Türkiye Yazarlar Sendikası'nın Genel Kurulu Sonuçlandı

2 Ekim 2007, Salı

TYS OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRGESİ

Dünyayı hele bir barış olsun da gör” Melih Cevdet Anday

Türkiye Yazarlar Sendikası’nın Olağanüstü Genel Kurulu, 29-30 Eylül 2007 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.

Ülkemiz ve dünyamız acımasız toplumsal, siyasal sorunların giderek yoğunlaştığı bir dönemden geçerken, aşağıdaki konuları gündeme getirmemiz zorunluluk olmuştur.

Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde ve sonrasında yaratılan gerginlik ve anayasa taslağı tartışmaları ekseninde gösterilen laik-antilaik ayrışması, ülkemizin temel sorunlarından biridir. TYS bu konuda, toplumu aydınlatıcı çalışmalar yapmayı ve bu çalışmaları toplumuna iletmeyi bir yükümlülük saymaktadır.

Yazına, bilime, sanata ve basın özgürlüğüne yönelik saldırılar karşısında sendikamızın daha etkin tavırlar sergilemesi bir gerekliliktir.

TYS, coğrafyamızda süren savaşlardan ötürü, insanımızın güvenlik duygusunun sarsıldığının farkındadır; bu nedenle barış kültürünün gelişmesi ve yerleşmesi için yoğun çaba gösterecektir.

Dünya sorunlarını yazınsal birikimleriyle vicdani bir sorumluluğa dönüştürebilen yazarların örgütlülük bilinci, 12 Eylül’den sonra bir aşınma yaşamıştır. Sendikamız, bu aşınmayı gidermeye yönelik çalışmalar yaparken, bu duyarlığın ve sorumluluğun bilincinde olan yeni yazarlarla güçlenecektir.

Bilimin küresel ısınma olarak nitelendirdiği; sömürü düzeninin azgınlaşması yüzünden dünyamızın yaşanamaz bir gezegen olmaya doğru hızla yol aldığı sürece karşı durmak, öncelikle yazarların görevidir.TYS bu konuda daha etkin çalışmalar yürütecektir.

Türkiye Yazarlar Sendikası, bu sorumlulukla; her türlü tutuculuğa, gericiliğe karşı bilinçli savaşımıyla yoluna devam edecektir.

Seçime katılan “Yazının Söz Birliği” ve “Dayanışma Girişimi”nin verdiği, Genel Kurulca oybirliğiyle Sonuç Bildirgesi’nde yer almasına karar verilen önergeler aşağıda sunulmuştur.

AFŞAR TİMUÇİN’İN BAŞKAN ADAYI OLDUĞU “DAYANIŞMA GİRİŞİMİ”NİN ÖNERGESİ

Ülkemizde 22 temmuz 2007 seçimlerinin ardından gelen siyasal olayları kaygıyla izliyoruz. Seçim sisteminin getirdiği bir sakatlıkla mecliste çoğunluğu ele geçiren iktidar, toplumdaki tüm eğilimleri hiçe sayarak toplumsal ve siyasal yaşamı kendi emellerine göre düzenleme hevesine kapılmıştır. Demokrasiyi meclis çoğunluğunun dayatma hakkı olarak anlayan ya da anlamakta yarar gören bu siyaset, önce cumhurbaşkanı seçiminde iki yönlü bir tutum sergiledi ve başlangıçta cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçileceğini bildirdiği halde sonra gene dayatma yöntemini uyguladı. Şimdi de cumhurbaşkanlığı seçimi kadar önemli, hatta daha önemli bir konuda, yeni anayasa yapma konusunda aynı dayatmayla karşı karşıyayız.

