Değerli Romancı ve PEN Üyesi Siobhan Dowd Vefat Etti.

Etiketler:

  Siobhan Dowd

47 yaşında, kanserden. İki yeni romanı basıma hazırken... Siobhan Dowd 21 yılda PEN bünyesinde dünyada hapisteki binlerce yazara yardım etmiş bir PEN üyesi -belki hiçbirimizin sohbet firsatı bulamadığı bir dost, bir kardeş. (-ti demek gelmiyor insanın içinden.) Eşine ve yeni Uluslararası Sekreter arkadaşımız Eugene Schoulgin'e taziye mesajı ilettik, bütün üyelerimiz adına. Kendisi hakkında daha çok bilgi için sitesine bakilabilir: http://www.siobhandowd.co.uk. Emeklerine saygıyla.

Çevrenin Siyaseti Siyasetin Çevresi

Temmuzu göremeyecek gölgem,
Ama kin duymuyorum kimseye,

Kimseye bir yaprak borcum yok
Ne de bir saman çöpü alacağım.

Giderek kendime benziyorum:
Tanık istemiyorum miracıma.

Özdemir İnce, Ot Hızı, Adam yayınları, İstanbul, 2002

Giriş

Neolitik çağla birlikte insanın çevre ile ilgili macerası başladı. İnsan, çevreyi kendi amaçları doğrultusunda on iki bin yıl boyunca çeşitli müdahalelerle kendi emrine almayı sürdürdü. On dokuzuncu yüzyıla varıldığında inorganik enerji teknolojisi kullanılmaya başlandı. Aynı insan, toplumsal düzeni de kapitalizm paradigması doğrultusunda oluşturdu. Kapitalist toplum bir yandan giderek artan bir ticaret ve üretim hacmi ile birlikte yirminci yüzyıl içerisinde nerede ise üstsel bir hızla artan miktarda enerji üretmeye ve tüketmeye başladı. Yirminci yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde ise gerek sibernetik devrim gerekse genetik ilminin vardığı aşamalar sonucunda neolitik çağın sonuna varıldı. İnsanlık kendini ”biolitik” terimi ile ifade edilen bir dönem içerisinde buldu. Biolitik dönemin özelliği artık insan tarafından müdahale edilmeyen doğal bir çevre kalmamış olmasıdır.

Reddedilmiş Ruhlar Manastırı

 Geceleyin orman, önüm sıra, bitimsiz bir karanlık gibi uzanıp gidiyordu. Dolunay ışıltıları ağaçların yapraklarına vuruyordu. Dalların hışırtılarına karışmış vahşi hayvan çığlıkları, ormauın derinliklerinden kopup, barbar kamçıları gibi kulaklarıma iniyordu.

2008 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülü'ne Katılım Koşulları

Etiketler:

* Eser sahipleri yayımlanmamış ve ödül almamış ikişer öykü ile katılabileceklerdir.

* Öyküler iki aralıklı olarak (bilgisayarda yazılmış) en az 2 en çok 10 sayfa olacaktır.

* Öykülerin yazılı olduğu dosyanın sağ üst köşesine büyük harflerle rumuz yazılacaktır. Gerçek ad ve soyadı belirtilmeyecektir.

1 Eylül “Dünya Barış Günü” Olarak Sadece Türkiye'de ve KKTC'de Kutlanıyor

Etiketler:
1 Eylül tarihinde “Dünya Barış Günü”nün sadece Türkiyeliler ve Kıbrıslıtürkler tarafından kutlandığını biliyor muydunuz? BM tarafından ilan edilen “Uluslararası Barış Günü”   ise 21 Eylül tarihinde kutlanıyor. Doğrusunu isterseniz bu gerçeği İngiliz yönetmen Jeremy Gilley’in ‘The Peace One Day’ isimli belgeselini izleyene kadar ben de bilmiyordum... Meğer her yıl Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta en üst düzeyde kutlanan, bakanların, Meclis Başkanları’nın hatta bazen başbakanların bile demeç yayımladığı, insan hakları kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin gösteriler, paneller, toplantılar düzenledikleri 1 Eylül “Dünya Barış Günü”nü artık dünya da bizden başka kimse kutlamıyormuş...

