Üye Yayımı

Yazar Kadir Aydemir’in “Aşksız Gölgeler” Adlı Öykü Kitabı Yayımlandı

Etiketler:






Aşka, Ölüme ve Ayrılığa Dair Öyküler

“80’lerde Çocuk Olmak”, “90’lar Kitabı” ve “Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı” gibi ilginç ve ses getiren derleme kitapların yaratıcısı, son yılların gözde web dergisi ve aynı zamanda bir yayınevi olan Yitik Ülke’nin mucidi şair-yazar Kadir Aydemir’in “Sonsuz Unutuş” adlı öykü kitabından sonra “Aşksız Gölgeler” adlı öykü kitabı da yayımlandı. Kitap, yazarın yaşadığı ve yer yer kurguladığı güçlü öyküleri okurun ilgisine sunarken gerçek bir Türkçe ziyafetini de vaat ediyor. Kısa öykülerle donatılan çalışmada yazara ait birçok otobiyografik gönderme de yer almakta. Kimi zaman ölümle yüzleşeceğiniz, bazen de sizi aşkın o sonsuz sularına davet eden metinlerden oluşuyor “Aşksız Gölgeler”.

Aslı Erdoğan Fransızca ve Norveççe'de...

Etiketler:
Aslı Erdoğan'ın 2010 yılında Sait Faik Ödülü'nü kazanan kitabı ''TAŞ BİNA'', İsveç'ten sonra Fransa ve Norveç'te aynı günlerde yayımlandı. Ulla Lundstrom'un ustalıklı ve şiirsel çevirisiyle İsveççeye kazandırılan kitabı Ramus Yayınevi ekim ayında yayınlamış, kitap Isveç basınında övgülerle karşılanmıştı. Gunvald Ims'in çevirisi Norveç'in önde gelen yayınevi Gyldendal tarafından yayınlandı. Her iki dilde de yazarın ''Kırmızı Pelerinli Kent'' ve Mucizevi Mandarin' adlı kitapları büyük başarı kazanmış, ''Mucizevi Mandarin'' Yılın Kitapları arasına seçilirken, ''Kırmızı Pelerinli Kent'', W. G. Sebald, Helene Cixous gibi yazarların eserleriyle birlikte MARG -Omurilik serisine alınmıştı.
Jean Descat'ın ''La Batiment de Pierre'' başlığıyla Fransızcaya çevrilen ve Actes Sud tarafından yayımlanan ''Taş Bina'', yazarın Fransızcadaki beşinci kitabı. ''Kırmızı Pelerinli Kent'' ile Lire Dergisi'nce 'Geleceğe Kalacak 50 Yazar'' arasına seçilen Aslı Erdoğan'ın, romanları kadar öyküleri, şiirsel düzyazıları ve makaleleri de ardı ardına Fransızcaya aktarılmış, sinema ve tiyatroya uyarlanmıştı.
''Baş döndürücü, soluk kesici bir dil, sonu gelmeyen metaforlar, bir girdap gibi içine çeken anlatım... Sanki bir fırtınanın ortasındasınız, tam kaybolduğunuzu sandığınız anda sular duruluyor, belki de girdabın tam gözüne vardığınız anda biraz dinleniyor, sonra hemen tekrar

Bülent Tekin'den İki Yeni Kitap...

Etiketler:
Her hafta aynı gün, gecenin ilerleyen saatlerine doğru, elektronikposta kutuma, Doğu’nun zarafetinden süzülmüş bir cümlelik bir takdimcümlesine eklenmiş bir bir yazı düşer…

Bu, Bülent Tekin’in sürekli ve düzenli bir özenle her hafta yazdığıdergi yazısıdır…
Geçenlerde ise Tekin’in mutad yazısını beklerken, son kitabı çıkageldi: “Kürt Sorunu ve Sayılmayan İsyanlar”….
Kitabı bir çırpıda okudum…

