Haberler

TYS’den Dil Bayramı Açıklaması

Etiketler:

Biz yazarlar biliyoruz ki bir ulusun dili, o ulusun toprağıdır. Dili baskılanan, sömürgeleştirilen ulusların toprakları da düşünceleri de tutsaktır. Ülkemiz de yıllardır bir kuşatmayla karşı karşıyadır. Bu ülkenin en önemli yenileşme eylemlerinden biri olan Dil Devrimi’nin kazanımları, gerici-yeni liberal iktidarların elleriyle silinmeye çalışılmaktadır.

Bir yandan üniversitelerde, özellikle de edebiyat fakültelerindeki gerici kadrolaşma, öte yandan da Amerikan kültürünün yayılmacılığı, ulusal kültürümüzü zedelemektedir. Bu bozulmanın dilimize yansıması ise biz yazarları kaygılandırmaktadır.

Bu kuşatmaya karşı, ülkemizdeki yazar örgütlerine ve dil kurumlarına önemli görevler düşmektedir.

Sendikamız, bu birliktelikte üzerine düşen görevi üstlenmekten kaçınmayacaktır. Belki de çağdaş bir dil bilincinin yaratılabilmesi için “Dil Bayramımız” bir başlangıç olacaktır.

74üncü Uluslararası PEN Kongresi Kolombiya’nın Başkenti Bogota’da Yapılacak

Etiketler:

Bugün Uluslararası PEN’den gelen mektuba göre, 74üncü Uluslararası PEN Kongresi -Senegal’de kararlaştırıldığı üzere- Kolombiya’nın başkenti Bogota’da yapılacak. 15-22 Eylül 2008 günlerinde yapılacak olan kongre ile ilgili başvuru bilgisi bir süre sonra bildirilecek.

Kongrede delege veya katılımcı olarak yer almak mümkün.

Bir merkezden en çok iki delege katılabilir. Başkan ile Yönetim Kurulu’nun seçeceği bir üye resmî delege olabilir. Kongredeki oylama durumlarında her merkezin bir oy hakkı vardır.

Bir merkezden katılımcı (participant) olarak yer alma konusunda sayı sınırı yok. (Senegal’de Güney Kore PEN üyeleri ile Japonya PEN üyeleri on kişilik gruplar halinde katıldı.)

Temsilciler Meclisi (Assembly of Delegates) genellikle yedi günün son üç gününde toplanır. Mecliste sadece resmî delegeler/temsilciler söz alabilir, oy kullanabilir. Katılımcılar ile konuklar arka bölümde oturup dinleyebilir ama söz alamaz.

Halil İbrahim Özcan: İktidar İlişkisinde Aşk Yok Sayılıyor

"Fikriye" adlı son kitabını 'sırlarında bırakılmış bütün kadınlara' adamış ve bu kitabı Tarlabaşı'nda, kentsel dönüşüm (rantsal dönüşüm) kapsamına alınan, terk edeceği evinde yazmış. Paper-moon'a hiç gitmediği halde, kitabı en çok satanlar arasında Halil İbrahim Özcan'ın. Bazıları vardır ki fırtınayı, rüzgârı başında ya da sırtında taşır daima. İşte, Halil İbo da onlardan biri. Heyecanlı, yoğun bir hayat belki, ama Samsa eğer bunun kelime olarak karşılığı, O'nun hayatı şanssızlıklarla dolu. Halil İbo, hayatın kaybedenler tarafında olmuş hep. Ama yine de her şeye rağmen, insan yaşamayı bu kadar mı benimser ve keyifli hak getirir demeden de edemiyorsunuz...

Şair-hikayeci olarak biliniyorken, bu kitap nereden çıktı? Nereden aklına geldi böyle bir kitap yazmak?

Haklısın. Yazarların masaları boş olmaz hiçbir zaman. Yıllardır çalıştığım dosyalar vardı. Bu dosyalardan biri de beni yıllardır peşinden sürükleyen Fikriye Hanım'ın trafik sonuydu. Resmi tarihler dilsizdirler. Dilleri ancak kendilerini dillendirir. Ve o da hiçbir zaman tarihsel gerçekliklerin dili olmaz bu yüzden. Özgürlük alanlarının kırıldığı nokta dilde başlar bence. Fikriye Hanım'ın dosyasının öne geçme nedenlerinden ilki ve bence en önemlisi onu ezgin bir gül olarak görmemdi. İktidar ilişkileri içindeki kadının kıstırılmışlığı, aşkların doyasıya yaşayamaması ve sırlarıyla toprak altında kalışıydı. Oysa gök kubbe altında hiçbir sır sonsuza kadar kalamazdı.

