Türkiye Yazarlar Sendikası: LİNÇ KÜLTÜRÜNE KARŞI DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

15 Haziran 2008, Pazar

Libyalı kadın yazar Vefa el-Buisa'nın Açlığın Diğer Boyutları adlı eserinin ana örgüsü şöyledir:
Mısırlı bir anneyle Libyalı bir babanın, Avrupa'da eğitimi almış; içki içen bir genç kız, iki ülke arasında diplomatik sorunlar çıkınca İskenderiye'de yaşamak zorunda kalıyor. Bu arada bunalıma giriyor, erkeklerle arkadaşlık ediyor, kiliseye gidiyor ve Hıristiyan oluyor. Çevresi onun bu yeni kararına tepki gösterirken, o, yeni dinini savunuyor ve kadınların namazda imamlık yapamaması, kadınların yanında tanıdık erkekler olmaksızın seyahat edememesi, evlilikte bekâret şartı aranması, flörtün zina sayılması gibi noktaları eksen alarak İslam dinin eleştiriyor.
***
Kitap yayınlandığında Bingazi'deki Cuma vaazında şiddetle kınanmasının ardından avukat olan yazarın bürosuna saldırı düzenlenmiş ve linç kampanyası başlatılmıştır.
İmamlar ve İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinin bir kısmı yürüyüşler düzenleyip imzalar toplayarak bu linç kampanyasını daha da yükseltmiştir. 
Bingazi'deki Mahkeme, yazarı ve yayıncıyı yargılayıp ilk duruşmada kitabı toplatarak bu linç girişimlerine resmi bir boyut katmıştır.
***
Vefa el-Buisa bir yazardır. Hiçbir romancı yarattığı kahramanla, romanında betimlediği tiple ve ortamla özdeş tutularak tedirgin edilemez. Katil karakteri yaratan ya da canlandıran sanatçıların katil olmayacağı gibi...
Kaldı ki Vefa el-Buisa, bu düşüncelerini bir inceleme ve araştırma kitabında, radyo, televizyon ve benzeri kitle iletişim araçlarında da söyleyebilirdi. Düşüncelerini, başta İslam âlemi olmak üzere dünyanın ilgisine sunabilirdi.
Bunun karşılığı öldürülmek ya da zorbaca başka eylemlerle karşılaşmak değildir. Bunu kabul edemeyiz.
İslami düşünceye göre örgütlenmiş devletler cahil, fanatik kesimlerin linç kültürüne karşı önlemler almadır... Bu önlemlerin en başında da düşünce özgürlüğünü bir bütün olarak tanıyıp toplumlarına göstererek, yazma ve yayınlama özgürlüğü üzerinde estirilmekte olan fanatik terörü durdurmaları gelmektedir.

Biz yazıyı (=düşünceyi) linçle, tehditle ve cinayetle cezalandıran fanatiklerin devlet kurumlarında da örgütlenebildiği;
biz, yasalarında düşünce özgürlüğünü boğan maddeler olan, yazarları yayıncıları hapiste yatan, gayri resmi de olsa sürgün yaşayan bir ülkenin yazarları, aydınları, bilim insanları olarak, Vefa el-Buisa şahsında düşünce ve ifade etme özgürlüğünün ne denli önemli olduğunu bir kez daha görmekteyiz.

Bu düşünüşle Vefa el-Buisa'yla dayanışma içinde olduğumuzun, Vefa el-Buisa'ya yapılacak her türlü fenalığı kendimize yapılmış sayacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Bu dayanışmanın Libya, Türkiye ve dünyanın düşünceyi cezalandıran bütün devletleri, yazdıklarından, çizdiklerinden, söylediklerinden ötürü aydınların değil; düşünce üretimine karşı zorbaca yolları yeğleyenlerin suç işlemekte olduğunu kabul edinceye dek süreceğini bir kez daha ilan ediyoruz.

Türkiye Yazarlar Sendikası

Share button