Nitelikli Emeğin Eğretileştirilmesi Mimarlık Alanında Dönüşüm Vektörleri

2007 de “Mimar” ve Meslek Örgütünün Halleri

Dünyamız 1970’ lerden başlayarak vahşi neoliberalizmin boyunduruğu altına girdi. Adım adım, yeni kapitalizm 1989’da sosyalist deneyin Sovyetler Birliği’ndeki uygulamasının çökmesinden de yararlanarak hakimiyetini dünya üzerinde kurdu. Teknolojideki gelişmeler üretimin, iş organizasyonlarının dönüşmesine yol açtı. Ancak sibernetik, genetik, nano teknolojik alanlardaki gelişmeler kadar önemli olan bir gelişme de bunların finans dünyasındaki dönüşüm ile paralel yürümesi oldu.

Dünyada ilk kez dünya fiziksel üretimi  finans kapitalin gölgesinde kaldı. Bugünün dünyasında finans transaksiyonları yani akımları, fiziki üretimin kat be kat üzerine çıktı.

Amerikan Medyası Halkın Nabzını Tutamıyor

Gazeteciler, mesleklerini niye yaptıklarını açıklamaya çalıştıkları vakit, kendilerine ilişkin öyle inanılmaz bir tablo çizerler ki uhrevi bir gücün etkisiyle Allah katına çıkacaklarını dahi düşünebilirsiniz.

Bir de yukarıdan asağıya inenler vardır. Bunlar, dolaylı biçimde gazetecilerin rakibi olan sanatçı ve edebiyatçılardır (kısaca sadebiyatçı diyelim). Bu gruptakiler, insanoğlunun yüzyıllardır süregelen bütün asal sorunlarına, ucu ışık saçan parmaklarıyla dokunmak için yeryüzüne gönderilmiş gibidirler. Onlar sadece kendi zamanlarıyla değil, bütün zamanlarla hesaplaşırlar. Ölümsüzdürler. İste bu nedenle hep yukarıda bir yerdedirler. Aralarında, ayaklarını yere basanlar da azımsanmamalı.

Barış Günü Bildirisi

AK EV ZEUS ROLÜNDE EZİLİRKEN...

Savaş kârları uğruna yeterince kan dökülmedi mi? Fiilî tanrısı maddî çıkar olan kapitalizm gezegenimizi yaşanmaz kılıyor. Ak Ev Zeus rolünde ezilirken herkesi uçuruma çekiyor. Oysa dünya sahne değil. Eşitlik gibi bir değeri resmî baskı âletine dönüştüren despotik devletçilik zarar vermeyi sürdürüyor. İnsanlık yok olma eşiğinde. Ve yine insanlık yıkıcılığı ile bir doğa felâketi. Barış iki savaş arasında bir hazırlanma süreci olmamalı. Laik, demokratik ve emekten yana bir dünya kurmak gerekir. Ve duyarlı bir dünyalının dediği gibi, “Hiç kimse her şeyi yapamaz, ama herkes hemen bir şey yapabilir.”

Tarık Günersel
PEN Türkiye Başkanı

Matematik ve Özgür İletişim Düşmanlığını Kınıyoruz

Prof. Ali Nesin'in Matematik Köyü projesine her yurttaş kıvançla destek olmalı. Ama bazı yetkililer saçmasapan engeller çıkarıyor. Soyut matematik hiç bu kadar somut bir caydırma hesabıyla tanışmamıştı. Akıl korkusu ile çırpınan faşizan cehalet bütün dünyayı şaşırtıyor. Darbelerle perişan edilen Türkiye'ye bir de böyle bir darbe vuruldu. Günü şaşmış bir 1 Nisan şakası mı bu? PEN Yazarlar Derneği bu rezaletin trajikomik bir anı olarak geride kalmasını ve projeninin hayata geçmesini talep ediyor. Ali Nesin'in yanındayız, çünkü aklın, bilimin ve özgür iletişimin yanındayız.   

Tarık Günersel
PEN Türkiye Başkanı

İçeriği paylaş