş'a verirken şöyle demiştik: "Cengiz Bektaş’ı, biçimlendirdiği yapılara kattığı aydınlık gibi, şiire de güler yüzlü bir hava katan, şiirinde Akdeniz'den Ege’ye Türkiye’yi ağırlayan, emek yanlısı, insancıl yaklaşımıyla, Türkçe tutkusuyla ve yazarların örgütlü yaşamasının önemini mücadelesiyle vurgulayan örnek bir aydınımız olarak kutluyoruz." 

Işık içinde uyusun.

 PEN Türkiye Yazarlar Derneği 

ENDİŞE EDİYORUZ...

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına,

Adalet Bakanlığına,

Basına ve Kamuoyuna,

Dünya; milliyet, siyaset, sınıf, din, ırk, kadın, çocuk, genç, ihtiyar, suçlu, masum tanımayan bir düşmanla karşı karşıya. Bütün insanlığı tehdit eden korona virüs salgınında bugüne kadar binlerce kişi yaşamını yitirdi. Salgının büyümesi ve yaygınlaşması kaçınılmaz. Virüsten korunmanın ve yaygınlaşmasını engellemenin yolunun hijyenik ortamda izolasyon olduğu biliniyor.  Oysa, ülkemizde sayıları 300 bini bulan tutuklu ve hükümlü, çoğu yerde istiap haddinin birkaç misli dolu ve hijyen koşullarından yoksun hapishanelerde salgına yakalanma ve hayatlarını kaybetme tehdidiyle karşı karşıyalar.

Bu durumu göz önünde bulunduran hükümetin bir infaz yasasıyla hapishanelerdeki yoğunluğu azaltmaya niyetlendiği anlaşılıyor. Ancak, kimi suçları ve grupları, özellikle de siyasî tutuklu ve hükümlüleri dışarda bırakacak bir uygulamaya gidileceği endişesini taşıyoruz.

Başta Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nde yer alan sağlık hakkı maddesi olmak üzere, birçok uluslararası sözleşme ve ulusal üstü mahkeme kararlarında belirtildiği gibi, mahkûmların yaşam ve sağlık koşullarından yoksun bırakılması hiçbir koşulda ve hiçbir suç için söz konusu olamaz.

Cezaevlerinde bulunan herkesin sağlığından ve canından devlet sorumludur. Bu nedenle;

Öncelikli olarak hasta, yaşlı, engelli, çocuk, kadın olmak üzere risk gruplarındakilerin tümünün ve çoğu şaibeli kararlarla ve uygulamalarla içerde bulunan siyasi tutuklu ve hükümlülerin tahliyesinin zaman kaybetmeden gerçekleştirilmesi gereğini hatırlatıyor; yargı reformu paketindeki infaz indirimi hükümlerine paralel olarak infaza ara verme, denetimli serbestlik, ev hapsi vb. tedbirleri hayata geçirecek yasal düzenlemelerin, eşitlik ilkeleri çerçevesinde acilen yapılmasını talep ediyoruz.

Dünya ve ülkemiz korona virüs felaketi ile karşı karşıyayken, hukukî durumları ne olursa olsun bütün tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam haklarını korumanın, başta devlet, hepimizin insani, vicdani, ahlaki sorumluluğunda olduğunu hatırlatıyoruz. 23 Mart 2020.

 

Adıyaman Dernekleri Platformu / Ağrı Dernekleri Federasyonu / Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi / Ardahan Hoçvan Dernekleri Federasyonu (HOÇFED) / Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (Adam-Der) / Bekiran Gençlik Derneği / Bingöl Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği (BİNYAR) / Bitlis Dernekler Federasyonu (BİDEF) / Bodrum Yurttaş İnisiyatifi 2017 / Cizreliler Derneği / Datça Demokrasi Platformu / Datça Kadın Platformu / Demokrasi İçin Birlik (DİB) / Demokratik İslam Kongresi (DİK) / Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) / Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) / Din Alimleri Derneği / Diyalog Grubu / Doğu Güneydoğu Dernekleri Platformu (DGD) / Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim / Elih - Batman Dernekleri Federasyonu / Erzurum Dernekler Platformu (EDP) / Hak İnisiyatifi / Hak ve Adalet Platformu / Iğdır İl Dernekler Platformu / İnşa Kültürevi / İstanbul Amed Dernekleri Federasyonu (AMEDFED) / İstanbul Kent Savunması / Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KARDEF) / Kars Digor Kültür Derneği / Kığı Karakoçan Yayladere Yedisu Adaklı Derneği (KAYYDER) /Koçgiri Kültür Derneği / Mağdurlar için Adalet Platformu / Mardin Dernekleri Federasyonu (MARDİNFED) / Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) / Mustafa Suphi Kültür Merkezi / Muş Dernekleri Federasyonu (MUŞDERFED) / PEN Türkiye / Siirt Dernekleri / Sivil Siyaset Hareketi / Sosyal Dayanışma Ağı (SODA) / Şirvan Dernekleri Federasyonu / Türkiye 78'liler Girişimi / Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) / Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği / Van Dernekleri Platformu / Yurttaş Girişimi

AMERİKAN PEN'i TRUMP'a DAVA AÇTI:

"Gazetecilerin eleştirel haber yapması Engellenemez!"

