Raşit Gökçeli

Çevrenin Siyaseti Siyasetin Çevresi

Temmuzu göremeyecek gölgem,
Ama kin duymuyorum kimseye,

Kimseye bir yaprak borcum yok
Ne de bir saman çöpü alacağım.

Giderek kendime benziyorum:
Tanık istemiyorum miracıma.

Özdemir İnce, Ot Hızı, Adam yayınları, İstanbul, 2002

Giriş

Neolitik çağla birlikte insanın çevre ile ilgili macerası başladı. İnsan, çevreyi kendi amaçları doğrultusunda on iki bin yıl boyunca çeşitli müdahalelerle kendi emrine almayı sürdürdü. On dokuzuncu yüzyıla varıldığında inorganik enerji teknolojisi kullanılmaya başlandı. Aynı insan, toplumsal düzeni de kapitalizm paradigması doğrultusunda oluşturdu. Kapitalist toplum bir yandan giderek artan bir ticaret ve üretim hacmi ile birlikte yirminci yüzyıl içerisinde nerede ise üstsel bir hızla artan miktarda enerji üretmeye ve tüketmeye başladı. Yirminci yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde ise gerek sibernetik devrim gerekse genetik ilminin vardığı aşamalar sonucunda neolitik çağın sonuna varıldı. İnsanlık kendini ”biolitik” terimi ile ifade edilen bir dönem içerisinde buldu. Biolitik dönemin özelliği artık insan tarafından müdahale edilmeyen doğal bir çevre kalmamış olmasıdır.

Nitelikli Emeğin Eğretileştirilmesi Mimarlık Alanında Dönüşüm Vektörleri

2007 de “Mimar” ve Meslek Örgütünün Halleri

Dünyamız 1970’ lerden başlayarak vahşi neoliberalizmin boyunduruğu altına girdi. Adım adım, yeni kapitalizm 1989’da sosyalist deneyin Sovyetler Birliği’ndeki uygulamasının çökmesinden de yararlanarak hakimiyetini dünya üzerinde kurdu. Teknolojideki gelişmeler üretimin, iş organizasyonlarının dönüşmesine yol açtı. Ancak sibernetik, genetik, nano teknolojik alanlardaki gelişmeler kadar önemli olan bir gelişme de bunların finans dünyasındaki dönüşüm ile paralel yürümesi oldu.

Dünyada ilk kez dünya fiziksel üretimi  finans kapitalin gölgesinde kaldı. Bugünün dünyasında finans transaksiyonları yani akımları, fiziki üretimin kat be kat üzerine çıktı.

İçeriği paylaş