New York’un Brooklyn Köprüsünde dilenen bir kör dilenci varmış. Köprüden gelip geçenlerden biri adamcağıza günlük gelirinin ne kadar olduğunu sormuş. Dilenci iki dolara zar zor ulaştığını söylemiş. Yabancı bunun üzerine kör dilencinin önünde duran, sakatlığını belirten tabelayı almış, tersini çevirip üzerine bir şeyler yazdıktan sonra dilencinin boyuna asmış ve şöyle demiş: “Tabelaya gelirinizi arttıracak bir şeyler yazdım. Bir hafta sonra uğradığımda sonucu söylersiniz bana.”
Dediği gibi bir hafta sonra gelmiş. Kör dilenci: “Bayım size nasıl teşekkür etsem azdır. Eskiden en fazla beş dolar veriyorlardı. Şimdi günde on-on beş dolar kadar topluyorum. Olağanüstü bir şey. Tabelaya ne yazdınız da bu kadar sadaka vermelerini sağladınız ?” demiş.
“Çok basit, diye yanıtlamış adam, tabelanızda ‘Doğuştan Kör’ yazıyordu, onun yerine ‘Bahar geliyor ama ben göremeyeceğim’ diye yazdım.”
Şiirin, söz sanatının gücünü anlatmak için, öylesine çok kullandım ki bu sözleri sonunda sanki benim oldu. Okurlar artık Roger Caillois’nın adını unutup buluşun bana ait olduğunu sanmaya başladılar.
21 Mart Dünya Şiir Günü Konuşması
13.03.2010 02:39 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 15 okuma
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Bildirisi TEKEL işçisinden...
10.03.2010 01:57 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
Türkiye Yazarlar Sendikası, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bildirisini her yıl bir kadın şaire/ yazara yazdırıyordu. Bu kez bildiriyi Ankara’nın ayazında hak arayan TEKEL işçilerinden Birnaz Kaya kaleme almış.70 GÜN ÖNCE BAŞLAMIŞTI HER ŞEY
Kadınlar vardır…
Kadınlar yaşamın her alanında, göğün yarısını omuzlarında taşır.
Kadınlar yaşamın her parçasının dehşetli ağırlığını daima bilerek, hissederek.
Kadınlar; bilerek ya da bilmeyerek çirkinliğin, baskının, sömürünün her türünü, her rengini, biçimini.
Görerek, didişerek, değiştirerek...
Türkiye Yazarlar Sendikası, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bu yılki bildirisini yazmayı biz direnişteki TEKEL işçilerinden istedi; görev bana düştü, ben size çok şey söylemeyeceğim, bu meydan, çadırlar, seslerimiz her şeyi söyledi çünkü…
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 30 okuma
PEN Ödülü Heykelciği Pınar Selek’in Babası Alp Selek’e Sunuldu
25.02.2010 22:40 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
PEN Duygu Asena Ödülü heykelciği Pınar Selek’in babası Alp Selek'e PEN Başkanı İnci Aral tarafından sunuldu. Tören 20 Şubat günü Amargi Kitabevi’nde yapıldı. Amargi adına konuşan Nil Mutluer törenin “Pınar Selek’in evinde” yapılmasından duyulan sevinci dile getirdi.
Berna Akkıyal “Sürüne Sürüne Erkek Olmak” adlı eseri yayınlamaktan İletişim Yayınları olarak kıvanç duyduklarını belirtti.
PEN-Türkiye’nin önceki başkanı Tarık Günersel bu ödülün Pınar Selek'e büyük haksızlıklara rağmen yılmadan eserler verdiği için bir teşekkür olduğunu söyledi.
Hapisteki Yazarlar Komitesi Başkanı Halil İbrahim Özcan PEN’in haksızlığa uğrayan her üye gibi Pınar Selek'in de yanında olduğunu vurguladı.
Uluslararası PEN Genel Sekreteri Eugene Schoulgin dünyadaki 16 bin PEN üyesinin Pınar Selek'in mağduriyet ve mücadelesini yakından izlediğini söyledi, "hiç yoktan dava yaratma çabasını" esefle karşıladı.