Hazırlık aşaması nasıl oldu? Biraz bahseder misin?

Kitabı hazırlarken Fikriye Hanım'la birlikte sonsuz acılar çektim ve Mustafa Kemal'in yalnızlığına bin kez katıldım. Fikriye Hanım daha önce de yazılmıştı ama ben başka bir cümlenin peşindeydim. O yüzdendir ki, ezgin bir gül olan Fikriye Hanım, vefa duygusunu bende yeniden çağrıştırarak yeniden yazmaya başlamamın sebebi oldu. Aslında, baştan sona beni içine çeken bir merakın peşinden gittim. Aşkın iktidar ilişkileri içinde -yaşanılan kim olursa olsun- kirletilebileceğini gördüm ve yok sayıldığını, itildiğini... Bu, Fikriye Hanım'ın şahsında bir yığın şeyi yeniden gözden geçirmeme neden oldu. Sonuçta insan nerede nasıl olursa olsun, yani konum olarak, aynıdır. 'İnsanda insanlığın her türlü hali vardır', öyle bir şey işte...

Peki ya Fikriye?

Yüzü açılmamış bir ölüdür Fikriye Hanım. Bahtsızlığı kendinden menkul değilken kabına sığmayan bir melek gibi kaybolmuştur. Aşkının tılsımını bozan ise gene bir başka kadındır. Kilidi sökülmüş bir kapıdaki anahtar gibi bırakılmıştır bir kenara, onca yaşanılmışlıktan sonra.

İlki Geçtiğimiz Yıl Verilen AltKitap Öykü Ödülü’nün İkincisi İçin Başvurular Başlıyor...

Etiketler:

Katılım Koşulları

1. Katılım herkese açıktır.

2. AltKitap Öykü Ödülü’ne bir öykü ile başvurulur. Bir kişi birden fazla öykü ile aday olamaz.

3. Öykü en çok 3500 sözcükten oluþmalıdır.

4. Konu sınırlaması yoktur.

5. Daha önce herhangi bir ortamda yayımlanmış olan veya ödül almış olan öyküler başvuruda kabul edilmeyecektir.

26. İstanbul Tuyap Kitap Fuarı'nda Gerçekleştirilecek Etkinliklerimiz...

Etiketler:

27 EKİM CUMARTESİ

MARMARA SALONU Saat: 18:30-19:30

Şiir-Dinleti: "Denize Uzak/Yakın Şiirler" Sunum: Özkan Mert Şairler: Özkan Mert, Kemal Özer, Orhan Alkaya, Halil İbrahim Özcan, Salih Aydemir, Nihat Ateş, Arife Kalender, Derya Önder, Zeynep Aliye, Cihan Oğuz, Hüseyin Alemdar, Gökhan Cengizhan, Ayten Mutlu, Önder Kızılkaya, Müslim Çelik, Enver Topaloğlu, Oğuz Özdem, Haydar Ergülen, Mesut Aşkın, Leyla Şahin

31 EKİM ÇARŞAMBA

KARADENİZ SALONU Saat: 15:45-16:45

Söyleşi: “Akdeniz, Barış ve Edebiyat” Yöneten: Yavuz Özdem Konuşmacılar: Dursun Özden, Salih Aydemir, Ayten Mutlu

03 KASIM CUMARTESİ

HEYBELİADA SALONU Saat: 13:15-14:15

Söyleşi: “Yaralarım Seni de Yardıma Çağırıyor” Konuşmacı: Helim Yusiv, Abidin Parıltı, Sezai Sarıoğlu

04 KASIM PAZAR

MARMARA SALONU Saat:17:00-18:15

Panel: “Deniz Edebiyatı ve Çeviri” Yöneten: Sabri Kuşkonmaz Konuşmacılar: Aysu Erden, Yasemin Bayer, Sabri Gürses

Değerli Üyemiz Murat Tuncel'in Romanı İnanna'nın Başarısı...

Etiketler:

 

 

 

 

 


 

 

Murat Tuncel’in İnanna adlı romanı Korece’ye de çevriliyor ...

