Ayten Mutlu

Sivas Katliamını Anlamak

Etiketler:
Ülkemizde, 1950’lerden başlayarak  özellikle 1960 sonrasının gerici oluşumlarından beslenerek 1980’ler  sonrası belirginleşen ve  Kanlı Pazarlara, Çorum, Maraş, Sivas ve Gazi katliamlarına yol açan kültürsüzleştirme, yozlaştırma politikaları bugün de kıyasıya sürmektedir. Türkiye bulunduğu coğrafya içinde, her türlü siyasi baskıya maruz kalarak, küresel güçlerin arzu ettiği şekilde değişmeye zorlanmaktadır. Yaşamakta olduğumuz süreç, küreselleştirilen devletlerin, küresel güçlerin istedikleri yapıya bürünmesi için siyasi, askeri ve ekonomik olarak tehdit edildiği bir dönemi beraberinde getirmiştir.

Küresel sermaye ise, ülkemize işsizliği arttırarak işgücünü daha da ucuzlatmak, faizle, döviz politikalarıyla, yatırımları etkisizleştirmek ve mevcut kuruluşların tasfiyesini sağlamak için kurtarıcı bir Mesih maskesiyle gelmektedir. Kıt kaynaklarla ve güçlüklerle kurulmuş olan oluşumlar küresel sermayeye peşkeş çekilmekte,  yeraltı ve yerüstü kıymetlerimiz talan edilerek, özelleştirmelerle, IMF ve Dünya Bankası politikalarıyla parayı bastırana haraç mezat satılmaktadır.

Bugüne kadar yapılan dayatmalar, çifte standartlar ve iki yüzlü anlayışlarla Türkiye, AB kapısında oyalanmaktadır. AB ülkeleri, ardı arkası kesilmeyen taleplerle, Lozan’ı ortadan kaldırıp Sevr’i hortlatmanın peşindedirler.

Şiirlerinde Aziz Nesin

Etiketler:

 

 

Bugün Sevgili Aziz Nesin'in 92. doğum yıldönümü... O doğdu ve hiç ölmedi. Sevgili Nesin'i Şair Ayten Mutlu arkadaşımızın bir yazısı ile anıyoruz.

PEN

 

 

1 Temmuz 2007'de Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde "Sivas Katliamı" Dolayısıyla Bir Etkinlik Gerçekleştirildi

Etiketler:

Türkiye Yazarlar Sendikası, Pen Türkiye Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Edebiyatçılar Derneği'nin ortak katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, PEN adına Ayten Mutlu'nun katılımcılarla paylaştığı metin:

AYDINLIK ÖZLEMİ

2 temmuz 1993’ten beri, hayatlarımızda bir şeyler değişti.
O akşam çoğumuzun içindeki en körpe, en çiçekli dal alevlerin içinde kaldı. Sivas’taki Madımak otelinin alevleri onu da yaktı. Yakından tanıdığımız dostlarımız, sevip saygı duyduğum arkadaşlarımız ve hiç karşılaşmamış olsak da, varlıklarıyla, yaşamlarıyla, ürettikleriyle bizleri ve dünyayı zenginleştiren o güzel insanlar yok artık. Acımız hiç dinmedi, öfkemiz de öyle. Gün günden çoğalan bu duyguları taşımakta bazen zorluk çekiyoruz. Ama, ne acıyı ne de öfkeyi asla kaybetmemiz, acımızı da öfkemizi de sevgiyle ve gururla taşımamız gerek. Biliyoruz ki acı duymak da en az sevmek kadar soylu bir duygudur. İnsani bir duygudur. İnsanlıkla ilişkilendirmekte zorluk çektiğimiz kimi zavallıların hissedemeyeceği kadar insana özgü bir duygudur. Bu acıyı bizden hiçbir şey geri alamaz artık. Onlara olan hasretimizi de.

İçeriği paylaş