Kamuoyuna: Sosyolog Pınar Selek İçin Adalet İstiyoruz

9 Nisan 2009, Perşembe

Dünya Yazarlar Birliği PEN'in saygın üyesi feminist sosyolog Pınar Selek'in beraat ettiği davadan tekrar  yargılanacağı haberi sarsıcı ve üzücüdür. Barış aktivisti üyemiz Pınar Selek "insanlara zarar veren bombalama" gibi çirkin bir iftira yüzünden 2,5 yıl hapiste tutulmuş, beraat etmiştir. Oysa şimdi 36 yıl hapis cezası talebi ile karşı karşıyadır.
Dehşet. Bu, dehşet uyandıran bir süreçtir. Bu tür süreçlerde mağdur edilen kişi tek başına bir aydın olmaz; onun ailesi, yakınları, bütün duyarlı yurttaşlar da bu dehşeti yaşar. Türkiye daha iyi bir ortak gelecek uğruna kişisel çıkar gözetmeden emek veren bilginler kaybetmeye devam etmemelidir. On yıllardır çeşitli operasyonlarla Türkiye'nin beyinsizleştirilmesi bilim ve emekten yana laik ve demokratik bir ülke isteyenleri kedere boğmuştur, boğmaktadır. 
Eleştirel akıldan korkmak bir toplumu geliştiremez. Topluma sorumluluk duyan Pınar Selek ciddi sorunların çözümüne katkı için didinen örnek bir yurttaştır. Dünya Yazarlar Birliği PEN Pınar Selek gibi bir üyesi olduğu için kıvançlıdır. Bu değerli bilginimizin bir iftiradan ötürü fazlasıyla hırpalandığı beraat kararı ile apaçıktır. Psikolojik işkencenin
çeşitleri olduğunu biliyor, yaşıyoruz. Aydınların eziyet gördüğü bir ülke saygı bekleyebilir mi? Böyle bir ülkenin insanları kıvançla yaşayabilir mi?

Bugün nice aydın vatan hasretine rağmen Batı'da yaşıyorsa bu yalnız maddî kazançtan ötürü değildir; Türkiye'de özgürlüklerini ve hatta canlarını emniyette hissedemedikleri içindir. Bu acı gerçek Türkiye'nin dünyada saygın bir konumda olmasını dileyen herkes için düşündürücü değil midir? Beyin göçü geleceğin de göçüdür, göçmesidir. Yurdun parlak zihinlerine dönem dönem şöyle veya böyle kıyılırsa ortaya elbette bugünkü tablo çıkar: Cehalet ve seviyesizlik siyaset ve hayatın öbür alanlarında prim yapar; bilim, sanat ve edebiyata yasaklar getirilir; muhalif basın çeşitli yollarla baskı altına alınır. Yurttaş değil yarı-yurttaş ve hatta kul konumunda yaşamamızı isteyenler var. Sığ bir zihin ve cılız bir vicdanla yetinmemizi bekleyenler var. Ama bizim de onlara sevimli bir sürprizimiz var: Hayal kırıklığı. Bizim değil, onların hayal kırıklığı. Çünkü biz "yurttaşlık" kavramını ciddiye  almakta kararlıyız. "Laik ve demokratik cumhuriyet" kavramını ciddiye alıyoruz. Edebiyat ve bilim emekçileri olarak çabamız bu kavramın yazıda kalmayıp hayata geçmesine katkıdır. 

Biz, Türkiye'nin olumlu birikimlerini geliştirip dünyaya anlatmaya çalışan yazarlar olarak, irkiltici "tekrar yargı" haberine rağmen ülkemizdeki adalet mekanizmasına güvenmek istiyor, 11 yıldır bitemeyen bu yıpratıcı sürecin beraat kararındaki gibi adil bir kararla sona ermesini diliyoruz. Evet: Barışçı üyemiz sosyolog Pınar Selek için adalet istiyoruz. Kıvanç kaynağı bir Türkiye için adalet istiyoruz.

Tarık Günersel
PEN Türkiye Merkezi adına, Başkan

tarik.gunersel@pen.org.tr

Share button