1 Eylül “Dünya Barış Günü” Olarak Sadece Türkiye'de ve KKTC'de Kutlanıyor

Etiketler:
1 Eylül tarihinde “Dünya Barış Günü”nün sadece Türkiyeliler ve Kıbrıslıtürkler tarafından kutlandığını biliyor muydunuz? BM tarafından ilan edilen “Uluslararası Barış Günü”   ise 21 Eylül tarihinde kutlanıyor. Doğrusunu isterseniz bu gerçeği İngiliz yönetmen Jeremy Gilley’in ‘The Peace One Day’ isimli belgeselini izleyene kadar ben de bilmiyordum... Meğer her yıl Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta en üst düzeyde kutlanan, bakanların, Meclis Başkanları’nın hatta bazen başbakanların bile demeç yayımladığı, insan hakları kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin gösteriler, paneller, toplantılar düzenledikleri 1 Eylül “Dünya Barış Günü”nü artık dünya da bizden başka kimse kutlamıyormuş...

Başkandan Mektuplar

3 Nisan 2019

Sevgili ve Sayın PEN Üyeleri,

Koltuklarından ve daha nelerden nelerden vazgeçmek istemeyenler, "Seçim bitmedi... Seçim süreci devam ediyor... Durun hele... Aman hele..."  dese de biz 31 Mart seçimlerinde neyin, kimin, ne kazanıp ne kaybettiğinin bilincindeyiz...

Kazanan nefretin karşısında sevgi; düşmanlığın karşısında dayanışma; kutuplaşmanın karşısında anlaşma; ayırımcılığın karşısında bütünleşme oldu.

Kazanan, laiklik, çağdaşlık, adalet, eşitlik, özgürlük, demokrasi özlemi oldu.

Kazanan horlayan, azarlayan, suçlayan, kavga eden öfkenin dili değil; okşayan, teselli eden, sarıp sarmalayan, kucaklayan, vicdanlara seslenen dil oldu.

Nitelikli Emeğin Eğretileştirilmesi Mimarlık Alanında Dönüşüm Vektörleri

2007 de “Mimar” ve Meslek Örgütünün Halleri

Dünyamız 1970’ lerden başlayarak vahşi neoliberalizmin boyunduruğu altına girdi. Adım adım, yeni kapitalizm 1989’da sosyalist deneyin Sovyetler Birliği’ndeki uygulamasının çökmesinden de yararlanarak hakimiyetini dünya üzerinde kurdu. Teknolojideki gelişmeler üretimin, iş organizasyonlarının dönüşmesine yol açtı. Ancak sibernetik, genetik, nano teknolojik alanlardaki gelişmeler kadar önemli olan bir gelişme de bunların finans dünyasındaki dönüşüm ile paralel yürümesi oldu.

Dünyada ilk kez dünya fiziksel üretimi  finans kapitalin gölgesinde kaldı. Bugünün dünyasında finans transaksiyonları yani akımları, fiziki üretimin kat be kat üzerine çıktı.

Amerikan Medyası Halkın Nabzını Tutamıyor

Gazeteciler, mesleklerini niye yaptıklarını açıklamaya çalıştıkları vakit, kendilerine ilişkin öyle inanılmaz bir tablo çizerler ki uhrevi bir gücün etkisiyle Allah katına çıkacaklarını dahi düşünebilirsiniz.

Bir de yukarıdan asağıya inenler vardır. Bunlar, dolaylı biçimde gazetecilerin rakibi olan sanatçı ve edebiyatçılardır (kısaca sadebiyatçı diyelim). Bu gruptakiler, insanoğlunun yüzyıllardır süregelen bütün asal sorunlarına, ucu ışık saçan parmaklarıyla dokunmak için yeryüzüne gönderilmiş gibidirler. Onlar sadece kendi zamanlarıyla değil, bütün zamanlarla hesaplaşırlar. Ölümsüzdürler. İste bu nedenle hep yukarıda bir yerdedirler. Aralarında, ayaklarını yere basanlar da azımsanmamalı.