Varlık Yayınlarınca 2006 yılında yayımlanan İNANNA bir yılda iki dile çevrildi. Murat Tuncel’in uzun süre üzerinde çalıştığı son romanı İnanna 2006 yılının yaz aylarında Varlık Yayınlarınca yayınlanmış ve ülkemizde ilgyle karşılanmıştı. Türkiye’de yayınlanmasından kısa bir süre sonra Suriye’deki Al-Taakwin Hause Publisher tarafından yayınlanma teklifi alan İnanna’nın Arapça çevirisini çevirmen Abdul Kadir Abdelli yaptı. Roman T.C Kültür Bakanlığı tarafından da desteklenerek geçtiğimiz ağustos ayında Suriye’de yayınlanıp Arap ülkelerindeki okuyucularla buluştu.

Kısa bir süre önce Arapçası yayınlanan İnanna’ya bir teklif de Kore Asia Publishers’den geldi. Yayınevi ile yazarı temsilen Kalem Ajans tarafından anlaşmalar gerçekleştirildi. 2008 yılında yayınlanması planlanan İnanna’nın Korece’ye çevirisini Profesör Oh Eun-kyeong yapacak. Bilindiği gbi Murat Tuncel’in daha önce Maviydi Adalet Sarayı adlı romanı Valse Hoop (Sahte Umut) adıyla Hollandacaya çevrilmiş ve 3C Yayınevince arka arkaya iki baskısı yapılmıştı. Giderek artan bir ilgiyle karşılanan Valse Hoop (Sahte Umut) şimdi de Hollanda’nın tanınan sesli kitap yayınevi Lecticus tarafından CD’si yayınlanıyor.

Türkiye Yazarlar Sendikası'nın Kritik Genel Kurulu 29-30 Eylül'de...

Etiketler:

Türkiye'nin en köklü yazar örgütü Türkiye Yazarlar Sendikası 29-30 Eylül'de gerçekleştireceği genel kurulda yeterli çoğunluğu sağlayamaz ve toplantısını gerçekleştiremezse kapatılma riskiyle karşı karşıya kalacak. Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi olan PEN Türkiye Merkezi üyelerinin gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyor ve TYS başkanı sayın Enver Ercan'ın üyelerine yönelik mektubunu biz de yayımlıyoruz.

Türkiye PEN Merkezi

 

Değerli üyelerimiz,

Sendikamızın Olağanüstü Genel Kurul’unun 2. toplantısı 29-30 Eylül 2007 (Cumartesi-Pazar) tarihlerinde, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Türkocağı Cad. No: 1, Cağaloğlu- İstanbul adresindeki toplantı salonunda yapılacaktır.

29 Eylül sabahı saat 10.00’da başlayacak Olağanüstü Genel Kurul’da -tüzüğümüze göre en az 3’te 1 çoğunluk arandığı için- 228 kişinin bulunması gerekmektedir. Ancak bu sayı sağlanabildiği takdirde yoklama yapıldıktan sonra “Gündem”e geçilebilecektir. Aksi halde, İlçe Seçim Kurulu’nca hazırlanacak tutanakla birlikte, sendikanın kapatılmasının da söz konusu olacağı bir süreç başlayacaktır. Bütün üyelerimizin, TYS’nin bir yazar örgütü olarak değerinin ve işlevinin bilincinde bir tavır sergileyeceklerine inanıyoruz.

Sanat Cephesi'nden Basın Açıklaması: "Türüt ve Arif'in Hrant Dink'in Katillerini Övmesi Utanç Vericidir."

Etiketler:

Karadeniz'e Mert ve Özgür Olmak Yakışır

Adalet duygusunun git gide köreldiği, kimsenin kendinden başkasına güvenmediği, linç ve cinayet vakalarının arttığı bir toplumda; bizzat yönetenleri tarafından ihanete uğrayan, toprakları ve fabrikaları satışa çıkarılmış, her an komşularıyla savaş tehlikesi içinde yaşamaya itilmiş, ırkçılığın bırakın gerilmeyi tüm toplumun yakasına yapışmış bir körlük olarak büyüdüğü bir ülkedeyiz.

Türkiye halkları, mücadele etmeden bu girdaptan çıkamaz. Kardeşliğe her zamankinden çok ihtiyacımız var. Sanatçılar, bu karanlığın içinde ışık olabilirler, olmak zorundalar.

