PEN Türkiye Başkanından Mektup

Etiketler:

16 Ekim 2017

Sevgili ve Sayın PEN üyeleri

İki aydır sizlere  mektup yazamadım.   Ama bu iki ay boyunca çalışmadık demek değil.  Ağustos rehaveti  ve Eylül yoğunluğu  yazmamı engelledi.

Ağustos ve Eylül aylarında  Yönetim Kurulu olarak, yine tüm yazar ve gazetecilerin duruşmalarında  en az bir, en çok beş temsilcimizle  hazır bulunarak PEN Türkiye'yi temsil ettik.  Duruşmaları izlemek üzere yurt dışından gelen Uluslararası PEN ve  Uluslararası Basın Enstitüsü'nün (IPI)   temsilcileriyle  İstanbul'daki toplantılarına katıldık.

Ağustos ayında aramızdan ayrılan,  sadece eşsiz  çevirileriyle  değil, yazılarıyla da edebiyatımıza  sonsuz katkıda bulunan  üyemiz Ahmet Cemal'in tüm  eserlerini...  Eylül ayında ise  yine üyemiz, sonsuzluğa göçen Muzaffer İzgü'nün tüm eserlerini ayın kitapları olarak belirledik.  

Ağustos ayında İsveç PEN’i, Bağımsız Çin PEN'i ve Uluslararası PEN'in  ortaklaşa Malmö'de düzenlediği "Ural - Altay Dilleri"  toplantısına PEN Türkiye adına Suat Karatay ve Tarık Günersel katıldı.

Eylül Ayında  Uluslararası PEN'in   83.Kongresi, 100 kadar merkezin hazır bulunmasıyla  Ukrayna'nın Lviv kentinde toplandı.  Türkiye Merkezi temsilcileri olarak Tülin Dursun,  Halil İbrahim Özcan ve ben katıldık.  Kongrenin ana teması  Propaganda Çağında Gerçeğin Peşinde" diye belirlenmişti Elbet düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında Türkiye en çok üzerinde konuşulan ülkelerden biriydi. (ayrıntılar için: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/830367/Bay_45_Numara....html)

Bu arada öğrendik ki, Uluslararası  PEN'in Nisan 2016'da Diyarbakır' da düzenlediği  ve konuşmacı olmamı istediği "Barış" temalı sempozyumda yaptığım konuşma için hakkımda soruşturma açılmış. İfadem alındı. İddianame hazırlanıp dava açılıp  açılmayacağı  henüz belli değil.  Bilmiyoruz. Sonucu bekliyoruz.

Hapisten çıkan her yazar ve gazeteci -üyemiz olsun ya da olmasın-  düşünce ve ifade özgürlüğü konularındaki çalışmalarımız için bize teşekkür ediyor. Ancak  biz sadece görevimizi yapıyoruz ve haksız yere hapiste yatan meslektaşlarımıza destek olmaya çalışıyoruz.

Geçen Hafta Frankfurt Kitap Fuarı'nda  üyemiz Ahmet Şık'a   "Cesur Gazeteci Ödülü" ;  daha önce  Eylül ayında da  Edebiyatımızın  "kanatsız meleği" Turhan Günay ve Evrensel Yayınevi'ne  Voltaire Ödülü ; yine geçen ay üyemiz Aslı Erdoğan'a   Erich Maria Remarque  Barış Ödülü ve  "Légion d'honneur" verildi. Her birini yürekten kutluyoruz.

 Bu bağlamda siz üyelerimizden  de bir ricamız var: Lütfen duruşmaları izleyin.  İzleyeceğiniz duruşmaları bize bildirin.  İnanın biz her birine yetişmekte güçlük çekiyoruz. Lütfen bunu açık bir çağrı olarak kabul edin.

Biz bu konularla  uğraşırken, iki üyemiz  PEN Türkiye'nin aidat  istemesine, on yıldır aidat ödemeyenlerin üyelikten çıkarılmasına  kızdılar.  Derneğimizin   aidat almaması gerektiğini ifade eden bir mektup yazıp bizi Uluslararası PEN'e şikayet ettiler.

Keşke önce bizle konuşsalar, keşke  şu son beş yıl içinde kapımızı bir kez çalsalar, keşke  duruşmaların birine, hapishane ziyaretlerinin birine katılsalar, keşke, keşke...

Sayın PEN üyeleri, Tüzüğümüzde açık seçik bir madde var: 2 yıl aidatını ödemeyenin üyeliği düşer diye.  Yani bu bir yasal sorumluluk.

Aidat yılda 60 TL. Ayda 5 lira...  Ayrıca bu dernek  aidatla  dönüyor sanan varsa, beri gelsin!  Bırakın ofis kirası, cepten harcama, her dış yolculuğun cepten ödenmesi..., Her üyemiz için Uluslararası PEN'e (Federasyona) senelik aidatımızı sizler adına  ödüyoruz.

Bunları yazmak zorunda kaldığım için hepinizden özür dilerim.

Hani neredeyse, şunu haykıracaktım: "Aidattan vazgeçtim, biraz sevgi, biraz saygı ve lütfen biraz emek!!!"

Daha güzel bitirmek istiyorum bu mektubu:

Ekim ayı kitabı olarak Yönetim Kurulumuz Cevat Çapan’ın ”Son Duraktan Bir Önce “adlı kitabını seçti. Gerekçeyi şöyle belirttik: (Haydar Ergülen’in sözleriyle)


Cevat Çapan, akıldan çıkmayan güzel yolculuklarla dolu şiirini yeni kitabı “Son Duraktan Bir Önce”de de sürdürüyor. Dünyayı memleket, doğayı şiir ve dostluğu evi olarak gören büyük genç şairimiz Cevat Çapan’ın yeni şiiriyle varolmanın güzelliğini bir kez daha duyumsuyoruz. Bu sonbaharı yaşanır kılan “Son Duraktan Bir Önce”yi ayın kitabı olarak seçtiğimizi mutlulukla belirtiyoruz.

Hepinize Sevgi ve Saygılarımla,

Zeynep Oral