Üye Yayımı

Halil İbrahin Özcan'ın Yeni Kitabı Yayımlandı

Etiketler:








21. yüzyılın başında, hızlı dönüşüm geçiren şehirlerin, kültürel mirası, geleneksel yaşama biçimi ve üretim ilişkilerindeki değişim araştırmacı ve yazarların yoğun ilgisini çekiyor. Tarihçi, mimar, coğrafyacı, iktisatçı, sosyolog, edebiyatçı, hukukçu, turizmci ve daha pek çok meslekten araştırmacı ve yazar, şehirlerdeki değişimi farklı bakış açılarından anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.

Şehirler ruhu olan canlı organizmalardır. Her şehrin, ruhunu açıklayan kendine göre bir dili vardır. Binlerce yılın birikimini yansıtan bu dili, şehirde büyüyen ve yaşayanlar daha yakından tanır. Hemşerileri şehirlerine gönül gözüyle bakar ve onun dilini yüreklerinde hissederek anlar. Şehirler esrarını en geniş şekilde kendinden hissettiği insanlara açar.

Halim YAZICI’nın Toplu Şiirleri “BEYAZ CAZ SOKAĞI” Yayımlandı

Etiketler:


Bergamalı şair Halim YAZICI’nın toplu şiirleri “BEYAZ CAZ SOKAĞI” yayınlandı.
Kitap, şairin diğer yapıtlarıyla beraber, İzmir Kitap Fuarı TUYAP süresince, 19-27 Nisan tarihleri arasında CazKedisi Yayınları’nın Salon:2, 311B nolu Standında okurlarıyla ve şiirseverlerle buluşacak.

İlk kitabı, Ahmet Say’ın editörlüğünde Türkiye Yazıları Yayınlarınca 1982 yılında “O Güzel Narin Gelin” adıyla yayınlanan Yazıcı’nın daha sonra:
“Cevahir Kalbiyle Dolunay” Yarın Yayınlarınca 1984’de, “Günaydın Nike-Aşk Cazdır” Bibliotek Yayınlarınca1989’da, “Beyaz Atların Yelesinde” Etki Yayınlarınca 1997’de, “Âşıkhava Sineması” Yom Yayınlarınca 2005’de, “Deliceler Aşkına” 2007’de, “İpekTin” 2008’de, ve “Aşkhâlim-Seçme Şiirler” adlı kitapları Şiirden Yayınlarınca 2009’da, “Körfez Vapurları-Blues” Heyamola Yayınlarınca 2011’de, “Bir Küçük Harf” 2011’de, “Küçük Taşlar İklimi” 2013’de, ve “Avluda Kuş Sesleri” 2013’de şairin kendi yayını olan CazKedisi Kitap yayınlarınca ve çocuklara için yazdığı “Kuş Oyunları” ise 2013’de Top Yayıncılık tarafından yayınlandı.

Halil İbrahim Ay'dan İki Yeni Kitap...

Etiketler:
Başkaldırıyorum

Baş Kaldırıyorum, günümüz kısır döngülerinde mutsuzluk, başarısızlık ve yoksulluğa boyun eğen, Tanrı’nın kendisine çizdiğini sandığı yolda yürüyen kişilere seslenmektedir. Bunlar arasında öyleleri vardır ki gidişat hakkında soruları vardır, kedilerine özgü düşünceleri vardır ama bunu kimseyle paylaşamazlar. İlk adım için çoğu kez küçük bir kıvılcım beklerler.

Bilindiği gibi başarılı toplumlar mutlu bireylerden oluşur. Mutluluğun içi de aynı bireyler tarafından doldurulacağına göre, önce onu pozitif oluşumlarla donatmak gerekmektedir. Fakat günümüz bireyi o kadar meşgul edilmiştir ki birçok şeyi sormadan, sorgulamadan benimsemektedir. Yenilikleri irdeleyerek benimsemek emek gerektirdiğinden, basit olan kolay kabul görmektedir. Bu ise halk topluluklarını evcil hayvan sürüleri gibi davranan, ortak bilinç ve inanç geliştiren yığınlar haline getirmiştir. Bundan toplumu yönetenler dün olduğu gibi bugün de en iyi şekilde yararlanmakta, buna yarın da devam edeceğinin sinyalini vermektedirler.

Baş Kaldırıyorum, işte bu gidişe başkaldırmaktır; toplumun genel-geçer kurallarına, geleneksel dogmatizme ve insanca yaşamaya izin vermeyenlere başkaldırmaktır. Sıfatı, makamı, konumu ne olursa olsun, hiç kimseye boyun eğmemektir. Daha doğrusu bu kitap, düşünce özgürlüğü konusunda küçük bir rehberdir.

Cüneyt Ayral'dan Yeni Şiir Kitabı: Kambur...

Etiketler:
2013 yılının Haziran ayında tekrar Paris’e döndüm. Gariptir ama şehre döner dönmez aklıma ilk gelen şey yine “şiir” oldu ve bu kitabı hazırlamaya başladım.
Kitabın adını “İklil’e Şiirler” koyacaktım. İklil sevgilimin adı. Ancak kitapta onunla ilgili olmayan birkaç şiir de yer alınca bu kere daha genel bir ad koymaya ve şiirin bende bıraktığı fiziksel izi belgelemeye karar verdim.

