15 Kasım Hapisteki Yazarlar Günü Bildirisi

15 Kasım 2017, Çarşamba

15 Kasım hapisteki yazarlar gününde bir kez daha üzülüyoruz, utanıyoruz, öfkeleniyoruz, susuyoruz, bağırıyoruz, yetkilileri göreve çağrıyoruz!
Hangi göreve?
Yasaların da vicdan, merhamet ve adaletle işletilmesi, uygulanması görevine elbette
Hapisteki yazarlar, adı üzerinde yazarlar. Yazıya yazıyla, olmadı sözle yanıt verilir. Yazı, demir parmaklıkların ardında son bulan bir eylem değildir. Yazarın yeri de demir parmaklıkların ardı değildir.
Romancı, şair, öykücü, denemeci, gazeteci…
Unutmamak gerekir ki bugün ses çıkarmayan, içinden ‘oh olsun’ diyen, hatta meydanın ve medyanın kendisine kaldığını düşünen yazı erbabı da, yarın aynı akıbetle karşılaşabilir.
Tarihte değil yalnızca bugün de, dünyada değil yalnızca Türkiye’de de bunun somut örneklerini biliyoruz. Hapisteki yazarlar için  sesini yükseltmesi, kalemini sivriltmesi gerekenlerin, öncelikle bu yazarlarla aynı görüşü paylaşmayan yazarlar, gazeteciler olduğunu düşünüyoruz.
Barış içinde farklılıklarla özgür bir arada yaşamanın yolu, düşünce, yazma, yayımlama ve örgütlenme özgürlüğünden geçer.
Bu 15 Kasım da bu düşüncelerle, kaygılarla geçmiş olsun, ama bir daha 15 Kasım olmasın, o da bu yıl son kez geçmiş olsun!


PEN Türkiye Yönetim Kurulu

Share Box