PEN: Değerli üyemiz Alper Yalman "Eserleriyle Yaşayanlar" arasında...

Hüzünlü Şarkılar Sokağı" ve "Maktul ile Maktule” nin yazarı değerli üyemiz Alper Yalman'ın da ne yazık ki Eserleriyle Yaşayanlar kervanına katılmasından dolayı oldukça üzüntülüyüz. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.

PEN Türkiye

1500 gündür hapiste olan Gazeteci Nedim Türfent için Uluslararası Çağrı

Gazeteci Nedim Türfent 1500 gündür hapiste: Türfent Hakkari’de kırk işçinin yere yatırılışı ile PKK yanlısı olmakla suçlanışını videoya almıştı. Kayıt Dicle Haber Ajansı tarafından yayınlanınca tehditler alan Türfent  12 Mayıs 2016’da tutuklandı, ‘terör örgütü övgüsü’ suçlaması ile sekiz yıl hapse mahkum edildi. Yirmi tanıktan on dokuzu Türfent’in mahkumiyetine yol açan ‘itirafların’ işkencede alındığını belirtti; buna rağmen Yargıtay ceza hükmünü onayladı.  Dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gündeminde.

21 Haziran günü Nedim Türfent 1500 gündür hapiste tutulmuş olacak.40’ı aşkın  Uluslararası Kuruluş, konuya dikkati çekmek üzere   Türkiye’deki yetkilileri  bu haksızlığa son vermeye çağırdı ve gazeteci Nedim Türfent’I mesleğini yapabilmesi için derhal koşulsuz serbest bırakılmasın ,istedi. 

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI)

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) 

Uluslararası PEN

TYS ve PEN Türkiye Ortak Açıklaması

Yaşar Kemal’e Saygı…

Gazeteci Soner Yalçın Sözcü Gazetesi'nde yayınlanan 19 Haziran 2020 tarihli 'Ahlâk Davası' başlıklı köşe yazısında, değerli yazarımız  TYS Kurucu Genel Başkanı Yaşar Kemal için, "Yaşar Kemal şahsına yararı olmayan hiçbir şeyle ilgilenmedi maalesef..." diyerek, haksız bir değerlendirme yapmıştır.

 
Yaşar Kemal, Kürt Sorunu, Ermeni Sorunu, Demokrasi, Özgürlük gibi ülkenin temel sorunlarında, çağının tanığı olmanın yanında sanığı da olmaktan çekinmeyerek cesurca gerçeğin, haklının, mazlumun yanında, ezilenden, sömürülenden, kırımlara uğrayanın, dili, kültürü yasaklananın, tehcir edilenin, öldürülenin, sürgüne gönderilenin, devletin sopası başından eksik edilmeyenin yanında safını belirlemiştir.  
 
'Zulmün Artsın' diyerek zalime karşı durmuş susmamış, yılmamış sözünü hep söylemiştir.
 
Yaşar Kemal yaşamı boyunca, örgütlü mücadelenin içinde yer almış, 12 Mart Darbesi ile ülkemizin içine düşürüldüğü karanlığa karşı, yazarların emeğinin korunması, tam bir söz ve yazı özgürlüğünün gerçekleştirilmesi ve korunması için her türlü yasal mücadeleyi sürdürmek amacıyla kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucu genel başkanı olmuştur.
 
Yaşar Kemal Türkiye PEN Yazarlar Derneği'nin ilk genel başkanıdır. 12 Eylül faşizminde tüm dernekler kapatıldıktan sonra PEN Türkiye’nin yeniden hayata dönmesini sağlayandır. 
 
1960'lı yıllarda, TİP'nin Genel yönetim ve Merkez Yönetim Kurulu üyesi olmuş, radyoda parti sözcüsü olarak konuşmuştur. Mahalle mahalle, kahve kahve dolaşıp Türkiye İşçi Partisini anlatmıştır.
 
Aydınlar Dilekçesinin dinamolarındandır.
 
İnsanlığın yüzkarası olan F Tipi cezaevlerine karşı en cesur sesi yükseltmiş, açlık grevlerine son verilmesi için en büyük mücadeleyi vermiş isimdir.
 
Reklamını yapmadan, böbürlenmeden, kimselere belli etmeden, hapishanelerde çürüyen aydınlara, haksız yargılananlara her daim el uzatmış insandır.
 
Yaşar Kemal, "namuslu bir hayat yaşamış" gerçek bir aydınımızdır.
 
Edebiyatımızın evrensel sesi Yaşar Kemal yaşamıyla, yapıtlarıyla hep yaşayacaktır.

BİR YANIMIZ YAPRAK DÖKER BİR YANIMIZ BAĞ BAĞÇE

Değerli üyemiz, PEN Türkiye  Hapisteki Yazarlar Komitesi’nden gazeteci yazar  İpek Özbey 24 Haziran’da Çağlayan’da gazeteciliğin yargılanmasını bizim adımızda izledi ve bizim için yazdı…

BİR YANIMIZ YAPRAK DÖKER

BİR YANIMIZ BAĞ BAĞÇE

biz gazeteciler için mühim gündü…

Bir süredir çantamızda kalem kağıdımız gibi taşıdığımız “Gazetecilik Suç Değildir” dövizleriyle sabah erkenden evlerimizden çıktık.

Buluşma noktası; Çağlayan Adliyesi’ydi...

Barışların duruşması vardı...

“Barışlar” dediysem, bu bir simge isim artık…

Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Aydın Keser ve Ferhat Çelik için buluştuk. Ben PEN adına da katıldım destek buluşmasına...

Hepimiz şunu çok iyi biliyoruz; bugün onların başına gelen, memlekette gazetecilik yapan herkesin başına gelebilir, geliyor da...

