Ahmet Arpad'dan Üç Yeni Çeviri Daha...

Ahmet Arpad
13 Kasım 2016, Pazar

Alacakaranlıkta Bir Öykü
Stefan Zweig

Bütün yapıtlarında ele aldığı konularla ve anlatımıyla okuru kolayca kendine bağlayan Stefan Zweig okurunu düşündürür de. Çünkü o bir umut yazarıdır. Her zaman barışı, iyiliği düşleyen, savaş karşıtı, çok yanlı insancıl bir yazardır. Eserleriyle okurunu yüreklendirir, onu kendine tiryaki eder, ona yaşam sevinci aşılar.
Her şeye hümanizmin penceresinden bakan Stefan Zweig yazar olarak özgürlüğüne çok düşkündü. O insanlığın birliğini arzulayan kozmopolit bir insandı. Yapıtlarında hep bir hoşgörü düşüncesinden yola çıkan Zweig'ın misyonu Avrupalı sanatçılarla edebiyatçıları ortak barış uğruna bir araya getirmekti.
“Alacakaranlıkta Bir Öykü” ve “Yakıcı Sır” adlı iki hikâyenin yer aldığı bu kitapta, insanın içindeki gizemli dünya ile saf arzuların buluştuğu ve çatıştığı anlar yine Zweig'a özgü yaratıcı ve etkileyici bir üslupla sunuluyor. Çağdaş edebiyatın, nadide örneklerinden…

Bir Kadının Yaşamında 24 Saat
Stefan Zweig

Bu kitapta, 20. yüzyıl Avrupa’sının en önemli kalemlerinden olan Stefan Zweig’ın birbirinden çarpıcı beş öyküsü yer alıyor.
‘Bir Kadının Yaşamından 24 Saat’te tutkunun ve aşkın yakıcılığını; ‘Kitapçı Mendel’de savaşın acımasız yüzünü ve bıraktığı silinmeyecek izlerini; ‘Bir Yaz Öyküsü’nde anıların ardına gizlenmiş gerçek duyguları; ‘Kızıl’da toplumun zayıf ruhlar üzerindeki gölgesini; ve ‘Yalnız İki İnsan’da dışlanmışların kederini okuyuculara anlatıyor. Zweig bu öykülerde ölüm ve yaşamın sınırlarında dolaşıyor, sıradan insanların gizli kalmış sırlarını gün yüzüne çıkarıyor, ruhun karanlık taraflarına dokunarak çok yönlü anlatımını zenginleştiriyor.
Savaşın getirdiği acılarla boğuşmaya daha fazla katlanamayıp 1942’de hayatına son veren Stefan Zweig’ın, okuyucuları öykülerin içine çeken ve ruhlarına ayna tutan bu kitabını, Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.

İkinci Vatan Türkiye-Ernst Reuter'in Ankara Yılları

I. Dünya Savaşı sonrasında Almanya'nın hem önde gelen sosyal demokrat siyasetçilerinden hem de deneyimli yüksek bürokratlarından olan Ernst Reuter, Nazilerin siyasete ve toplum yaşamına el koymasıyla 1933'te Magdeburg belediye başkanlığı görevinden alınarak toplama kampına gönderildi. İki Nazi kampında çektiği işkence ve acı dolu yılların ardından 1935'te Atatürk Türkiyesi'ne sığındı. "İkinci Vatan" olarak adlandırdığı Türkiye ona pek çok olanak tanıdı; o da iktisat danışmanı ve kent planlamacısı olarak devlete hizmet etti, sayısız mesleki yayının altına imzasını attı, üniversitelerde öğrenciler yetiştirdi.
(Tanıtım Bülteninden)

Üyelerimizin Yayınları - Arşiv
Twitter Akışı