PEN 2 TEMMUZ Bildirisi

27 yıldır yanıyoruz, kanıyoruz, utanıyoruz!

Yaşasalardı ‘klasik’ olacaklardı, yaktınız ‘efsane’ oldular.
Ama siz mazlumsunuz, mağdursunuz, her zaman haksızlığa uğrayansınız.
Ee onlar da ‘salyangoz satmayacaktı!’, milletin değerlerine saygısızlık etmeyecekti!
Siz her zaman doğruyu söylersiniz, söz söyleyen yoktur sözünüz üstüne, baş göz üstüne.
Güzel Anadolumuza gelip, burayı karıştırmayacak, milletin sinirleriyle oynamayacaklardı!
Elhak, eyvallah, nereye gidilecek, ne söylenecek, ne söylenmeyecek hepsini siz bilirsiniz.
Biz bilemedik, 2 Temmuz 1993 Şehitlerimiz de bilemedi, işledik bir kusur işte!
İşledik de bunun karşılığı cinayet miydi, oteli ateşe verip insanları yakmak mıydı?
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23,24,25,26,27,28,29,30,31,32, 33,34,35…”Sayılara vurdular bizi haydi kalk!” Hadi uyan, bak 35 canı yaktılar! 2 Temmuz 1993'de, Madımak Oteli’nde, Sivas’ta!
27 yıldır yanıyor hala, kanıyor hala, bir parça merhameti olan utanıyor hala!
Sizi bilmiyoruz ama,
biz yanıyoruz, kanıyoruz, utanıyoruz hala!

PEN Türkiye

PEN: Adalet Ağaoğlu Eserleriyle Yaşayanlar Arasında

Ankara’da doğdu, en güzel, en aydınlık ve en kötü, en karanlık yılları Ankara’da yaşadı.

Türkiye’nin, Cumhuriyetin kalbinin Ankara olduğu yıllarda, romanın kalbi de Ankara oldu. O, Ankara’yı edebiyatın da kalbi kılanların başında oldu. Şimdilerde yeniden ve genç yazarlarca keşfedilen Ankara’yı, klişe tabirle, derinden soludu, derinden yaşadı ve derinden yazdı. Bir tür Ankara kazısıdır yapıtları. TRT’de çalıştığı yılları anlattığı kitaplarında 12 Mart karanlığını da buluruz,  devrimci umudu da.

O yıllarda yine de ‘Ankara’nın Adalet’i vardı, şimdi olmayan. Adalet Ağaoğlu da tanık olmakla, yazmakla yetinmedi, söz aldı, düşüncesini söyledi, tartıştı, kapıştı, bir cumhuriyet kadını olmanın hakkını verdi. Bunu hem Türk edebiyatının tartışmasız kalıcı yapıtlarından, bir anlamda ‘Ankara Üçlemesi’ diyebileceğimiz Bir Düğün Gecesi, Ölmeye Yatmak ve Hayır romanlarında görürüz, unutulmaz Doçent Aysel karakterinde, hem de Adalet Ağaoğlu olarak elbette.

Meraklıydı, mizahiydi, çocuksuydu, öğrenmeye açıktı, serüvenciydi, risk almaktan korkmayandı. Son yapıtı Düşme Korkusu’ndaki öyküler hem bireysel hem toplumsal olarak müthiş, hınzır iktidar ve otorite eleştirileridir. Toplumcu geleneği, sosyalist gerçekçiliği özgürlükçü bir tutumla yeniden ele alan, dönüştüren, atak, öncü yapıtlarını roman, öykü ve oyunlarıyla sürdürürken, düşüncelerini, günlüklerini de edebi, tarihi, toplumsal ve siyasal belgeler olarak cumhuriyet arşivine bıraktı.

Adalet Ağaoğlu, cumhuriyet kadını, cumhuriyet belleği, cumhuriyet romancısıydı.

Ankara’yı yazdı, Türkiye’yi etkiledi.

Binlerce teşekkür, sevgi, saygı, hayranlıkla…

PEN Türkiye Yazarlar Derneği

PEN: Laik Cumhuriyet – İstanbul Sözleşmesi – Sosyal Medya…

Türkiye Cumhuriyeti bugüne dek hiç olmadığı denli tehdit altındadır.  Bir yanda anayasamızda değişmez ilkeler olarak  yer alan  Cumhuriyet ilkelerinin altı oyulurken bir yandan da bu çabanın açtığı şiddete tanık olmaktayız.

Cumhuriyetten değerli neyimiz var? 100 yıl önce bu topraklarda o koşullarda mucize sayılan bir düşün gerçekleşmesidir Cumhuriyet. Türkiye Cumhuriyeti'ni geriye götürmek değil, daha da ileriye, tam demokrasiye eriştirmek boynumuzun borcudur.

Siyasal İslam aracılığı ile Cumhuriyet devrim ilkelerini aşındırmak… 86 Yıldır müze görevi gören , tüm insanlığa ait bir değeri camiye dönüştürmek… Atatürk’e küfür ve lanet etmeyi onaylamak…  Kadınlara yönelik şiddeti  önleme görevini devlet ve hükümetlere veren İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmeye çalışmak…  Kadına karşı şiddeti körüklemek…  Hak, hukuk ve adaleti, doğrudan siyasal erke bağlamak… Harf devriminden bile rahatsız olduğunu beyan edip, alfabeyi tartışmaya açmaya çalışmak…  Vakıflar ve cemaatler aracılığıyla dehşet verici pedofili suçunu bile mazur gösterebilmek… Kılıç, sopa, cop…  Bunların hepsiyle birlikte topyekûn saldırıya geçmek… Antidemokratik baskıları arttırmak üzere sosyal medyayı cendereye sokma gayretleri…

