Değerli üyemiz TEKİN GÖNENÇ eserleriyle yaşayanlar arasına katıldı.

İlk şiiri "Tüme Varım" ile edebiyat dünyasına giren Tekin Gönenç bilim çalışmaları yaparken şiir, deneme, inceleme yazılarıyla öne çıkmıştır. Şiirleri çeşitli dillere çevrilen şairimiz "Gönlü Güvercinli Kadın" adlı kitabıyla 1988'de Kocaeli Üniversitesi Şiir Okulu Ödülü'nü kazanmıştır.

Çok saygıdeğer, beyefendi duruşuyla unutamadıklarımızın yanında hep var olacaktır.

Kederli ailesine, sevenlerine, edebiyat dünyasına baş sağlığı diliyoruz.

P.E.N Yönetim Kurulu

19 Mayıs 2020

101 pare özgürlükle kutlanıyor!

19 Mayıs 1919, “ve mavi gözleri çakmak çakmak” Sarı Paşa, Bandırma Vapuru’yla Samsun’a çıkacak, yüzyılın öncü devrimlerinden birini gerçekleştirmek üzere Kurtuluş Savaşımızı başlatacak…Yedi düvele karşı halkıyla, askeriyle, kadınıyla erkeğiyle savaşların en haklısını, en ‘halklı’sını verecek…Halkın meclisi açılacak, Türkiye Cumhuriyeti kurulacak… Sonra. Sonra ne yazık ki, Anadolu halkının ‘Sarı Paşa’ diye sevdiği, yolunda yürüdüğü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülük ettiği devrimler budanacak, uygulanmayacak, Cumhuriyet’in laiklik ilkesi yok sayılacak, din devleti ve şeriat özlemcilerinin dedikleri bir bir olmaya başlayacak! PEN Türkiye olarak, 19 Mayıs 2020 101 pare top atışıyla, adet yerini bulsun diye kutlanacağına, keşke 101 pare özgürlükle, demokrasiyle, tam bağımsızlık anlayışıyla, sosyal hukuk devletiyle ve asla vazgeçmeyeceğimiz, varlığımızın en temel güvencesi olan laiklik içinde kutlansaydı… diyoruz!

Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden parlamenter sistemi işleteceği, demokrasi ve özgürlüklerin baştacı edileceği ve laikliğin ‘tartışılmasının teklif dahi edilemeyeceği’ günleri yaşayacağına, kalbimizle, kafamızla, yazarımızla, şairimizle, sanatçımızla, aydınımızla, öğrencimizle, işçimizle, memurumuzla, kadınımızla, erkeğimizle, köylümüzle, kentlimizle, tüm halkımızla öyle çok inanıyoruz ki o kadar olur!

PEN Türkiye

ORUÇ ARUOBA eserleriyle yaşayanlar arasına katıldı.

Ülkemizin önemli değerlerinden felsefeci, çevirmen, şair ve güzel insan Oruç Aruoba’yı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Akademisyen olarak başladığı kariyerine yazar, şair ve felsefeci olarak devam eden Oruç Aruoba, hiçbir soruyu yanıtsız bırakmayacak kadar bilgi donanımlı bir öğretim görevlisiydi. Hume, Nietzsche, Kant, Wittgenstein, Rainer Maria Rilke, Von Hentig, Paul Celan ve Matsuo Bashō gibi düşünür, yazar ve şairlerin eserlerini Türkçeye kazandırarak, genç kuşağın ufkunu genişletti. Bilimsel çalışmaları ve “Bir Yerlerden Bir Zamanlar”, ‘İle’, Çengelköy Defteri, ‘Uzak’, ‘Yakın’, ‘Yürüme’, ‘De ki İşte’, ‘Tümceler’, ‘Ne ki Hiç’ “ Benlik” , “Meşe Fısıltıları” gibi kitapları , aforizmaları, denemeleri ,şiirleri, analizleri ve özgün bir dille yazdığı “Haiku” tarzındaki şiirleriyle yazın ve düşünce dünyamızı zenginleştirdi.

P.E.N Yönetim Kurulu olarak yazarımıza rahmet; ailesine, sevenlerine, öğrencilerine baş sağlığı diliyoruz.

Türkiye PEN Merkezi

Nazım Hikmet devam ediyor hala!

Nazım Hikmet …… …….. devam ediyor hala! 

Biz de!

 

Vatan;

Sizin müteahhit gözüyle değerlendirdiğiniz araziler, dönümler, parseller, inşaat alanlarıysa…

 

Vatan;

Sizin kestiğiniz ağaçlar, yok ettiğiniz ormanlar, kuşların göç yolları, sulak alanlarsa… 

 

Vatan; 

Sizin dinmeyen kininiz, doymayan iştihanız, ve tırmandırdığınız hırsınızsa…

 

Vatan;

Sizin başkasına yaşam hakkı tanımayan ve gitgide koyulaşan karanlığınızsa…

 

Vatan;

Sizin hesaplaşmaya doyamadığınız Cumhuriyet ve onun devrimlerinin sonuysa…  

 

Vatan;

Sizin inanmadığınız demokrasiden yarı yolda inilebilecek bir tramvay durağıysa… 

 

Vatan;

Sizin babanızın malı gibi hor kullandığınız bir ülkenin derin yalnızlığıysa…

 

“Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala…” 

Biz de!

 

3 Haziran 1963’de yitirdiğimiz Büyük Gurbetçimizi sevgiyle anıyoruz, hasretle arıyoruz!

 

PEN Türkiye              

Gazetecilik görevini engellemeyin!

Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel gazetecidir. Tıpkı halen hapiste olan diğer meslektaşları gibi. Meslekleri gereği gerçeğin peşine düşmek, aramak, sormak görevleridir. Gazetecilik iktidar sözcüsü olmak, biat etmek değildir. Gerçeği yansıtmayan hukuk dışı tutuklamalar demokrasiye, basın ve haber alma özgürlüğüne karşı yapılan bir darbedir. Tıpkı barolara, meslek odalarına, muhalif seçilmişlere yapılan operasyonlar gibi. Bu kin, nefret ve utanca son vermek zamanı gelmiş geçmiştir. Kınıyoruz ve bu baskıların son bulmasını istiyoruz.

PEN Türkiye

Share button