PEN: Nano Öyküler 2009

15 Şubat 2009, Pazar

Sina Akyol

ESKİ BİR ÖYKÜ 
Zeytin yemiştin. Çekirdeğini bana vermiştin.
On beş taneydi. 
 
YATAĞIN ÖYKÜSÜ 
Yatak bazen darılır; yastığına söylenir, yorganına anlatır:  
İki üzgün uykuyu. 
 
GECE YARISI ÖYKÜSÜ 
Müthiş bir iş yaptım: Beynimi temizledim.
Yalan sabaha uyanacağım yarın. 

*
Metin Cengiz

AĞLAMAK 1

hapishaneden yeni çıkmıştı, hastaydı, doktordaydı.
işkencecilerden birini gördü.
"geçmiş olsun" dedi, "bu bebek sizin mi?" diye sordu.
ve sarılıp bebeği ağladı.

AĞLAMAK 2

"ben seni çok sevdim, ama sen beni sevmedin"
dedi ve sarılıp kadına kendini ağladı.


AĞLAMAK 3

her gün içiyordu.
ama her gün.
içkiyi bıraktı, içkiyi ağladı.


Hüseyin Avni Cinozoğlu

ZENAATIN KÖTÜSÜ
 
Bugün hem başarılı bir parlamenter ve imrenilen bir mafya babasıysam, bunu rahmetli babamın "Zenaatın kötüsü olmaz evladım" sözüne borçluyum. Bazan düşünüyorum; köy düğünlerinde zil çalıp raks eden bir köçek olsaydım daha haysiyetli bir zenaat icra etmiş olurdum!
 
*

Leyla Erbil


buyrun rahatınıza bakın
        nerede oturmak isterdiniz
        sur içinde
 
                                    -------
 
            neyiniz olur
            nesebim olmaz
            keseniz?
 
                                     ----------
            tapınak fahişesi
            korinthbaşlığı 
            firavunun donu                                           
            don tutmuş
            don olmuş                             
                     
                                        ---------
  
            aramayalım artık
            hepsi bir
           yanıkkapı
            yazılııkaya
            cenevizsurları
            sağa sapınca
            ağlamaduvarı
            kafatasları
 
 
                                        ----------
            


Sultan Su Esen
 
 
1. ÖYKÜ
 
DURUŞMA:
 
Duruşma Hakimi: 
Neden boşanmak istiyorsunuz?
Kadın: Gece her gözümü açtığımda kocamın bana baktğını görüyorum.
 
2. ÖYKÜ
DURUŞMA:
 
Duruşma Hakimi: 
Neden boşanmak istiyorsunuz Bayan?  
Kadın: Birinci eşim arabada, sadece halk türkülerini dinliyordu, ikincisi de sadece caz dinliyor...
 
3.ÖYKÜ
 KARAKOL' da
Polis: Şikayetiniz nedir Hanımefendi?
Kadın: Kocam telefonda, "seni öldürmeye geliyorum," dedi. 
Polis:Kocanız bugüne kadar kaç adam öldürdü?

*

Mehmet Güler
 
DİL
Neden tüm dilleri seviyorum?  Hiç konuşmadığım halde ayrı dilleri benim  kılan  yeni bir dilden söz edilebilir mi?
 
ÇOCUK
Büyüyen yanımı da seviyorum, çocuk kalan yanımı da. 
 
BİR SORU
Defne yapraklarıyla çizilen sınırların da askerleri olur mu? Hele de ilkyaz mevsiminde?


*

Tarık Günersel

RESMÎ RAPOR

Cellat nazikti.


İZ

Önce içten gelenlere uydular, sonra dıştan gelenlere.
Kadın erkeği ağırladı... uğurladı.


AYAKKABI BOYACISI 

Ablası temizledi tabanlarındaki çamuru.

*


Remzi Karabulut 


SAYILI ÖYKÜLER
 
 
1./
 
Tıpkı yazdığı öyküler gibi
yaşamını da kısa tuttu. 
 
 
2./
 
İşte bu da küçük oğlum.
Onu da vurdular.
 
3./
 
Başka yerde öldü. 


*

Bilal Kayabay


   O MEKTUP KİMDE ŞİMDİ

 Sözler, dedikodular, ayrılıklar... bunlardan kaçmalıydı...
             "Senden başkasını seversen, kahpeyim" diye bitirdi, aşkına hiç
ulaşmayacak acılı mektubunu.
             Sonu kansere varacak başka bir cehenneme kaçış, izindeki
Alamancı'yla başladı.


*


İlkay Noylan 
-“Dokunuşlar”:


DERİN TEMİZLİK
 
Bir kulağından girdi, diğerinden çıktı.
Etraf, gelincik tarlasına döndü. 
Hızla uzaklaşan ayak seslerini duyamadı.
 

                 PATLAMA
 
Yan odadan seslendi:
-Gece yarısı oldu hâlâ oturuyorsun. Yat artık!
Otuz yedi yıllık saatine baktı, duvara fırlattı. Duvar yıkıldı.
 
                        HESAPLAŞMA
          Köşeye sıkışmıştı. Akıl hocası ‘Gerektiğinde havlu atmak en büyük kazançtır.’ demişti. O, havluyla kendisini boğmayı tercih etti. Şimdi bir haçın altında yatıyor. 
Kıyamete de öyle çok var ki…



*

Ceren Olpak

Ellerin
Bu kente çoktan veda etmiş lotus ve mizah! Polen alerjili arılar artıyor…
Terk etmeli bu kenti! Hem kuzeyinden! Hem de… Ellerin ceplerinde hâlâ bak!

*


Yılmaz Onay


YARADILIŞ KURAMI                                                        
                                                                                        
  Mardin-Kızıltepe'ye sürgün gönderilen bir idealist ilkokul öğretmeni,
  bir babaya çocuğunu ille de mektep'e göndersin diye ısrar ediyordu o yıllar.
 
  Baba'nın yanıtı:
 
  - Muallim bey, Allah bizi yaratmış ki dağlar ıssız kalmasın!


İlyas Orak 

KOÇLAR
Çok koçlar görmüştü koyun koyuna...
 
HAYAT
Her şey kendisine çekiliyordu, yanık bir kibrit gibi rüzgarsız.


*

Metin Turan


AKŞAM

Güneş allahaısmarladık demişti. Ay merhabaya uzanırken, etrafında bir
dolu yıldız. Gözlerim kamaşmadı.


YABANCI

Dilimi öğrendiğini belli ediyor, tiyatro salonlarında buluşuyoruz artık.

*


Ceren Yalçın


ÖTEKİNOKSANBEANACIM

-Öt! Ekinoks an be an acım.
-Öteki noksan be anacım.

SUSEVDESİN

-Su "sev" desin.
-Sus, evdesin!


*

Katılım için teşekkür ederiz. 

Nice öykülere… 


PEN 

Share button