Bu saldırı karşısında  PEN Yazarlar Derneği olarak ‘Kalem kılıçtan üstündür,’ diyerek ‘Birilerine anlatır gibi Cumhuriyet Alfabesi’ni sunuyoruz:

A: Atatürk 

B: Barış  

C: Cumhuriyet

Ç: Çağdaşlık 

D: Demokrasi

E: Eşitlik

 F: Fikir Özgürlüğü

G: Gençlik 

Ğ: “Kimsesizlerin kimsesi”

H: Hukuk 

 I: Işık 

İ: İstanbul Sözleşmesi  

J: Jest 

K: Kadın Hakları 

L: Laiklik  

M: Mucize 

N: Nimet   

O: Okuryazar 

Ö: Özgürlük

P: Parlamenter Sistem  

R: Renklilik  

S: Sosyal Devlet 

Ş: Şeref

T: Toplum

U: Uygarlık  

Ü: Ülkü – Ümit

 V: Vicdan 

Y: Yurtseverlik

Z: Zenginlik

PEN Yazarlar Derneği

1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun!

KOŞ VATANDAŞ, BARIŞA KOŞ! 

‘Bana ne?’ deme, oku!

Susma, sesini çıkart!

Bağırma, konuş!

Ağlama, hakkını ara!

İtaat etme, itiraz et!

Bencil olma, örgütlü ol!

Korkma, söyle!

Derdini dinle, ölüme terk etme!

Seyretme, müdahale et!

Durma, yürü!

Boyun eğme, dik dur!

Bölünme, birleş!

Uyuma, düş kur! 

Tembel olma, biraz düşün!

Enseyi karartma, umudunu koru!

Tüketme, üret!

Kul olma, yurttaş ol!

Neme lazım deme, laikliği savun!

İstanbul’a nasıl sahip çıktıysan,

İstanbul Sözleşmesi’ne de öyle sahip çık! 

El kaldırma, kadına vurma!

Üzgün durma, tabiat senin annen!

Yalnız değilsin, hayvanlar kardeşin!

Ne ağanın ne paşanın ne beyin,

sakın unutma bu memleket senin!

Nerede, hangi koşulda olursan ol,

laik, demokratik Cumhuriyeti savun!

Ne büyük lokma ye, ne büyük laflar et!

Dostluğa koş, düşmanlıktan kaç!

Salma kendini, çıkartma maskeni!

Savaşma, seviş!

Dövüşme, barış!

 

(Boş durma, sen de barış için gönlünce bir şeyler yaz!)

 

PEN Yazarlar Derneği 

BİZ, PEN Türkliye, Winpeace kadınlarının çağrısını destekliyoruz:

ŞİDDETSİZ ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Biz, WINPEACE* (Barış İçin Kadın Girişimi) üyeleri, Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk kesimleri kadınları olarak Doğu Akdeniz’de son dönemdeki gelişmelerden derin bir endişe duyuyoruz. Tüm ilgili hükümetlerin gözü kara açıklamaları ve girişimleri ülkelerimizi savaşın eşiğine getirmiş bulunuyor.

Son yirmi üç yıldır kadınlarımız ve gençlerimiz arasında anlayış ve yakınlaşmayı geliştirmek için çalışıyoruz. Ortak yaşam alanlarımızın herhangi bir kıyısında Akdeniz’deki hidrokarbon gazının bir zerresi için çocuğunun yaşamını fedaya hazır tek bir kadın bile var mıdır? Hiç sanmıyoruz.

Bu nedenle ülkelerimiz hükümetlerine günlük düşmanca açıklamalarına son vermeleri ve  Akdeniz’in altında gizli tüm zenginlikleri paylaşmak amacıyla derhal bir diyalog başlatmaları çağrısında bulunuyoruz. Ancak bu yolla Akdeniz’in  onun mavi sularını kan kırmızısına boyamaktan kaçınabiliriz.  Ülkelerimiz dayanışma ve güven içinde  işbirliği yapmalı. Ancak o zaman toplumlarımızın da yararlanacağı, yaratıcı  bir çözüme, “kazan-kazan”  durumuna ulaşabiliriz. 

Ayrıca dünya çapında bir ekonomik kriz döneminde, savaş girişimlerinde kullanılacak kaynaklara, halklarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak için büyük gereksinim olduğunu vurgulamak isteriz. COVID-19 salgını hem kadınlarla erkekler arasında mevcut eşitsizliği, hem de toplumsal eşitsizliği  daha da derinleştirmiştir. Hükümetlerin tüm çabalarını pandemiyle ve bu toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadeleye yoğunlaştırmaları gerektiğine inanıyoruz.

Bu arada, tüm gezegeni tehdit eden iklim değişikliğinin ana sebebi olduğu bilim insanlarınca kanıtlanan fosil yakıtlar için bu kavgayı ironik bulduğumuzu belirtmeliyiz. Hükümetlerimizi enerjilerini bu tür yakıtların tüketimini azaltarak, yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmaya yönlendirmeye çağırıyoruz.

WINPEACE Yunanistan – Türkiye – Güney ve Kuzey Kıbrıs

*WINPEACE (Barış İçin Kadın Girişimi) Kardak çatışmaları sırasında Margarita Papandreu ve Zeynep Oral önderliğinde Türkiye ve Yunanistan’da kadın ve barış konularında çalışan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tarafından oluşturulmuş bir iletişim ağıdır. Sorunları şiddet dışı yollarla çözümleme yolunda barış eğitiminden, sanatsal dayanışmaya, kadın kooperatiflerinden, gençlik seminerlerine çeşitli etkinlikler düzenler.
(İngilizce ‘Barış için Kadın Girişimi’  sözcüklerinin ilk harflerinden  oluşmakta ve “Barışı Kazan” anlamına gelmektedir. )

Share button