PEN Başkanı İnci Aral günümüzde herkesin her şeyden suçlanabileceğini söyledi. Pınar Selek'in bu ödülü en çok hak eden kişi olduğunu belirterek ödül heykelciğini Alp Selek’e sundu. Heykelcik eşliğindeki yazı şöyle:
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 63 okuma
Üstün Akmen: Biz sustukça sıra herkese gelecek
18.02.2010 01:40 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
TEB Başkanı Üstün Akmen "Halkın sahne ile arasına koyduğu uzaklık giderek daralıyor ve bunlar da bu daralmanın farkında. Ama çalışmaları artık çok tehlikeli ve vahim sonuçlar doğuracak mertebede. Siyasi erk mutlaka önlem almalı, almazsa ve bizler sustukça sıra herkese gelecek, bu böyle biline" diye konuştu.Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (IATC) Türkiye Merkezi (TEB) Başkanı Üstün Akmen, Vakit gazetesinin, Beyoğlu’ndaki Kumbaracı 50 tiyatrosunda sahnelenecek olan Özen Yula’nın oyunu “Yala ama Yutma”yı hedef tahtasına çakmakla yetinmeyip, 5 Şubat’taki yayınıyla bu kere de “Dar-ül Love”ı işaret ettiğini söyledi.
"garajistanbul’da, Kontrtenor Harun Ateş’in oynayıp, seslendirdiği “yeni opera/oyun” türünün örneği “Dar-ül Love”ın oyun tarihlerini ’Sonumuzu Lut Kavmi’ne Benzetecekler’ başlığı altında verip, ‘duyarlı Müslümanların tahrik olmasından korktuklarını’ ifade ederek aba altından sopa gösterme yayını yapmak, fevkalade ürkünç bir yaklaşımdır” diyen Üstün Akmen, oyunun “Yeni Opera” kavramının Türkiye’deki ilk örneği olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Bu tek kişilik bir oyun. Eserde bir kontrtenor günümüz İstanbul’unun arka bahçesinden Ortadoğu’nun masalsı atmosferine kendi “aşk evi”ni anlatırken, Yafta’dan Alara’ya uzanan yolda Osmanlı edebiyatından modern müzik formlarına, Ortadoğu'nun masalsı atmosferinden günümüz İstanbul'unun karanlık arka bahçesine akan bir yolculuk gerçekleştiriliyor. Ne var bunda?”
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 79 okuma
2010 Dünya Öykü Günü Bildirisi
13.02.2010 02:48 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi.
Paleolitik çağlardan beri İspanya’daki Altemira mağaralarına çizilen av resminden bugüne insanlar öykülerini aktarıyor. Din öncesi şaman törenlerinin büyüleyici doğa söylemi, İzmirli Homeros’un anlattıkları, Gılgameş, kanımca ilk gerçeküstü yazarlardan Evliya Çelebi’nin seyahatnameleri, masallar, söylenceler birbirlerine eklenerek çağlar boyu sürecek yolculuklarındalar.İnsan sesini söze dönüştürdüğünden bu yana öyküsünü anlatıyor. Tabletlerde, papirüslerde, sonunda da sayfalarda tüm sesler yerini buluyor. Bu çabalar insanlığın kendisiyle karşılaşmasıydı. Toyluk dolu bu varoluş sorgulaması yazı yokken de vardı.
İnsanların ütopyasına ulaşma isteğindeki caymazlığı onun binlerce yıllık geçmiş kayıplarını araştırdığımızda ne denli erkenlere tarihlendiğini öğreniyoruz. Yirminci yüzyılın acılarla, kıyımlarla, adaletsizliklerle dolu zamanını sonlandırıp yirmi birinci yüzyılı iyileştirici bir beklentiyle karşıladık. Şölenler onuruna kadeh kaldırmalar… Oyalanma çabası daima geçici bir heves sevincini taşır. Hoş görülesi bir durum gibi algılansa da bu iyimser beklentilerimiz hızla geri tepti. Yeni yüzyıl da ardındaki gibi tüm olumsuzlukları aman vermeden taşıyor.
İşte tam burada öyküler yazılır, yazılmaktadır. Öykü inançtan değil, ütopyasından güç alır. Çünkü ütopya asla soyut bir kavram değildir. Toplumlar insanın değerini savunan başka bir hayatın özlemini taşıyorsa, erkin buyurganlığını eleştiriyorsa düzeni yenileme gücünü yitirmez.