Hala soruşturmalar geçiriyor, bir çoğumuz işsiz kalıyoruz… Çalıştığımız kuruluşlara sopa gösteriliyor...

 

****

Peki neden Çağlayan’daydık…

Kamuoyuna daha önce zaten açıklanmış olan “MİT mensubu” bilgilerini haberlerinde kullanan 6 meslektaşımız, yargıç karşısına çıkarıldı.

 

******

Gece yarısına kadar süren duruşmada savunma yapıldı… Sonunda yine “BİR YANIMIZ YAPRAK DÖKER, BİR YANIMIZ BAĞ BAHÇE” dedirten bir sonuç çıktı… Yalnızca haberin delil olduğu bu davada Barış Terkoğlu, Aydın Keser ve Ferhat Çelik adli kontrol şartıyla tahliye edilirken, Murat Ağırel, Barış Pehlivan ve Hülya Kılınç özgürlüklerine kavuşamadı.

Tutukluluğa devam kararında gerekçe: Delilleri yok etme şüphesiydi…

Delil neydi ve ne yok edilecekti bilemiyoruz…

*****

En yakın zamanda diğer arkadaşlarımızın da serbest kalmasını dileyerek sözü savunmasını yapan dostum Barış Terkoğlu’na bırakmak istiyorum… Üzerine söylenecek tek bir şey bulamıyorum çünkü...

Sayın Başkan, Sayın Heyet;

Türk aydını pamuk elli annelerin hazırladığı kundaklarda büyümedi. Üzerinde kestane pişen kuzinelerin sıcağında büyümedi. “Hürriyet” dediği için atıldığı soğuk sularda büyüdü. “Bağımsızlık” dediği için sürüldüğü gurbette büyüdü. “Laiklik” dediği için patlayan bombalarla büyüdü. “Eşitlik” dediği için elektrik tellerinin, falaka sopalarının ucunda büyüdü. “Adalet” dediği için sırtına saplanan kurşunla büyüdü…

Biz de mahkeme salonlarında büyüdük, büyüyoruz.

IX. Türkiye Yayıncılık Kurultayı

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin düzenlediği Türkiye Yayıncılık Kurultayının dokuzuncusu, 25-26 Haziran tarihlerinde online olarak gerçekleştirildi. Kurultayda, yayıncılığın geleceği, dijital seçenekler, farklı alanlardaki sorunlar, korumanın önemi ve Türkiye’de okuma kültürünün ayrıntıları tartışıldı.

2 gün boyunca kurultayda yurt dışından 12, Türkiye’den 46 olmak üzere 58 konuşmacı yer aldı. İlk kez online olarak gerçekleştirilen kurultayı iki günde 500ü aşkın kişi izledi. Açılışta, Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Başkanı Kenan Kocatürk,  İnsan Hakları Evrensel Beyannamesiyle güvence altına alınmış yayımlama ve ifade özgürlüğünü de savunmanın, yayıncıların en önemli görevleri arasında olduğuna dikkat çekti. PEN Türkiye Başkanı Zeynep Oral’ın Corona virüsünden daha zalim bir virüse dikkat çektiği  açılış konuşmasını devam sayfasında bulabilirsiniz.  Kurultayın sonuç bildirgesi ileride açıklanacak.

Zeynep Oral’ın  Yayıncılık Kurultayı Açılışında Yaptığı  Konuşma:

Türkiye Yayıncılar Birliği’ne, çok önemli bulduğum bu Kurultayın açılışında, PEN Yazarlar Derneği Türkiye Başkanı olarak bana da sözü verdikleri için çok teşekkür ederim.

 Birbirinden değerli konuşmacıları, yazarları, yayınevi temsilcilerini  bir araya getiren bu Kurultay, bugüne dek hiç yaşanmamış, hiç görülmemiş  olağanüstü günlerde, koşullarda gerçekleştiriliyor…

Hayır, hayır, dünyayı ve hepimizi tehdit eden Korona Virüs salgınından   pandemiden söz etmiyorum. Evet o da var. Ama en az korona kadar, belki daha da tehlikeli ve zalim bir virüs var.

 Dünyanın bir çok yerinde   vahşi kapitalizmden beslenen, totaliter rejimlerle bütünleşen bir virüs. Doğaya, bilime, insan onuruna düşman bir virüs! Düşünce ve ifade özgürlüğüne tahammülü olmayan bir virüs!     Şiddetle, öfkeyle, kinle bütünleşen bir virüs!. İktidar olmayı, baskı , zulüm aracı sayan bir virüs.

Biz, PEN Türkiye olarak bu virüse “Ayrımcılık” diyoruz! “Ötekileştirme” diyoruz! Hak ve hukukun yok sayılması diyoruz! Adaletsizlik diyoruz. Adaletin siyasetin emrinde olması diyoruz.

Eğer ,Dünyanın bir ucundan yükselen “Nefes alamıyorum” haykırışı,  benimki de dahil bir çok ülkede yankılanıyorsa…  Ve dünyada benim ülkem,  “dünyanın en büyük yazar ve gazeteci hapishanesi” diye anılarak vicdanları kanatıyorsa…  Ve eğer ülkemin hapishanelerinde, bir tek insan günlerce, aylarca, yıllarca  haksız  yere  rehin tutulabiliyorsa hiç, ama hiç birimiz özgür değiliz! 

Bugüne kadar PEN Türkiye, Yayıncılar Birliğiyle, Türkiye Yazarlar Sendikasıyla  birçok  barış eyleminde, düşünce ve ifade özgürlüğü konularında omuz omuza, dayanışma içinde mücadele etti.   Bu mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız.

Hepinize başarılı bir kurultay, bol kitaplı sağlıklı günler  diliyorum.

Share button