Nevzat Erkmen, Eserleriyle Yaşayanlar arasına katıldı.

P.E.N Türkiye bir değerini daha, Nevzat Erkmen'i, Eserleriyle Yaşayanlar arasına uğurlamanın üzüntüsü içinde. Nevzat Erkmen (NEV HOCA) iktisat öğrenimi sonrası Milli Eğitim Bakanlığı'nın bursu ile New York Üniversitesi pedagoji dalında yüksek lisans ve doktorasını tamamlamıştır. , Dünya Zeka Oyunları kurucusudur.Cumhuriyet Gazetesi Zeka Oyunları köşesini yönetmiştir. Beyin Olimpiyatları' nda Türkiye'ye üçüncülük ödülünü kazandırmada öncülük etmiştir.

1996 James Joyce'tan yaptığı ULYSES çevirisiyle aynı yıl The International James Joyce Foundation üyeliğine kabul edilen Erkmen, İrlanda Cumhurbaşkanı tarafından ödüllendirilmiştir. Türkiye Yayıncılar Birliği'nin "Yılın Çevirmeni" ödülünü de alan Nevzat Erkmen P.E.N Türkiye Çeviri Atölyesi'nde birçok çevirmen yetiştirmiştir.

Her zaman, her yaşta "Genç kalmayı" bilen  Nev Hocamızın ışığı her daim bizimle kalacak. Tüm sevenlerine, yakınlarına, öğrencilerine sabırlar  diliyoruz. 

P.E.N Türkiye Yönetim Kurulu

P.E.N. Türkiye'den 23 Nisan Mesajı

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 100. Yıldönümünü dünyada ve ülkede zor zamanlarda, zor koşullarda kutluyoruz. Bir yanda salgının ağırlığı altında ezilirken, bir yanda da belirsizliklerle, yalanlarla, gelecek korkusuyla, güvensizlikle boğuşuyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 100’ncü yılında o meclis sembolik bir hal almamış, işlevini yitirmemiş olsun isterdik... Çocuklar o meclise sahip çıkmanın sorumluluğu altında ezilmesin isterdik... Çocuklarımızın dünya çocukları ile birleşmelerini, birbirlerini anlayıp arkadaşlık kurmalarını, dayanışmalarını isterdik... İçinde yaşadığımız, doğaya ve çevresine sevgisiz, insana ve emeğe saygısız, vicdansız bir dünyaya başkaldırıp örnek olmalarını isterdik... İsteklerimizin bir gün mutlaka gerçekleşeceğine inanıyoruz.

P.E.N Türkiye Yazarlar Derneği olarak, büyük önder Atatürk'ün milletin geleceği olarak gördüğü çocuklara armağan ettiği bu günü bizler de Haydar Ergülen'in yazdığı "1923 Nisan" şiiriyle kutluyoruz:

1923 Nisan

"Çocukluk gibi bir şey bu gökyüzü
hiçbir yere gitmiyor” demiştiniz Edip Bey,
o dediğiniz bizim üst kat komşumuzmuş meğer,
100 yıldır yukardan bize gülümseyip duruyormuş,
kapımıza süt koyar gibi her sabah güneşi yolluyormuş,
ve akşamları ay oluyormuş, yıldız doluyormuş, geceleri rüya...
Ben de oturmuş 23 Nisan şiiri yazıyorum güya,
yazmış işte gök, deniz, güneş, ay ve dünya,
ona ekleyebileceğim ne var, olsa olsa,
ey aydınlık, ey mavi, ey ışık ülkesi bin yaşa,
ve Cahit Külebi’nin şiirindeki gibi “Sen de
Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin” demek o çocuğa,
100 yıldır 23 Nisan’sın, yüzlerce yıl daha
doğ bize, fikrimize, gönlümüze,
bağımsızlık ve özgürlük buluşsun bu güneş ülkesinde,
“Gökyüzü gibi bir şey bu 1923 Nisan” diyelim,
dileyelim 1923 kez kutlu olsun 23 Nisan
çocuklar gibi maviyle, iyilikle, neşeyle
halk mavisi bu cumhuriyette...

P.E.N. Türkiye Yönetim Kurulu

İngiliz PEN'den Nurcan Baysal İçin Çağrı

İngiliz PEN'den çağrı:

Ödüllü PEN üyesi yazar ve insan hakları savunucusu Nurcan Baysal 20 Nisan 2020’de Diyarbakır’da polis karakoluna çağrıldı ve iki twitter mesajı bağlamında soruşturma açıldığı belirtildi. İlk mesaj 2018 Şubatında atılmıştı: “Sur’da yıkılmış olan evimizi yeniden yapıyoruz. Kötümserlik ve umutsuzluğa dur diyelim. Hapistekilere kart yollayıp dayanışma gösterelim. Göğe bakın, yıldızlar yine orada.” İkinci mesaj Ekim 2019 tarihli olup Suriye topraklarına müdahale bağlamındaydı. Nurcan Baysal’ın evi o tarihte polisçe basılmış, çocukları korkuya kapılmıştı.

Türkiye’deki yetkilileri Nurcan Baysal ile öbür hak savunucuları üzerindeki baskılara son vermeye çağırıyoruz. Görüşler özgürce ifade edilebilmelidir -türlü tehditlerle karşılaşmak durumunda kalmaksızın.

İngiliz PEN Merkezi

Bugün 1 Mayıs. Emek ve Dayanışma Bayramı.

İnsanlik adına emeğe ve dayanışmaya saygı lütfen! Hemen Şimdi! Ülkemizde ve dünyada!

Şimdi buna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var!

Tüm Emekçilerin Bayramı kutlu olsun.

Edebiyat emeği hayatın çiçek açması içindir -her türlü baskıya karşı.

Resimde görüldüğü gibi, aşkla, yürekle, karanfille, şiirle, adaletle, emekle...

PEN Türkiye’den 6 Mayıs için…

“O mahur beste çalar...”
Her 6 Mayıs’ta ağlarız!

Hüseyin 23, Yusuf 25, Deniz 25 yaşındaydı.
1972’nin 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan ve
halkın o güzelim geleneksel inançla Hıdırellez’i
kutladığı gecenin sabahına karşı...
Türkiye’nin bağımsızlığı ve özgürlüğü için
üçü de darağacındaydı.

Son sözleri de ilk sözleri gibiydi,
içtendi, gençti, çığlıktı, isyandı.
Deniz en uzun boylusuydu içlerinde,
ama bağımsızlık, özgürlük uğrunda
Hüseyin de, Yusuf da Deniz’den
geri kalmadı. Hepsi de devrim yolunda
uzun mesafe koşucusuydu...
Devletin ve sistemin ‘sanatçı’ kılıklı soytarılarınca
lince maruz bırakılan, sonra da genç yaşında canından
olan ‘iki gözüm’üz Ahmet Kaya’nın, Attila İlhan’dan
bestelediği “Mahur Beste”si;
48 yıldır içimizi yakıyor bir kez daha,
acımızı artırıyor bir kez daha,
öfkemizi çoğaltıyor bir kez daha.
“Bir yangın ormanından fışkırmış genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı.”
Yine Ahmet Kaya’nın “Adı Bahtiyar” şarkısında,
“suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar” dediği gibi,
grup üzerindeki baskıların kaldırılmasını ve türkülerini
özgürce, yasaksız çalıp söylemek isteyen Grup Yorum’un
üyeleri de ölüm orucunda bir bir can veriyor. Helin öldü,
İbrahim de ölmesin...
Ölüm kimseye bir şey kazandırmaz, can kaybettirir yalnızca.
Olmasın bir kez daha!

PEN Türkiye

Share button