“Kürt Sorunu ve Sayılmayan İsyanlar” Türklerle Farslar arasına sıkışmış,dağınık yaşayan ve birleşmeyen Kürtlerin Osmanlı İmparatorluğu’nakatılım hikâyesi ile başlıyor…

Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi ittifakı ardından OsmanlıyaDoğu’ya, Ortadoğu’ya, Kuzey Afrika’ya açılırken Kürt Aşiretlerinde deulus-devlet sürecinin ilk tomurcuklanmalarının çok cılız sinyalleri doğmaya
başlar… Bu cılız sinyaller zamanla Osmanlıyı rahatsız edecek isyanlara dönüşür… Kitap daha çok 1514-1919 yılları arasındaki Osmanlı-Kürt ilişkilerini ve bu ilişkinin doğurduğu Kürt Sorunu’nu irdeliyor…

Bülent Tekin resmi tarihlerde yok sayılan başkaldırıları, karanlıktakalmış isyan günlerini anlatıyor, anlatırken de tarihi sorguluyor…
Kürt Sorunu’nu hem bugünden düne, hem de dünden bugüne iz sürerekteşrih masasına yatırıyor… Bülent tekin “Kürt Sorunu ve Sayılmayan İsyanlar” kitabında geçmişin şifrelerini kırıyor ve temkinli bir iyimserlikle yeniden umutlandığımız bugünleri daha berrak ve bilinçli bir şekilde değerlendirmemizi sağlıyor...

13 Ocak 2013
Prof. Dr. Mehmet Altan

Şeyhmus Diken’den “Ula Fılle Hoş Geldin”…

Etiketler:
Diyarbakır’ın Amid olarak anıldığı binlerce yıl evvelinden bugüne süzülegelen insan ve mekân hikâyelerini bir nakkaş zarafetiyle ince eleyip sık dokuyan Yazar Şeyhmus Diken; bu kez bir Ermeni anlatısıyla okurlarıyla buluştu..

Ermeni halkına yaşatılan 1915 Büyük Felaketinden sonra bireysel kurtuluşlarla soluğu Dîyarbekir Xançepek’te, nam-ı diğer “Gâvur Mahallesi”nde alan Ermeni sakinlerin 1920’lerden bu yana büyük çokluklar içinde giderek yalnızlaşan ve yaban ellerde “tükenen” yaşantılarını gündelik hayatın ritmi içinde kimi kez keyifli, kimi kez hüzünlü, kimi kez de düşündüren, tartıştıran üslubuyla anlatıyor / anlattırıyor Şeyhmus Diken…

Bir eski zaman hikâye anlatıcısı gibi, ama gerçekliğin olanca çıplaklığıyla bugüne dek gelen anlatısı “Ula Fılle Hoş geldin”.

Hikâyenin başaktörü, bir Dîyarbekir Ermenisi olarak uduyla birlikte dünyaca tanınan Udi Yervant (Bostancı).

Şehrin daracık küçelerinden (sokaklarından) değişik sanat dallarına çocuk becerisiyle el atıp gönlünü ve tercihini hep ama hep musikiden yana kullanan, önce cümbüş sonra utla sanatına merhaba deyip hep aynı kulvarda yürüyen ve yine önce İstanbul, sonra Amerika ve tekrar Dîyarbekir diyen Udi Yervant…

Şeyhmus Diken 2011 yılında şehirden yitip giden şahsiyetler üzerinden bir mekân ve insan anlatısı olan “Gittiler İşte” kitabını yazdı. Gittiler İşte yayınlandığı yıl içinde iki basım yaptı, Bulgarcaya çevrilip ve basıldı. Ermenice ve Fransızca çevirileri hazırlanıyor.
“Ula Fılle Hoşgeldin” yazarın tabiriyle ilerde yayınlanacak olan “Geldiler İşte”ye bir girizgah kitabı.

Üyemiz Hüseyin Akyüz'e Abdullah Baştürk Ödülü...