Ütopya tartışmaya, eleştirmeye açık bir olgu olarak aklımızı aydınlatmaktadır. Çok eski bir gelenekten uzanan öykünün günümüzde de atan canlı damarı durma güçlenecektir. Yineleyelim, ütopya bence soyut bir kavram değildir.
14 Şubat Dünya Öykü Günü’nü sevinçle kutluyoruz.
FÜRUZAN 2010
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 214 okuma
2009 Yılında 110 Gazeteci Öldürüldü
11.02.2010 22:43 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), 2009′da meslekleriyle bağlantılı olarak hedef alınan 110 gazetecinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Merkezi Viyana’da bulunan IPI’nin yıllık Dünya Basın Özgürlüğü raporuna göre, geçen yıl 55 gazetecinin hayatını kaybettiği Asya, dünyada en fazla gazetecinin öldürüldüğü bölge olurken, Asya’yı 2009′da 28 gazetecinin hayatını kaybettiği Latin Amerika izledi.
Raporda, geçen yıl Afrika’da 14, 4′ü Irak’ta olmak üzere Orta Doğu’da 6 gazetecinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Irak’ta 2008′de 14 gazeteci öldürülmüştü.
Merkezi Viyana’da bulunan IPI’nin yıllık Dünya Basın Özgürlüğü raporuna göre, geçen yıl 55 gazetecinin hayatını kaybettiği Asya, dünyada en fazla gazetecinin öldürüldüğü bölge olurken, Asya’yı 2009′da 28 gazetecinin hayatını kaybettiği Latin Amerika izledi.
Raporda, geçen yıl Afrika’da 14, 4′ü Irak’ta olmak üzere Orta Doğu’da 6 gazetecinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Irak’ta 2008′de 14 gazeteci öldürülmüştü.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 97 okuma
Leland Bardwell'den 14 Şubat 2010 Dünya Öykü Günü İletisi
11.02.2010 01:46 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
İrlandalılar farklı bir halktır. Bizler Keltlerin bir karışımıyız. Bir anlamda, sarp bir kayalığın kenarında duran, ancak yine de kayalıklara sıkı sıkıya tutunan insanlar gibiyiz. Bütün Kelt kavimlerinin birbirleriyle aynı olduklarına dair genel bir kanı vardır. Evet, bütün Keltlerin ortak bir yanı olduğu gerçekse de, bu düşünce aslında yanlıştır. Bizler benliğimizden ve bireyselliğimizden gurur duyarız. Bizler sadece tek bir Kelt kavminin mensubu olarak düşünülmeyi istemeyiz.
Bizler, İskoçlardan, Gal halkından ya da Fransızlardan daha fazla içine kapanık ve ketum olan insanlar değiliz. Ancak, sanki, daha güçlü, daha hareketli ve dolayısıyla da daha etkin olan topluluklar bizleri yerimizden uzaklaştırmış, bir yerlere sıkıştırmış gibi hepimiz, sonunda toplumun kenarında ve kıyısında yaşamaya başlamış gibiyiz. Belki de, işte bu yüzdendir ki, bütün bu koşullar, tüm bu zorunluluklar, bizleri hızlı düşünen insanlar haline getirmiştir. Bu durum farklı sanat biçimlerinde farklı şekillerde ortaya çıkmıştır. Diğer bir deyişle, hep hızlı hareket ediyoruz. Sözlerimin ana fikri özetle şöyledir: Kendimizi hızlılık gerektiren sanat biçimlerinde ifade etme gereksinimimiz, ki bu durum temelde herkeste var olan insani bir gereksinimdir, edebiyatta kısa öykü türünde ortaya çıkmaktadır.
