Hikmet Temel Akarsu

Osmanlı’da İnhitatın Miladı

Kültürümüzün klasik metinlerinden Koçi Bey Risaleleri, Zuhuri Danışman'ın 1972 tarihli çalışması esas alınarak yeniden basıldı. Kitap, yeniden yayına hazırlanırken basma ve yazmadan tamamlamalar yapıldı ve bir editörlük faaliyetinin fersah fersah ötesine taşan mükemmel bir aktarıcılık örneği gösteren Seda Çakmakoğlu tarafından kültürümüze yeniden kazandırıldı. Değerli editörü Koçi Bey Risaleleri'ni yeniden hazırlarken gösterdiği editorial başarı, incelikler ve feraset için kutlamak gerekir. Kusursuz, düzeltisiz bir metin, her türden bizim gibi Osmanlıca cühelasına yardım eden bir dipnotçuluk servisi, eserde adı geçen tarihi şahsiyetlerin metin için neden önemli olduğunu kavramamıza yarayacak sayısız "mufassal kıssa", bize arkaik dilimizi yeniden öğreten etkileyici bir sözlükçe, kaynakça, Eski Türkçe(Osmanlıca) tıpkıbasımlar ve dizin...

Genom

Genellikle edebiyat yazılarıyla tanıdığım ve bu alanda ürün verdiğini bildiğim bir yazar bir gün karşıma genetik bilimini konu edinen, Genom adını taşıyan, bilimsel bir kitap hakkında yazdığı kritik ile çıksaydı ilk tepkim: “Hayırdır inşallah?!” diye ünlemek ve yazara da yazıya da kuşkuyla yaklaşmak olurdu. Gel gör ki bu yazımda sizlere Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nden çıkan Genom adlı, kelimenin tam manasıyla çarpıcı bir kitaptan söz açmak dileğindeyim. Saygıdeğer okurun girişte belirttiğim saiklerden dolayı beni muaheze etmemesi için, bu şaşırtıcı duruma getireceğim sağlam açıklamalarım var. Bu açıklamalarım bilimsel alanda, edebi düsturla yazılmış muhteşem bir kitabı da muştuluyor eşzamanlı olarak.

Başka Dünyalar Mümkün

Davetsiz geldiler ve uğurlamasız gittiler. Ama iz bırakmayı bildiler. Davetsiz Misafir adlı, 2000’li yılların hemen başlarında kültür ortamlarında tebaruz etmiş dergiden söz etmekteyiz. On sayı yayınlanan dergi, okurumuzun derin bir ilgisizliğiyle yüzyüze kaldıysa da bunu uzun yapmadı. Edebiyatta ve sanatta gerçekten öncü olanın, avangard olanın kaderinin böyle olduğunu bilebilecek, iyi yetişmiş gençlerdi onlar. Seçtikleri alan bilim-kurgu idi. Bunun böyle olmasını doğal karşıladılar ve dergi kapanmış olmasına rağmen yollarına devam etmesini bildiler. Nasıl mı? Bilim-kurgu kavramının şanına yaraşır bir tarzda: www.davetsizmisafir.org adresinde güncel yazılarını bulabilirsiniz.

Davetsiz Misafir tayfası, kelamı sanal ortamlara yıkarak, böylece topu taca atıp iç huzuruna erecek modellerden oluşmuyor. Malumaliniz Z Kuşağı bunlar. Zero yılından vizyona girmenin böyle bir şanı var. Söz konusu tayfa kuşağının şanına yaraşır bir iş yapmış; son derecede başarılı bir kitap çıkarmış: “Başka Dünyalar Mümkün”.

Varlık Yayınları’ndan çıkan “Başka Dünyalar Mümkün”ün adına takılıp 1990’lı yıllardan itibaren dünya muhalif hareketinin sloganı olmuş bu klişeden yola çıkarak tekdüze siyasi kitaplardan bir tane daha çıktı diye düşünmeyiniz. “Başka Dünyalar Mümkün” dört dörtlük bir derleme. Bilimkurgu, Siberpunk ve Siyaset konularına odaklanmış kitap birçok yönden incelemeye, dikkatle okumaya değer, son dercede nitelikli denemelerden mürekkep.

Reddedilmiş Ruhlar Manastırı

  

Geceleyin orman, önüm sıra, bitimsiz bir karanlık gibi uzanıp gidiyordu. Dolunay ışıltıları ağaçların yapraklarına vuruyordu. Dalların hışırtılarına karışmış vahşi hayvan çığlıkları, ormauın derinliklerinden kopup, barbar kamçıları gibi kulaklarıma iniyordu.
İçeriği paylaş