Etiketler:






Genel-İş ve DİSK eski Genel Başkanı Abdullah Baştürk (29 Mayıs 1929 - 21 Aralık 1991) anısına, Baştürk ailesi ve DİSK/Genel-İş Sendikası’yla birlikte bu yıl onuncusu düzenlenen yarışma sonuçları belli oldu.

Yarışmaya katılan roman, öykü, şiir, anı, yaşamöyküsü, günce, röportaj, oyun, deneme kitapları arasında (Yönetmelik gereği ödül sıralaması, tür sınırlaması yoktur), Remzi İnanç, Özgen Seçkin, Vecihi Timuroğlu, Tuncer Uçarol, Şiir Erkök Yılmaz’dan oluşan seçici kurulca yapılan değerlendirmelerde, oyçokluğu ile, Hüseyin Akyüz’ün  “Yağmurda Kuş Sesleri” adlı öykü kitabına verildi.

"Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı"

Etiketler:
Takıntılar Üzerine, Sosyal Medyanın Gücüyle Hazırlanmış 126 Yazarlı Çılgın Bir Kitap

Büyük ilgi gören 90 yazarlı "80'lerde Çocuk Olmak Kitabı" ve 111 yazarlı "90'lar Kitabı"ndan sonra, yazarlarının tamamını sosyal medya üzerinden seçen 126 yazarlı ilgi çekici bir kitap daha: "Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı". Kadir Aydemir yine Yitik Ülke Yayınları için hazırladı.

Hangimiz normaliz, hangimiz tuhaf? Neye göre, kime göre? -Gülmeyin. Peki ya insanlık gerçekten de “bütünüyle kuşkuda”ysa? Hayat denen oyuna devam ediyoruz, devam ederken birbirimizi ne kadar tanıyoruz dersiniz? Bir insan bir insanı ne kadar, nereye kadar keşfedebilir? İşte bu kitapta anlatılan her şey, belki de “Beni hiç tanımıyorsun!” alt başlığımızı destekliyor. Türkiye'den 126 yazarın bir araya gelip oluşturduğu, yazar Kadir Aydemir'in projelendirdiği “Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı”nı okurken birbirinden ilginç insanların en bilinmedik huylarını öğreneceksiniz. 126 kişilik dev yazar kadromuzda Cem Özer, Ece Gürsel, Bihter Dinçel, Elif Ezgi Uzmansel, Ahu Akkaya, Ece Dorsay, Ece Pirim, Nilay Örnek, Arya Su Altıoklar, Tolga Akyıldız, Ferhat Uludere, Göksel Bekmezci ve Onur Behramoğlu gibi değişik dünyalardan, farklı meslek gruplarından pek çok sanatçı, yazar, şair, gazeteci, komedyen, karikatürist, avukat ve doktorun yanında öğrenciler, ev hanımları, anneler- babalar, oyuncular, mühendisler, işsizler, yapayalnız insanlar ve âşıklar da var. 126 kişinin gariplikleriyle de bitmiyor kitap, “Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı”nda dünyanın en ünlü isimlerinin takıntıları nelermiş onları da öğreneceksiniz.

Cüneyt Ayral'ın yeni kitabı Kostantiniyye Notları Yayımlandı

Etiketler:
Cüneyt Ayral'ın yeni kitabı KOSTANTINİYYE NOTLARI Bence Kitap Yayınları arasından yayımlandı. "Zayıf olan toplumsal belleğimizin yeniden anımsaması için 2008 -2011 yılları arasında yazdığım makaleleri toparladım" diyen yazarın kitabının önsözünü Beverly Barbey yazdı.