Demokrasi cumhuriyet rejiminin ruhu ve güvencesidir, oy hesabına dayanan dayatmalarla değil karşılıklı görüşmelerle ve anlaşmalarla ayakta durur. Demokratik uygulamalar baskı gücü niteliği kazandığı zaman, toplumun ne gibi açmazlarla yüz yüze gelebileceğini kestirmek güçtür. Hükümetin anayasayı oldu bittiye getirme tutumundan yol yakınken vazgeçmesini diliyor, demokrasi adına ne varsa onu da sözde demokrasi durumuna getirmeye çalışan bütün uygulamalarını kınıyoruz.

ENVER ERCAN’IN BAŞKAN ADAYI OLDUĞU “YAZININ SÖZ BİRLİĞİ”NİN ÖNERGESİ

YAZARLARIN GÖRÜŞÜ ALINMADAN ANAYASA MI YAZILIR?

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Türkiye’nin ilerici yazar birikimiyle oluşmuş bir yazar örgütüdür.

TYS, yeryüzünün kâr hırsına kurban edilmesine karşı, insanlığın evren sevgisiyle ve barış isteğiyle yaşamasını savunan yazar kuşaklarının yaratıcı emeğiyle kurulmuştur.

TYS, kuruluş amacını, yazarların yalnızca kendi özel etkinliğinden gelen haklarını korumakla sınırlandırmamıştır. TYS, ülkesinin karşılaştığı emperyalist saldırıya karşı barışı savunmuştur. Totaliter, faşizan, dinsel sömürücü ve ırkçı her türlü baskıya karşı, emeği ve halkın çıkarlarını, esenliğini savunmakla kendini yükümlü kılmıştır. Düşünce ve örgütlenme özgürlüğü gibi hakları savunmak, yaygınlaştırmak ve köklü hale getirmek için verilen mücadele; TYS’yi oluşturan özün, olmazsa olmaz parçasıdır.

Bu aydınlık duruşundan ötürü Türkiye Yazarlar Sendikası tarihinde en büyük saldırıyı, 12 Eylül 1980’de ülke yönetimine zorbalıkla el koyan askeri diktatörlük döneminde yaşamıştır. Bu dönemde, ülkenin demokratik bütün kurumlarıyla birlikte TYS de kapatılmış, yöneticileri hakkında davalar açılmış, yöneticileri ve üyeleri eziyete uğratılmıştır.

Ülkemiz hâlâ o diktatörlük koşullarında yapılmış anayasayla yönetilmektedir.

Biz, Türkiye Yazarlar Sendikası’nın devrimci değerlerini sahiplenen yazarları, düşüncenin ve emeğin örgütlenme özgürlüğü önündeki bütün engellerin kaldırılması için savaşım vermemiz gerektiğinin bilincindeyiz.

Bugün ülkemizde, yeni bir anayasa hazırlanmasına yönelik tartışmalar sürmektedir. Biz, ülkemizde yazının, sanatın, düşünce ve yaratma özgürlüğünün 12 Eylül Anayasası’nın çağcıl, demokratik, insana ve evrene saygılı bir anayasaya dönüştürülmesine bağlı olduğunu biliyoruz ve bütün bu evrensel değerler yararına “taraf” olduğumuzu bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.

Sendikamızın kurucu üyelerinden ve uzun yıllar genel başkanlığını yapmış olan Sayın Aziz Nesin’in, askeri diktanın başkanı Orgeneral Kenan Evren’e, doğrudan doğruya onun emriyle yazılan anayasa koşullarında dava açma cesaretini, bilge ataklığını; bugün yapılmakta olan anayasa tartışmalarında bir kılavuz olarak görüyoruz.

Çabalarımızın, Aziz Nesin’in özlemini çektiği özgür bir ülke için olduğunun bilinmesini istiyoruz.

İnsan haklarının temel dayanaklarının başında, evrensel insan aklı ve yaratıcı özgür düşünce gelmektedir. Bu değerlerin en önemli taşıyıcısı biz yazarların düşüncesi alınmadan, katkısı sağlanmadan yazılacak / yapılacak bir anayasanın, çağımıza yakışan bir anayasa olamayacağı bilinmelidir…

Share button