Rita Dahl'dan Şiirler

Rita Dahl ile 2007 Finlandiya Orta Asya Kadin Yazarları ve Sansür toplantısında tanıştık. Sadece Finlandiya Kadın Yazarlar Komitesi Başkanı değil Rita, aynı zamanda da iyi bir şair. Yazar-çevirmen Karin Karakaşlı’nın güzel Türkçesinden onu biraz olsun tanımanızı istedik.

PEN Türkiye Merkezi Kadın Yazarlar Komitesi

 

* * *

yıldız kamaşı gözlerinde

deli sarhoş insanlar

dolaşır

el ele yaşlarla birlikte

 

pazarda dolaşırken

elma gibi göğüslerini

elleyen

tüm o insanlar

 

tapınağın kemerli köprüsü

nasıl da zalim

pazarın orta yerindeyim

 

şehirdeki pekçok ümitsiz

ve aldırışsız bakıştan

kaçınmak için

 

Şahin güvercinle oynuyor

Şahin güvercinle oynar ve güvercin mutlu olur

ölümle oynadığını bilmeksizin. Şahin

Ibara’ya gittiğinde, rüzgar onu öne doğru iter

ve şahin bunun iyi olduğunu düşünür, daha hızlı varacağım oraya.

Eğer şahin sürüsünü dağıtmak istemiyorsa,

gökyüzünde sayısız kuş için yer var

kavgasız. Şahinlerin lideri en hareketli tavuğu bile yakalar

ama yaşamlarını bağışlar mı? “Bu benim başıma

geldi daha önce”, dedi sırtında şahinin pençelerini bilmiş,

yaşlı bir tavuk: ormanda orda burda bakınan

bir hayvan er geç bir avcının kapanına yakalanır ve

avcının rolü de kolay değil çünkü kurbağayı yakalayan kedi de

gözlerini ve burnunu ele geçirir ilkin.

200 köpeğin sahibi bile bir fili

yakalayamaz üstelik. Köpek bir kaplanla karşılaştığında

yere yatacak kadar akıllıdır: avcı bile başarılı olmak istiyorsa, bugünün

takvim yaprağını çevirmeli yoksa yabani tavşanı yakalayamaz. Ama keçiler-

onlar gerçekten özel hayvanlar. Keçi, teke gibi olmak ister

ve bu yüzden sakal bırakır; teke ise

annesinden doğduğunu ve bu yüzden onun kocası

olduğunu söyler. Ve keçinin sahibi hayvanına nasıl davranır

hastalandığında hayvanı kurban eder, iyileşirse de

kurban eder ve bu şekilde keçi ile sahibi arasındaki döngü

sonsuza kadar sürer çünkü bazı ilişkiler

doğarken oluşmuştur. Ancak keçi

katiline hiç

varolmamalıymışcasına bakar. Tanrı kurbağayı da hatırlamadı

aslında kanatları olması gerekiyordu onun. Çorbayı tatlandıracağı

yerde kollarını bacaklarını

açar ve çorbaya dalar: bu,

doğasından kaynaklanır ancak yine de balık, nehri ondan

iyi bilir. Ve kaplumbağanın nefes almadığını sanma sakın: ıslık

kabuğun altından duyulabilir, kaplumbağa ardında eviyle

yola koyulduğunda. Hayvanlar çabuk öğrenir:

kaplumbağa yemek için ağzını açtığında, yavruları da

aynısını yapar ve kaplumbağa sorar: Hiç cömerliğimden bahsedildiğini

duymadınız mı? Ya kertenkelelere ne demeli:

günlerini yatarak geçirirlerken hangisinin

midesinin ağrıdığını nasıl bilebilirsin?

Ve fareler: kedi ortadan kaybolmadıkça

evi işgal etmezler. Cevizi düşüren maymun dünyaya ve insanlara bir hediye

vermeyi istemişti ama insanoğlu

birinin kendisini hedef aldığı düşündü

sırf inat olsun diye: dostlukla düşmalığı birbirinden ayırmak zor,

ve maymunun arzuları bile içten değil. Bir an sonra

elbiseleri parçalar: unutmamalıyız

ki bir köpeği evcilleştirmek de on yılları aldı.