Sahtiyan'dan Dağ'a Murathan Mungan

2 Aralık 2007, Pazar

"dağların kuytu tarihlerinde, eşkîya künyeleri

her dağın bir duruşu vardır

âsi gizleri, (unutulmuş, ya da kilitli)

bir ceylânlar tanır, bir göller, bir orman

tümünü kundaklamış sis

müfrezeler gibi akmış ovadan-bir kez bile ardına dönüp bakmadan

el yazması sevdalarda artakalmış sahtiyan"

Murathan Mungan / Sahtiyan

Sıkça ve ihtiyaç duydukça kullandığım ama hiçbir zaman unutmadığım hep önümde, ardımda, belleğimde, ufkumda yer eden bir kavramdır bu ülkeye dair ve gerçek olan: Tuhaf Ülke!

Gerçekten de sade, kimi insanlar değil, ülke, tuhaf. Hani adamın biri bir yeri tarif ederken demiş ya; "Buralarda taşları bağlamış, itleri salmışlar" diye. Bizimki de sanki o kabilden.

Edebiyle demokratik rüştünü ispat etmiş ülkelerde ilk ağızdan sayabileceğimiz onlarcasını, baştacı edecekleri kafası çalışan eli kalem tutan itibar sahibi aydınları, "Neden yaşıyorsunuz, sizin yeriniz bırakınız bu ülkeyi bu dünya bile değil" demeye getiren bir çılgınlıklar komedyasını, habire tekrar ederek sıkça yaşıyoruz bu tuhaf ülkede.

Sıra Mungan'da mı?

Adeta sıraya koymuşuz. Hrant Dink, Orhan Pamuk, Mehmed Uzun, Yaşar Kemal ve nicelerini…

Şimdi de, sırada Murathan Mungan mı, ne!

Yaşananları biliyorsunuz; içlerinde asırlık çınar Vedat Türkali ile bir grup aydının yer aldığı edep şahsiyetleri Demokratik Toplum Partisinin kapatılma girişimlerine karşı olduklarını ve Kürt Sorununun demokratik yollardan çözümüne taraftar olduklarını "beyan" için Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup salonunu ve DTP'lileri ziyaret ettiler. Ziyaret, bu haliyle medyaya da yansıdı. Buraya kadarı normal. Ama bir de bundan sonrasının medyaya yansıyış biçiminin normal olmayan tarafı var. Asıl ilginci de, o tarafı.

DTP'li milletvekillerinin parlamentodaki odasında ziyareti gerçekleştiren şahsiyetler oturmuş sohbet ederken; sohbetin bir yerinde 68 kuşağının popüler ismi Daniel Cohn Bendit'in "Avrupa Birliğine girerseniz Gay Belediye Başkanlarınızın da olabileceğini bilin" demesi üzerine, Murathan Mungan'ın "Ben aday olurum" sözünün, sonrasında medyaya yansıyış biçimi. Daha sonra da kimi medya organlarının bu yansıyış biçiminin üzerinden "gazetecilik" yaptığını sanarak bir aydını, entelektüeli "vurma" mantığının etik dışılığı.

Doğrusu daha 1981'de yazdığı ve ödül de aldığı şiirinde bile "Yani ki eksik babalardır bazı çocukların bütün eşcinselliği"* diyen Murathan Mungan neredeyse yaşamı boyunca "gay kimliğini" hiçbir zaman "promosyon" konusu yapmamış, ve de gizlememiş bir edebiyatçıdır, aydındır. En zor dönemlerde bile kişilikli duruşunu haysiyetle korumuş bir kalem efendisidir.

Belden aşağı vurmak...

Murathan Mungan'a yapılmaya çalışılan, bu tuhaf ülkede yaptıkları işlerle, yani edebiyatçılıkları ile edebiyatları ile anılmayı, tartışılmayı bekleyen aydınların amiyane tabiriyle "belden aşağı" vurulmaya çalışılmalarının kötü tezahürüdür. Şimdi Murathan Mungan'ın törpülediği tırnağının kırıntısı dahi etmeyenlerin infazcı kılıklı çığırtanlığına karşı ses olmanın vaktidir…

Murathan, bundan tam 30 yıl önce bir 12 Mart günü 1978'de yazdığı "Azınlık Sorusu" şiirinde tebdil gezmekten söz etse de tebdil gezmiyor.

"Kendi ülkemde ben niye tebdil gezerim?"

"ben ki kendi ülkemde tebdil gezerim

herkes bir padişahsa

padişah korkusuna

kumaşsızdır

bir al kandır göyneğim

bayrak diye takılmış İsrafil borusuna

hiç sordun mu kendine

ben ki bir kendine gurbetim

kederlerim henüz dokunmamış bir kumaşsa

hiç şaşmamak gerek

bir çıplağın fütursuz sorusuna

kendi ülkemde ben,

niye tebdil gezerim?"

Ve ben bugünlerde Ufuk Uras'ın Murathan Mungan'dan müsemma esprisinin "kurbanıyım." Hani Mungan görüştüğü dostuna "Son kitabımı okudun mu?" diye soruyor ya! Murathan'ın son kitabı "Yedi Kapılı Kırk Oda"** elimde, yarıladım. (Tam "Yedi Kapılı Kırk Oda" elimdeyken kargodan Murathan'ın yeni şiir kitabı "Dağ" geldi). Siz bu satırları okurken belki de kitabın tümü okunmuş olacak.

Murathan'dan apartılmış bir cümleyle: Yazarken ürpermeyenin, okunurken de ürpertemeyeceğini, çok iyi bilen bir edebiyatçı Murathan Mungan. O sebeple bu tuhaf ülke'nin, tuhaflıklardan vazgeçerek, nadir aydınlarının üzerine titremesi gerek. Çünkü biz bir dağın ağacıyız, salt biz değil cümle âlem başında, bizi dar dibinde eylemesinler…***

Sizi, bilmem, ama bir gün, Murathan herhangi bir yerden, belediye başkan adayı olursa; "Hangi dağın kandilisin Mardinlim, kalesine yaslanmışlığın var bilirim, bir de seni kimse burçlarından indiremez, onu da bilirim", ol sebepten bu adaylığı ülkenin şansı sayar ve seçim komitesinde de gönüllü olarak çalışırım, haberi(niz) olsun…

 

* Mungan, Murathan. Sahtiyan. Remzi Kitabevi, Temmuz 1990, İstanbul

** Mungan, Murathan. Yedi Kapılı Kırk Oda. Metis Yayınları, Ekim 2007,İstanbul

*** Mungan, Murathan. Dağ. Metis Yayınları, Aralık 2007, İstanbul

Share button