Bizler, İskoçlardan, Gal halkından ya da Fransızlardan daha fazla içine kapanık ve ketum olan insanlar değiliz. Ancak, sanki, daha güçlü, daha hareketli ve dolayısıyla da daha etkin olan topluluklar bizleri yerimizden uzaklaştırmış, bir yerlere sıkıştırmış gibi hepimiz, sonunda toplumun kenarında ve kıyısında yaşamaya başlamış gibiyiz. Belki de, işte bu yüzdendir ki, bütün bu koşullar, tüm bu zorunluluklar, bizleri hızlı düşünen insanlar haline getirmiştir. Bu durum farklı sanat biçimlerinde farklı şekillerde ortaya çıkmıştır. Diğer bir deyişle, hep hızlı hareket ediyoruz. Sözlerimin ana fikri özetle şöyledir: Kendimizi hızlılık gerektiren sanat biçimlerinde ifade etme gereksinimimiz, ki bu durum temelde herkeste var olan insani bir gereksinimdir, edebiyatta kısa öykü türünde ortaya çıkmaktadır.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 128 okuma
PEN Dede Korkut Öykü Ödülü İrlandalı Yazar Leland Bardwell’e
08.02.2010 18:07 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
PEN-Türkiye Yönetim Kurulu olarak, 2010 Dede Korkut Öykü Ödülü’nü İrlandalı yazar Leland Bardwell’e sunmaktan kıvanç duyuyoruz.1922’de Hindistan’da doğan Bardwell’in anne-babası iki yaşında İrlanda’ya göç etti. Londra Üniversitesi’nden mezun oldu. Altı çocuk annesi. Different Kinds of Love adlı öykü kitabı 2000’de Sibel Baltalı çevirisi ve Aşkın Çeşitli Yüzleri adıyla Açıkdeniz Yayınevi tarafından yayınlandı. Romanları: Girl on a Bicycle (Bisikletteki Kız), That London Winter (O Londra Kışı), The House (Ev), There We Have Been (Oradaydık). Seçme şiirleri The White Beach: New and Selected Poems, 1960-1998 adlı kitapta yer aldı. Piyesleri arasında Thursday (Perşembe) ile Edith Piaf var.Yazarın ayrıca A Restless Life (Huzursuz Bir Hayat) adlı bir anı kitabı yayınlandı. Pek çok şair ve yazarı etkileyen ama dünyada önemi oranında tanınmadığı belirtilen Bardwell’in eserleri “zekâ, dürüstlük, gerçek ve sürpriz dolu” olarak nitelendiriliyor.
Haberi memnunlukla karşılayan ama seyahat edemeyecek olan yazarın armağanı kendisine İrlanda Büyükelçiliği kanalıyla iletilecek. Öykülerinden bazıları 13 Şubat Cumartesi 15.00-17.00’de İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde Dünya Öykü Günü programı kapsamında seslendirilecek. (Etkinlik programı ayrıca duyurulacak.) Edebiyatseverler davetlidir.
Eserlerinin daha çok okunması dileğiyle, Sayın Leland Bardwell’e şükranlarımızı sunarız.
PEN Yönetim Kurulu
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 125 okuma
Dünya Öykü Günü'ne Davetlisiniz
07.02.2010 18:06 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
Dünya Öykü Günü geçen yıllarda olduğu gibi Fransız Kültür Merkezi ve P.E.N Türkiye Merkezinin işbirliğiyle kutlanıyor. Geleneksel Öykü Bildirisi bu yıl yazar Füruzan tarafından kaleme alındı. Fransız Kültür Merkezi Müdürü Anne Potié ve Yasemin Yazıcı’nın açış konuşmaları sonrasında Nazım Timuroğlu’nun İstanbul temalı fotograf gösterimi gerçekleşecek. Etkinliğin konuk yazarları Selim İleri ve Christiane Baroche , İstanbul,Kent ve Edebiyat üzerine birer konuşma yapacaklar. BİR ÖYKÜ bölümünde Fransız yazar Christiane Baroche’ un ve P.E.N. Türkiye Merkezi 2010 DEDE KORKUT ÖYKÜ ÖDÜLÜ verilen İrlandalı yazar Leland Bardwell’ın yapıtlarından seçmeler seslendirilecek. Tiyatrocu Özge Ökten tarafından sunulacak etkinlik, 13.Şubat.Cumartesi günü Fransız Kültür Merkezinde saat 15.00-17.00 arasında izleyicilerin katılımıyla gerçekleşecek.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 158 okuma
Teşekkür
06.02.2010 02:06 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler:
Eylül 2007-Aralık 2009 döneminde değerli çalışmalar yapan Kadın Yazarlar Komitesi üyeleri Sezer Ateş Ayvaz, Nalan Barbarosoğlu, Nazan Haydari, Müge İplikçi (Başkan), Karin Karakaşlı ve Özlem Yılmaz'a bütün üyeler adına teşekkür ederiz.
Yönetim Kurulu
Yönetim Kurulu
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 126 okuma