Barış Günü Bildirisi

AK EV ZEUS ROLÜNDE EZİLİRKEN...

Savaş kârları uğruna yeterince kan dökülmedi mi? Fiilî tanrısı maddî çıkar olan kapitalizm gezegenimizi yaşanmaz kılıyor. Ak Ev Zeus rolünde ezilirken herkesi uçuruma çekiyor. Oysa dünya sahne değil. Eşitlik gibi bir değeri resmî baskı âletine dönüştüren despotik devletçilik zarar vermeyi sürdürüyor. İnsanlık yok olma eşiğinde. Ve yine insanlık yıkıcılığı ile bir doğa felâketi. Barış iki savaş arasında bir hazırlanma süreci olmamalı. Laik, demokratik ve emekten yana bir dünya kurmak gerekir. Ve duyarlı bir dünyalının dediği gibi, “Hiç kimse her şeyi yapamaz, ama herkes hemen bir şey yapabilir.”

Tarık Günersel
PEN Türkiye Başkanı

Matematik ve Özgür İletişim Düşmanlığını Kınıyoruz

Prof. Ali Nesin'in Matematik Köyü projesine her yurttaş kıvançla destek olmalı. Ama bazı yetkililer saçmasapan engeller çıkarıyor. Soyut matematik hiç bu kadar somut bir caydırma hesabıyla tanışmamıştı. Akıl korkusu ile çırpınan faşizan cehalet bütün dünyayı şaşırtıyor. Darbelerle perişan edilen Türkiye'ye bir de böyle bir darbe vuruldu. Günü şaşmış bir 1 Nisan şakası mı bu? PEN Yazarlar Derneği bu rezaletin trajikomik bir anı olarak geride kalmasını ve projeninin hayata geçmesini talep ediyor. Ali Nesin'in yanındayız, çünkü aklın, bilimin ve özgür iletişimin yanındayız.   

Tarık Günersel
PEN Türkiye Başkanı

TYS Tevik Fikret'i Aşiyan'da Anıyor

Etiketler:

Türkiye Yazarlar Sendikası, çağdaş şiirimizin öncü sesi Tevfik Fikret’i, 19 Ağustos Pazar günü 140. doğum yıldönümünde Aşiyan’da anıyor. Saat 11.00’de başlayacak etkinliğe Orhan Karaveli, Gülsüm Cengiz, Nurullah Can ve İlhan Gülek katılacak. Etkinlikte, Tevfik Fikret’in kişiliği, şairliği yorumlanırken, şiirlerinden örnekler seslendirilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı İki Ayrı Bakanlık Olmalıdır

Etiketler:

Bir yatırım alanı olan Turizm  ile bir yaratım alanı olan Kültür’ün aynı bakanlık çatısı altında bulunması sakıncalıdır. Çünkü, turizm ülkemizin en önemli sektörlerinden biridir ve sürekli yeni kaynaklara, yeni yatırımlara gereksinimi vardır. Bu şartlarda bakanlık, ister istemez olanaklarını bu alanda yoğunlaştırmaktadır. Oysa ulusal ve kültürel varlığımızı daha da pekiştirmek ve geliştirmek zorunda olduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dönemde Kültür Bakanlığı’nın görev ve sorumlulukları çok daha önem taşımaktadır.

BEN ORTA İKİ’DE KALECİYDİM

Etiketler:

1.

Ben oturmuş ne yapıyorum burada?
Gidip bahçemde loeparlarla oynasam daha iyi.
             Ya da Tayland’ta bar açsam; En fiyakalı
Akdeniz mavileri satsam.
Dudaklarındaki Leylak buğusu’ nu
çek kenara
               geçeyim sevgilim.

2.

Gömleğimi kırmızı bir okyanusa döküp
sürgülenmem Bangkok’a
               suçlu olduğumu göstermez tenimin:
Tenin bilinci yoktur
                S a v r u l u r

İçeriği paylaş