22 Ekim 2019

Sevgili / Sayın PEN Üyeleri

Ekim mektubu, kongre günlerinden, savaş günlerinden, kin, öfke ve şiddet günlerinden sıyrılıp (ya da sıyrılamayıp) gecikmeli olarak ancak bugün yazılabildi

Yanlış politikalar, yanlış hesaplar, yanlış hırslar sonucu adına "savaş" denmesi yasaklanan bu savaşla, sadece Ortadoğu batağına saplanmakla kalmadık; toplumsal barışı da dinamitlemiş olduk.

Kendi çocuklarının asla savaşa gitmeyeceklerini bilenler şiddeti körüklerken, savaşa karşı duranları yine "Vatan haini" olarak damgaladı. Milli duygular şahlanırken, biraz daha kin nefret yaydık. Bunca nefret tohumunu hangi arada ektik? Adaleti , demokrasiyi düşünce ve ifade özgürlüğünü yok saydığımızda mı? Ekonominin çöküşünü, laiklikten sapmayı, eğitimin yetersizliğini, tarımın yok edilişini millete “başarı” diye kakalayıp insan aklıyla oynadığımızda mı? Yanlışları, suçları, yalanı, talanı gizlemek için güç ve çıkar iştahımızı şahlandırdığımızda mı?

Ancak bu arada çocuklar öldü. Bu arada ekmek daha ucuza satılmadı. Zamlar geri çekilmedi. Yolsuzluk ve talandan vazgeçilmedi.

Bu arada çocuklar öldü. Bu arada o çocuklar Trump'ın dediği gibi okul bahçesinde değil ateş altındaydı. Cephedeydi, dağdaydı, ovadaydı, çöldeydi. Ateş hattında, bombalar altındaydı. Öldüler, öldürdüler, öldürüldüler. Onlarla birlikte sevdikleri, sevenleri de öldü. Onları geri getiremeyiz; parçalanmış bedenlerini, yaralarını sarıp sarmalayıp hayata döndüremeyiz. Özür dilemek için de artık çok geç. Sadece mekanları cennet olsun diyebiliriz...

Kin nefret demişken: Bu mektubu yazarken; Konya'da " Yahudileri ve Hıristiyanları DOST edinmeyin" afişleri hala kaldırılmamış; hazırlatan, dağıtan, yerleştirenler için hala suç duyurusu yapılmamıştı.

Sevgili Üyeler,

Eylül Ayının sonunda ve Ekim ayının başında Genel Sekreterimiz Tülin Dursun'la birlikte iki uluslararası toplantıya katıldık.

Bunların ilki Kazakistan'da Alma Ata'da "Yazarlar Forumu"ydu Daha çok Kazak edebiyatının tanıtımına yönelikti. (Ayrıntıları buradan okuyabilirsiniz:http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1609805/Bir_ulkeyi_tanimanin_yolu_edebiyatini_tanimaktan_gecer_.html)

Uluslararası PEN Yazarlar Birliği’nin 85. Olağan Kongresi ise Filipinlerin başkenti Manila’da yapıldı. Dünyanın her yerinden gelmiş delegeler arasında PEN Türkiye'den Tülin Dursun, Burhan Sönmez ve ben vardık... Beş gün boyunca edebiyatın yüceltilmesi kadar, düşünce ve ifade özgürlüğü de ele alındı. Aramızda olmaları gerekirken, hapiste olan yazarları her oturumda boş iskemleler temsil ediyordu. Türkiye'nin boş iskemlesinde bu yıl gazeteci-şair Nedim Türfent’in afişi vardı. Ayrıca sahnedeki dev ekranda tanıdık yüzlerle de, örneğin Osman Kavala'yla, Selahattin Demirtaş'la da karşılaşıyorduk.. (Tam da 2 Ekim Osman Kavala’nın yaş günüydü. Bütün kongre alkışlarla yaş gününü kutladı...)

Manila’ya vardığımızda Uluslararası PEN bize bir de sürpriz hazırlamıştı. Şöyle ki: Son bir yıl içinde Uluslararası PEN iki başkan yardımcısını yitirmişti. Toni Morrison ve Mario Vargas Llosa . İlki sonsuzluğa göçmüş; ikincisi görevinden istifa etmişti. Uluslararası PEN, başkan yardımcılığı için Edebiyat Nobel'i sahibi yazarlara başvurmuş ve içlerinden ikisi hemen olumlu yanıt vermişti: Svetlana Aleksiyeviç (2015 Nobel) ve Orhan Pamuk (2006 Nobel). Bu iki isim dışında coğrafi dengeler için de Elena Poniatowska (Polonya-Meksika’dan), Luisa Valenzuela (Arjantin’den) ve Sionil José (Filipinler’den) eklenince Uluslararası PEN, 5 yeni başkan yardımcısına kavuşmuş oldu.

Başta Orhan Pamuk olmak üzere hepsini kutluyor, yeni görevlerinde kolaylıklar diliyor, bundan böyle düşünce ve ifade özgürlüğü için daha çok çalışacaklarını umut ediyorum... Kongreye ilişkin ayrıntıları web sitemizden okuyabilirsiniz. http://www.pen.org.tr/kategori/haberler/2083/dunyada-otoriter-rejimler-cogalirken

Uluslararası Kongre günlerinde Diyarbakır'da da TÜYAP Kitap Fuarı vardı. 9 günlük fuara rekor katılım gerçekleşti. PEN Türkiye olarak iki panelle katıldık. Başta Diyarbakır temsicimiz Şeyhmuz Diken olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Ayrıntılar için: http://www.pen.org.tr/kategori/haberler/2082/diyarbakir-kitap-fuarina-rekor-katilim

2 Kasım'da TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı açılıyor. Sevgili üyemiz Adnan Özyalçıner Onur Yazarı...Bir kez daha kutluyoruz. Kitap Fuarının ana teması "50'li Yıllar ve....". PEN Türkiye olarak iki panel düzenliyoruz. Halil İbrahim Özcan'ın yöneteceği "Hayat Ağacı- Doğa ve Edebiyat" (2 Kasım) ve Metin Celal'in yöneteceği "Yazma ve Yayınlama Özgürlüğünde Son Durum) . Ayrıca yine açılış günü TÜYAP'ın düzenlediği "50'li Yıllar ve Tiyatro" panelini ben yönetiyorum. Hepinizi bekleriz.

Bu arada hepinizi web sitemizi ziyarete davet ediyorum... Örneğin " MUZIR KURULU ÇOK MUZİP!" başlıklı kamuoyun açıklamamızı kaçınız okudu, doğrusu çok merak ediyorum...

Ekim mektubumu bitirirken aklım fikrim Haydarpaşa Garı'nda. Haydarpaşa Garı çocukluğum, gençliğim... Haydarpaşa Garı, Nazım Hikmet, Sait Faik,Yaşar Kemal, Selim İleri, Haydar Ergülen... Haydarpaşa Garı, şiirimiz, öykülerimiz, romanlarımız, tiyatromuz, edebiyatımız, insan manzaralarımız... Haydarpaşa Garı hasretimiz, özlemimiz, kavuşmalarımız, ayrılıklarımız, yollarımız, günlerimiz, direncimiz ... Haydarpaşa Garı , Anadolu'm, Türkiye'm...

Hepinize sevgi ve saygıyla,

Zeynep Oral
Başkan - PEN Türkiye

Zeynep Oral Başkan