Kitabın kapağında ise rahmetli Ferruh Doğan'ın, bir dönem Ayral'ın yayımlamış olduğu Kostantıniyye Haberleri gazetesi için yapmış olduğu bir karikatür var. Ayral 1989 dan 1993 e kadar İstanbul'da aylık Kostantıniyye Haberleri Gazetesi'ni yayaımlamıştı, gazete "adı eski Bizans'ı anımsatıyor" gerekçesi ile kapatılmış ve mahkemeye verilmişti, ancak Ayral gazetesini Bizim Şehir Haberleri adı ile yayımlamayı sürdürmüş ve İstanbul Valiliği aleyhine Danıştay'da açtığı davayı kazanmıştı, İstanbul Valiliği kaybettiği bu davayı temyiz etmemişti.

Kostantıniyye Haberleri Gazetesi'nin editörlüğünü Fuat Oburoğlu Kerim Fersan ism-i müstearı ile yapmış, Hulki Aktunç, Orhan Duru, Hilmi Yavuz, Gültekin Emre gibi ünlü yazarlar gazetede sürekli olarak yazılarını yazmışlardı.

Kostantıniyye Notları kitabında, Ayral'ın, Topkapı Sarayında açmış olduğu "İstanbul Bir Maceradır" sergisine 13'er satırlık yazılar veren 13 yazarın metinleri de yer alıyor.

Tevfik Taş'tan Van Kitabı...

Etiketler:
Irkçılık, insanca ve sevgili hiçbir alanda yer bulamayan duyguların, davranış kalıplarının, devlet politikası ve savaş aracı haline getirilmesidir. Dur durak bilmeden savaşlar/ yangınlar çıkaran bu olgu, insanlığın çöp tenekesidir.

“Deprem 7.2 Irkçılık 77.2” başlığını taşıyan bu çalışma, Van-Erçiş’te meydana gelen depremden sonra, Türkiye’de ağır bir hastanın kendini koyvermesi gibi bir kez daha açılıp saçılan nefreti, ötekileştirmeyi eksen alıyor.

Deprem acısıyla boğuşan, yüzlerce ölüyü toprağa vermeye çalışan bir kente, bir halka hangi “İnsanlar” hangi “Duygularla” taş, sopa, bayrak, kirlenmiş regl bezi, Kuran-ı Kerim ve küfür yazılı kağıtlar gönderir? Bunu yapanlar, toplum içinde hakikaten azınlıkta mıdır?
Bunu yapabilenler, hangi inanca, hangi ulusa, hangi politik duruşa mensuptur?

İyi ama bütün bunlar birdenbire mi oluştu? Bu davranışları bize hangi “Tarih” armağan etti?
Edebiyatta, müzikte, atasözünde, sanatın diğer dallarında, şakalaşmalarda, basında, eğitimde, gündelik yaşamda ırkçılık nasıl şekillendi?
Kaç tür ırkçılık var?

Kaçı gizliden gizliye, kaçı açıktan açığa yürüyor?

Bilge Öngöre'den Gençler İçin Öyküler: Zamanda Dalgalanma

Etiketler:





Bilge Öngöre’nin özenle hazırladığı bu kitabı okurken; bir şifrenin gizemine kapılıp yaşadığınız heyecanlı bir sürecin sonunda gerçek sihrin kendi benliğinizde saklı olduğunu fark edecek; Louvre Müzesinden Topkapı’ya uzanan bir yolculukta bir cinayetin çözümüne ulaşırken sevginin gücünü keşfedecek; bazen bir bilgisayar oyununun içinde, bazen uçsuz bucaksız karların arasında, bazen bir maden ocağının derinliklerinde hatta ünlü Robinson’un yaşadığı o harika adada kaybolup çeşitli maceralar yaşarken hırslı değil azimli, kararsız değil özgüvenli, bencil değil paylaşımcı ve hem çalışkan hem de yaşamın renklerinden mutluluk duyan insanlar olmanın keyfini çıkaracaksınız.


“Zamanda Dalgalanma” başladı. Haydi okuyup girin kitabın derinliklerine… Heyecanın ve maceranın tadını çıkarırken, iyi ve doğrudan yana çabalayan insanların olduğu yerde buluşalım.
İçeriği paylaş