Edebiyatımızı ve hayatımızı güzelleyen Nezihe Meriç’i, Nezim’i kaybettik!

18 Ağustos 2009, Salı

İnsanı, çevresiyle anlayıp anlatmaya tutkulu bir yazar olarak yaşadı Nezihe Meriç, dünyaya öykü anlatmaya, öykü yazmaya gelmişti. Bir öykünün kıvamını tutturmak içindi her şey. Yaşamanın bir diğer adı öykü yazmaktı çünkü. Öykü yazarlarının Nezim’i olarak, hiçbir güzel öyküyü es geçmedi. Gördü, bildi, destekledi. Genç yazarların hepsiyle paylaşacak kadar zengin bir öykü dünyası, cömert yüreği, bütün insan hallerine ait sözcükleri vardı.

Usta yazar nitelemesinden hiç hoşlanmazdı, hayatı bir denge içinde yaşamaya, sürekli devinen bir dünyanın nabzını tutmaya çabalardı. Bu yüzden, hep gençti Nezihe Meriç’in öyküsü.

Çünkü o, hızla değişmekte olan her şeyi anlamaya, güzellemeye, bir yaşam kültürüne, bir yaşam sevincine dönüştürmeye gelmişti. Hayatın acılarına bakıp, sık sık ‘ İnsan tükenmez! ‘derdi, bir umudu beslemek için. Nezihe Meriç’in yaşadığı bir coğrafyada, ne umut ne de edebiyat tükenir! Ve öykü; cıvıldayan, hüzünlenen, sevinen, sesler, evler ve insanlarla alır başını gider güzelliklere. Nezim görüyor, biliyor, yıldızlar içinde okuyordur onları. 

Perşembe günü Bebek Camii’nde öğle namazından sonra uğurlayacağız Nezihe Meriç’i ama edebiyattan hayata, bizimle hep var olacak.

Share button