“İklil’e Şiirler” ise tamamen bir sanatçı kıskançlığının sonucunda konulmuş bir bölüm adı oldu. Aragon’un sevgilisi, (Mayakovski’nin sevgilisi olan Lili Bric’in kız kardeşi) Elsa’ya yazmış olduklarını, bu adla yayınlamış olmasını her zaman çok kıskanmıştım. Belki böylece rahat edeceğim.

Sonuç olarak, “başkaldırarak” başladığım şiir serüvenim, aradan 40 yıl geçtikten sonra “kambur” olarak sürüyor. Ve hâlâ, ustam İlhan Berk’in dediği gibi “şiirin yeraltı işçisi” olmayı sürdürüyorum.

Paris, 8 Kasım 2013

Gezi direnişinden yükselen şiir:

Etiketler:







“Söyle İsyan İçinde Türkümüzü”*



Gezi üzerine duvar yazıları ve diğer edebi çalışmalar kitaplara dönüşmüş, ama şiirler; dergi, sosyal medya ya da bazı şairlerimizin (henüz yeni çıkmakta olan) kitaplarının sayfalarında kalmıştı. Tam da bu noktada; “Söyle İsyan İçinde Türkümüzü” adını taşıyan ‘Gezi Direnişi Şiir Antolojisi’ bu düşünceyle kotarılmış bir çalışma.

“Söyle İsyan İçinde Türkümüzü”, Gezi eylemlerinin edebi niteliğine yakışan bir çalışma… Her şeyden önce, Gezi Parkı eylemleri de bütün sahici edebiyat eserleri gibi hayatın tam içinden doğmuştur. Yazarların kalemlerini harekete geçiren şey ne ise, o eylemleri başlatanların itici gücü de o olmuştur.

Hakan Yaman'ın Yeni Kitabı "Romancı" Yayımlandı

Etiketler:






İntihar öncesi, kısa bir veda notu yazmak âdettendir; bense arkamda koca bir roman bırakıyorum. Ölümü neden seçtiğimi birkaç satırda anlatmayı beceremediğim için değil, giderken bile hâlâ anlatacak çok şeyim olduğu için yapıyorum bunu.

Önceki romanlarımı okumadıysan da olur, ama bunu mutlaka oku, olur mu sevgili okur? Bu romanda ilk kez gerçekleri anlatıyorum sana, ilk kez yalan söylemiyorum. Zaten sen de kurgudan çok gerçek yaşam öykülerini seversin, bilirim. Dehşetle okuduğun felaketlerin kendi başına gelmeyişinden duyduğun gizli hazzı kendine saklar, sonra içinden sessiz dualar edersin. Yine aynısını yap, yap ama senden küçük bir ricam var. Bu romanı eline her aldığında Naz'ı, Zahide'yi ve onların uzak, renkli hayallerini hatırlamanı istiyorum senden; beni hiç hatırlamasan da olur. Hatta unut beni, unut, sevgili okur.
(Tanıtım Bülteninden)

Levent Karataş'ın Yeni Şiir Kitabı Piyano Fabrikaları Yayımlandı

Etiketler:
Haydar Ergülen: “Yalın ve şaşırtıcı olmak, her zaman yeni şeyler söylemek ve şiirin geniş göğünde gezinirken yalnız olmadığını bilmek. Karataş bu rahatlık, yakınlık ve iyilik içinde yazıyor, iyi yazıyor.”

Küçük İskender: ”Karataş’ın şiiri bana bastırılmış bir hüznün kafese konup şehrin sokaklarında dolaştırılmasını hatırlatır hep. Hüzün kendi ışığı yüzünden gölgesini oluşturuyor ve o gölgede modern zamanları bekliyor. İyi bir şiirin okuru nasıl kuşattığını anlamak için Levent’in şiirleri kuvvetli bir kanıt.”

Orhan Alkaya: “Karataş’ın bir yanı 19.Yüzyıl’da absent içerken, diğeri ‘50’lerin beatnik şairleriyle “yolda”dır. Melankolik, hırçın, umursamaz bir delikanlının aynı zamanda fevkalâde memleketli halidir Levent. Şiir sanatının, çocuklarında sevdiği vasfıyla, hakikatlidir. Kişiliklidir şiiri, vesselam.”

Vural B. Bayrıl: “Uykuyla uyanıklık arasında, rüyadan uyanma ile dünyadan uyanma arasında, kalp ağrısı ile dil sızısı arasında, gökyüzü ile yeryüzü arasında, kağıt ile boşluk arasındaki düşsel/düşçül bir mekândan bize doğru yazıyor Karataş. O henüz 20’li yaşlarında, ben henüz 30’lu yaşlarımdayken bir dizesini ödünç almıştım Levent’in: “Ah bütün kalplerin atışındaki o dağınıklık” diyordu… Piyano Fabrikaları’nda kalbime yakın böyle çok dize buldum. Şimdi 20’li yaşlarımda olsaydım şu dizelerin beni çağırdığı ruhsal/düşsel mekâna mutlaka uğrardım: “dans daveti için/ bir prens/ karşısında aynanın./… aynada deniz, balıklar”…Karataş; şiir içinde ve şiirin içine doğru olan yolculuğunu sürdürüyor. Güzel bir yolculuk bu.”