"Bu ölüm kalım döneminde halkın doğru bilgi edinme hakkı bağlamında basın özgürlüğü daha da büyük önem taşıyor. Engellemeye çalışan Başkan Trump anayasayı çiğnemektedir. Trump'ın aleyhine dava açıyoruz."

Önceki Gün, A.B.D. PEN Yazarlar Derneğinden aldığımız bir mektup, tüm merkezlere ABD PEN'inin Başkan Trump'a eleştirel haberlerin engellenemeyeceği, cezaya tabi olamayacağı, tehtit nedeni olamayacağına dair dava açtıklarını bildiriyordu. Amerikan PEN'inin açıklaması şöyle:

"Hükümet hakkında hakiki, olgulara dayanan haberlerin önemi belki de hiçbir zaman şimdi, bir halk sağlığı krizi ile karşı karşıya iken olduğumuz kadar aşikar olmamıştır. İşte bunun içindir ki dün PEN Amerika’nın Başkan Donald Trump’a. gazetecilerin Beyaz Saray’dan tehditler ya da misillemelerle karşı karşıya kalmaksızın eleştirel haberler yazması hakkını doğrulamak için açtığı davanın devamına izin veren bir mahkeme kararı aldığını bildirme cesareti buldum.

Bu davayı açmayı ilk düşündüğümüzde kuşku duyanlar vardı. Kimi PEN Amerika’nın başarıp başaramayacağını bilemiyordu ve örgütün daha önce hiç böyle bir şey yapmadığını belirttiler. Ama Trump Beyaz Sarayı’nın gazetecileri sindirme ve onlara gözdağı verme yolundaki amansız kampanyası bizi Birinci Anayasa Değişikliğini savunmak için harekete geçmeye ittti. Biz de birinci sınıf bir hukuk ekibi topladık, sizi, Üyelerimizi ve destekçilerimiz bir araya getirdik; ve iftiharla davayı açtık."

Şimdi bir sağlık faciasının sancıları içindeyken, liderlerimizi sorumlu tutan olgulara dayalı gazetecilik bir ölüm-kalım meselesi oldu. Mahkemenin bu haftaki kararıyla başkana, zorbalıkla basını susturmanın anayasal haklarımızı ve onun görev yeminini ihlal ettiği duyurulmuş oldu.

PEN: 27 Mart Dünya Tiyatro Günü...

Bugün 27 Mart Dünya Tiyatro Günü. Tüm dünyada tiyatrolar kapalı, ama tiyatro yapıtları okuyabilir, sesli yorumlayabilir, internette izleyebilir, kısa monolog ya da diyalog yazabilir, böylece biraz olsun tiyatro soluyabilir, daha güçlenebiliriz -sağlık, bilim, sanat ve dayanışmanın öncelik taşıdığı bir dünya için. 

PEN Türkiye

PEN: Buket Uzuner’in Ayın En Çıplak Günü kitabı…

ÇOK AYIP ÇOK, HİÇ YAKIŞTIRAMADIK! 

Koskoca kadınlar ve adamlarsınız. İşi gücü bırakmış milletin

yazdıklarıyla uğraşıyorsunuz. Hiç yakışıyor mu? Eğer çoluk çocuğunuz 

varsa, akşam eve gidince, onlara da övünerek bir söyleyin bakalım, 

“Biz bugün bir kitabı daha yasakladık!” deyin! Bakalım ne diyecekler size, 

“Anne, baba hangi çağdayız, ne kitap yasaklaması, toplatması?” 

demezlerse, biz de hiçbir şey bilmiyoruz demektir.

Bu ne kardeşim böyle, okumuş yazmış insanlarsınız,

gidin ciddi işlerle uğraşın, millete, devlete, vatandaşa faydanız 

dokunsun biraz!

Yok, oturacaksınız, insanların göznuru, alınteri döküp yazdığı kitaplar için, 

“zinhar yasaktır, tez vakitte toplatıla, yasaklana, imha edile!” filan diye

fetva vereceksiniz!

Bırakın bu işleri, millet virüsten kırılıyor, halkı uyarmaya, aydınlatmaya çalışın,

aydınlatanları karartmaya çalışmak yerine!

Ha bu arada yasakladığınız kitap da, dünyaya mavi gözlükleriyle, hep gülümseyerek

bakan, çevre eğitimi görmüş, doğa, kedi köpek, insan dostu olan sevgili arkadaşımız,

büyük romancımız Buket Uzuner’in kaç yıllık Ayın En Çıplak Günü adlı öykü kitabı! 34 yıllık! 

Müstehcenmiş ha!

İşte buna katıla katıla katıla güleriz!

Bu komediye ağlayacak halimiz yok ya!

PEN Türkiye

Share button