Öykü

PEN: Nano Öyküler 2009

Etiketler:
Sina Akyol

ESKİ BİR ÖYKÜ 
Zeytin yemiştin. Çekirdeğini bana vermiştin.
On beş taneydi. 
 
YATAĞIN ÖYKÜSÜ 
Yatak bazen darılır; yastığına söylenir, yorganına anlatır:  
İki üzgün uykuyu. 
 
GECE YARISI ÖYKÜSÜ 
Müthiş bir iş yaptım: Beynimi temizledim.
Yalan sabaha uyanacağım yarın. 

*
Metin Cengiz

AĞLAMAK 1

hapishaneden yeni çıkmıştı, hastaydı, doktordaydı.
işkencecilerden birini gördü.
"geçmiş olsun" dedi, "bu bebek sizin mi?" diye sordu.
ve sarılıp bebeği ağladı.

AĞLAMAK 2

"ben seni çok sevdim, ama sen beni sevmedin"
dedi ve sarılıp kadına kendini ağladı.


AĞLAMAK 3

her gün içiyordu.
ama her gün.
içkiyi bıraktı, içkiyi ağladı.


Hüseyin Avni Cinozoğlu

ZENAATIN KÖTÜSÜ
 
Bugün hem başarılı bir parlamenter ve imrenilen bir mafya babasıysam, bunu rahmetli babamın "Zenaatın kötüsü olmaz evladım" sözüne borçluyum. Bazan düşünüyorum; köy düğünlerinde zil çalıp raks eden bir köçek olsaydım daha haysiyetli bir zenaat icra etmiş olurdum!
 
*

Leyla Erbil


buyrun rahatınıza bakın
        nerede oturmak isterdiniz
        sur içinde
 
                                    -------
 
            neyiniz olur
            nesebim olmaz
            keseniz?
 
                                     ----------
            tapınak fahişesi
            korinthbaşlığı
            firavunun donu                                           
            don tutmuş
            don olmuş                             
                     
                                        ---------
  
            aramayalım artık
            hepsi bir
           yanıkkapı
            yazılııkaya
            cenevizsurları
            sağa sapınca
            ağlamaduvarı
            kafatasları
 
 
                                        ----------
           

Prinkipo

Etiketler:

“ Prinkipo ahh Prinkipo “*

Yanık, özlem dolu bir sesle açıyorum gözlerimi. Anlamaya çalışıyorum sözleri.

“ Aya Yorgi tepesinde kaldı aklım, Çimlendi sende ilk aşkım. Prinkipo ahh Prinkipo “

Sesin geldiği yöne ilerliyorum. Daha yakınlaşıyor sanki.

“ Kaytan bıyıklıdır o, Çok yakışıklıdır o.

S’agopaw s’agopow.* Prinkipo ahh Prinkipo “

Aaa! Şarkı Türkçe. Kadını görünce duraklıyorum. İlerlemiş yaşına rağmen, gençti sesi.

“ Günaydın!”

Önce aldırmıyor bana.

İrkilişinden beni fark etmediğini anlıyorum.

“ Tourkos?”*

“ Evet. Siz de Türkçe söylüyorsunuz?”

“ Hı.”

“ Nereden öğrendiniz?”

“ Neyi?”

“ Türkçeyi. “

Reddedilmiş Ruhlar Manastırı

  

Geceleyin orman, önüm sıra, bitimsiz bir karanlık gibi uzanıp gidiyordu. Dolunay ışıltıları ağaçların yapraklarına vuruyordu. Dalların hışırtılarına karışmış vahşi hayvan çığlıkları, ormauın derinliklerinden kopup, barbar kamçıları gibi kulaklarıma iniyordu.
İçeriği paylaş