Kadir Aydemir’in Yeni Şiir Kitabı “Soğuk Yazgı” Çıktı

Etiketler:
Aşk şiirlerinden haikulara...
Kadir Aydemir’den yeni şiirler


Kadir Aydemir'in yeni şiir kitabı "Soğuk Yazgı", şairin 75 yeni şiirini içinde barındırıyor. Usta tasarımcı Savaş Çekiç'in desenlediği kitap "Aşk İzleri", "Uzaklar" ve "Haikular" adlı üç bölüme ayrılmış. Kadir Aydemir, yaratıcısı olduğu Yitik Ülke Yayınları için "80'lerde Çocuk Olmak", "90'lar Kitabı", "Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı" ve "Mutsuz Aşk Vardır" gibi kitapları projelendirip yayına hazırlamış, "Sessizliğin Bekçisi", "Dikenler Sarayı" ve Rüzgârla Saklı" adlı şiir kitaplarını yazmıştı. Yazarın "Aşksız Gölgeler" ve "Sonsuz Unutuş" adlı iki de kısa öykü kitabı bulunmakta. "Soğuk Yazgı" şiir okurları için özel bir öneri. Şairin yazdığı yeni haiku şiirleri de bu kitapta yer almakta.

Kadir Aydemir 1977’de İstanbul’da doğdu. 2000 yılından bugüne internet ortamındaki ilk edebiyat dergilerinden biri olan www.yitikulke.com adresli “Yitik Ülke”nin ve yayın hayatına 2006’da başlayan dinamik yayınevi “Yitik Ülke Yayınları”nın da kurucusu ve editörü. Yazdığı şiir ve öyküler birçok dile çevrilen yazarın “Aşksız Gölgeler” adlı öykü kitabı geçen sene Almancaya çevrilerek “Lieblose Schatten” adıyla Binooki Verlag tarafından Almanya’da yayımlanmıştı. Cumhuriyet gazetesinde çalışan Kadir Aydemir, sosyal medya üzerinde geniş yankı uyandıran yaratıcı kitap projeleri hazırlıyor. “Soğuk Yazgı”, şairin yayımlanan dördüncü şiir kitabı. Hard-cover baskıyla sınırlı sayıda üretilen bu özel kitabın tasarımı ve şiirlere eşlik eden desenleri usta tasarımcı Savaş Çekiç’e ait.

Mehmet Sarsmaz'ın 13. kitabı: “5023’ten Mektup”

Etiketler:
Teos (1992-93, 7 sayı), Dördüncü Yeni (1994-99, 12 sayı), kişisel şiir postası mEhMeTsArSmAz (1998, 2 sayı), Yenibinyıl Şiir (2001-2002, 8 sayı), dünyanın bütün sabahlarının tek sayılık dergisi Hakiki Son Kişot, Dört Renk (2005-2006, 4 sayı) dergilerini çıkarmış olan Mehmet Sarsmaz; Kırmızı Dokuzlu(İzmir, Teos, 1999) adlı romanı ve Sözcükbilim (İzmir, Teos, 2003) adlı felsefe yapıtı dışında; Eylül Gülü (İzmir, Rind, 1991), Aktinya (İzmir, Teos, 1993), Poems & Şiirler (Thomas Steele Drach’la ortak, İzmir, Teos, 1994), Yok Kitap (İzmir, Teos, 1996), P=we2 (İzmir, Teos, 1998), Otuz Altı Yaş (İzmir, Yenibinyıl Şiir, 2001), KimliksiZ Kitap (Konya, Ücra, 2004), Büyük Başarısızlık (İzmir, İlya, 2007), Mehmet Sarsmaz Cumhuriyeti –toplu şiirler- (İzmir, İlya, 2009), İzmir Horozu (Bursa, Alp, 2011) adlarındaki şiir kitaplarından sonra yine bir şiir kitabıyla, “5023’ten Mektup (Ankara, Kurgu, 2014) okur karşısında. Kurgu Kültür Merkezi yayınları arasından Alaattin Topçu editörlüğünde Ocak 2014’te okurla buluşan kitaba adını veren şiirin “kurgu” mu yoksa kendine özgü bir “gerçeklik” mi olduğu sorunu insanı tedirgin eden bir özellik taşıyor:

5023’TEN MEKTUP

Bu 5023 yılı hiç umulduğu gibi çıkmadı,
2095’teki karaçarşaf modası,
2. Nükleer Savaş’ta çok işe yaradı!
Radyoaktif serpintiden korunanların çoğu kadındı.
Nüfus patlaması umulduğu gibi olmadı.
İçeriği paylaş