"O gün öyle desinler, bugün böyle desinler

Fatihalar, Yasinler, bitmez Karadeniz'de

Şerefini şanını, ortaya kor canını

Hiç kimse vatanını satmaz Karadeniz'de"

Oysa bu sözlerin yazarı bir ozan müsveddesi, besteleyen de bir şarkıcı müsveddesidir… Hrant Dink'in katillerine açık açık övgüler yağdırıyorlar. Cinayeti yüceltiyor ve topluma ve insani değerlere karşı açıkça suç işliyorlar. Hrant Dink cinayetini ve faşizmin insanlık düşmanı tarihini güzelliyorlar.

Hayır, türkülerimize kan bulaştırılmasına göz yumamayız. Birinin tarihi trajedi diğerinin tarihi ise komedidir… Biri korkaklığın, diğeri çürümenin temsilcisidir…Çürümeye başlayan insanlıktan uzaklaşır… Bu iki kafadar köylü kurnazlığı ile aydın insanlarımızla ve Türkiye toplumuyla dalga geçmeye kalkmışlardır… Mahalle kabadayısı iki bıçkın delikanlının youtube'a yerleştirdikleri klip, "iyi bir halt" becerdikleri konusunda bu korkak ikiliyi cesaretlendirmiştir. Burjuva medyasının haberleri karşısında önce umursamaz bir tavır sergileyen Karadenizli türkücü müsveddesi "ağabeyleri"nin ya da menajerinin uyarıları ile ertesi gün çark etmiş, en aptal surat ifadesi ile "haberinin olmadığını, görse bu işi yapanların suratlarına tüküreceğini" beyan etmiştir.

Karadeniz bu sahte kabadayılara mahkum değildir.

Karadeniz, bağrında yetiştirdiği çocuklarına önce, asla kalleş olmamayı öğretir. Karadeniz, hırçın dalgaları gibi mert ve özgür yaşamayı öğretir insanlarına. Ne yazık ki toplumsal çürümenin, köpekleşmenin elleri Karadeniz'e de uzanmıştır. Karadeniz insanı korkakça yaşamaya alıştırılmaktadır. Linç girişimleri, arkadan vurma ve güce tapma korkaklaştırılmanın, kişiliksizleştirilmenin sonucudur.

Sanat, bu zavallılara mahkum değildir. Türkiye'de sanat, Nâzım Hikmet ile, Ruhi Su ile, Yılmaz Güney ile serpilmiş, bu ülkenin aydınlık geleceğinin yollarını döşemiştir.

Arif ve Türüt, bu geleneğin parçası değildir, ne şarkı söyleyip, söz yazmaya ne de bu topraklar ve bu toplum adına konuşmaya layık değildirler. Arif ve Türüt, karanlıkta sinerek, kahpe pusularda iş görmeye kalkmışlardır.

Bu memleketin geleceğinde asla olmayacaklar.

Yurdumuzun aydınlık ve cesur insanları meydanı korkaklara bırakmayacaktır.

 

Sanat Cephesi

Okuyoruz...

Halide Edip Adıvar Fikret Adil Dursun Akçam Teoman Aktürel Tahir Alangu Zihni Anadol

Burhan Arpad Duygu Asena Behçet Aysan Nurullah Berk Necati Cumalı Aziz Çalışlar

Abidin Dino Sulhi Dölek Müştak Erenus Muhsin Ertuğrul Bedri Rahmi Eyüboğlu Memet Fuat

Macit Gökberk Reşat Nuri Güntekin Vedat Günyol İbrahim Hoyi Rıfat Ilgaz İsmet Kemal Karadayı

Refik Halit Karay Feyyaz Kayacan İ.Gündağ Kayaoğlu Samim Kocagöz Cenk Koyuncu Kerim Korcan

Fuat Köprülü Cevdet Kudret Şükran Kurdakul Onat Kutlar Berna Moran Nadir Nadi

Yaşar Nabi Nayır Aziz Nesin Erdal Öz Emil Galip Sandalcı Abbas Sayar Zeyyat Selimoğlu

Sabri Esat Siyavuşgil Salim Şendil Nermin Streater Ahmet Hamdi Tanpınar Semih Tiryakioğlu

Cavit Orhan Tütengil Tomris Uyar Nermi Uygur Bekir Yıldız Hür Yumer Adnan Yücel

İçeriği paylaş