16 Kasım 2020

Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri ,

Sizlere Kasım mektubumu neşe, sevinç ve umut içinde yazıyorum. Müjde müjde! Yaşasın! Sonunda, bunca zaman sonra, iktidar da kaybolan yılları ve de adaleti arama kararı aldı… Meğer onlar da bağımsız yargı istermiş ama işte 18 yıldır fırsat olmamış!  Maşallah artık hak hukuk aranacak!   Hayırlara vesile olur inşallah!  Gerçekten ne büyük mutluluk! Neşe doluyor insan!

Sadece hak hukuk, adalet reformu  değil, ekonomi reformu da yapacakmış hükümetimiz.  Hala homurdanan varsa ayıp ediyor. Geçen ay başarılı ekonomimiz  “pik yapmıştı”.  Şimdi “o pikin reformunu” yaşayacağız. Müjde müjde hepimize gün doğdu!!!

PEN Haberlerine gelince:

Uluslararası PEN Kongresi geçen hafta başında iki gün boyunca çevrimiçi yapıldı. Yeryüzündeki 150 kadar  PEN Merkezi’nin temsilcileri “zoom” aracılığıyla  kongreye katıldı. PEN Türkiye’yi Tarık Günersel ve ben temsil ettik…

Her yıl dünyanın bir ucunda bu kongre için buluştuğumuzda her oturumda sahnede bir de “Boş İskemle” bulunur. Hapisteki yazarları, gazetecileri, düşünce insanlarını temsil eden bir boş sandalye… Çevrim içi kongrede de kural değişmemişti.   Bu yıl 5 boş İskemlemiz vardı.  Çimengül Awut (Sincan’lı şair) Abdel Wahab Yusuf (Sudan’lı yazar) ; Maria Elena Ferral (Meksika’da öldürülen gazeteci) , Sedigeh Vasmaghi (Iranlı Kadın Hakları savunucusu) ve Osman Kavala… Maria Elena dışında hepsi hapisteydi. Ve dünya onları daha yakından tanıdı; dayanışmayı güçlendirdi. 

Bizim PEN Kongresi , Türkiye’de İktidarın “hukukta yeni dönem arayışından” önce olduğu için  dünyanın bu  hak hukuk arayışından henüz haberi olmamıştı. O nedenle bu yıl  düşünce ve ifade özgürlüğüyle  en büyük sorunu olan ülkeler arasında yine bol bol Türkiye’nin adı geçti. Hapiste en çok yazar ve gazeteci olan ülkeler olarak yine ,şl üçe girdik!. Sırasıyla : Çin, Türkiye, Rusya

15 Kasım dünyada “Hapisteki Yazarlar Günü”  olarak biliniyor.  Uluslararası PEN Merkezleri 1981 yılından beri o gün kamuoyunu düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda  uyarmaya çalışıyor;   düşüncelerinden yazdıklarından dolayı hapiste olan gazeteci , yazar ve aydınları kamuoyuna duyuruyor.

Bu 15 Kasımda PEN Türkiye açıklamasını yönetim kurulumuzda görevli  Haydar Ergülen kaleme aldı. Malum kendisi bir Alfabe tutkunudur .  “Hapisteki her yazarla, eksiliyor bir harf daha” diye başlayan ve “15 Kasım Hapisteki Yazarlar Günü olmaz olsun!” diye biten  bu yılki açıklamamızı sitemizde bulabilirsiniz.http://www.pen.org.tr/

Kasım ayının kitabını yine içinde bulunduğumuz koşullar belirledi. Cumhuriyete “parantez” diyenler,  devrim ilkelerini zulüm diye niteleyenler, Kurtuluş ve Bağımsızlık  Savaşı’nın sadece dış güçlere karşı değil, saraya karşı da verildiğini unutanlar , ortalıkta ahkâm kestikçe;  Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına sevgi ve saygı her zamankinden daha çok körüklenir oldu.

Meclis’te ya da anlı şanlı medyada “Hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz” savı sürdükçe... Laiklik, demokrasi, sosyal hukuk devleti gibi devrim ilkeleri yara aldıkça... Medeni Kanun kemirildikçe... Cehaletten medet umuldukça... Atatürk’ün maddi ve manevi mirası ortadan kaldırılmaya çalışıldıkça... Bir başka “savaşın” da önemi daha iyi anlaşılır oldu. Osmanlı’dan geriye kalan bataklık yerine çağdaş bir toplum, laik, demokrat, hakkaniyetli, saygın bir devlet olabilme savaşı! Geri bırakılmışlığa karşı “muasır medeniyet” yani uygarlık savaşı!

Kasım Ayı Kitabı olarak Prof Dr Zafer Toprak’ın “Atatürk-Kurucu Felsefenin Evrimi “ni (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) adlı eserini seçtik. Hem gerekçemizi hem de bu kitaba ilişkin Profesör Toprak ile söyleşiyi izlemek için lütfen sitemize bakın.

Saygı ve Sevgilerimle,

Sağlıklı kalın, yazıyla kalın, yaratıcı kalın.

Zeynep Oral

PEN Türkiye Başkanı.

Zeynep Oral Başkan